Hindistan’da elektrikler kesildi. 670 milyon kişi elektriksiz kaldı. Bu arıza nedeniyle, Hindistan merkez bankası büyüme tahminini, bu mali dönem için, 7.3 den 6.5’a çekmiş. Bunu nasıl hesaplayabildiklerini düşünmeye çalıştım. Sanırım Merkez bankası, ülkenin elektrik kesilmeyen bölümünde kaldı. Yoksa önlerinde bilgisayarlar, koca koca ekonomi uzmanları, boş boş oturup duruyor olacaklardı ya da ellerinde ‘abaküs’le yeni bütçe döneminde ne kadar ‘büyüme’ yaşayacaklarını hesaplayacaklardı.
(Hemen bir parantez açıp ‘Abaküs’ü açıklamalıyım. Bizim neslin ilkokul hediyelerinin başında gelirdi. Üst üste renkli boncukların sıra sıra dizildiği bir hesap makinesi (!) idi. Şöyle birler basamağında ki mesela sarı boncuklardan, sola çektiklerin on taneyi bulunca, onların hepsini sağa sürüp, alttaki mesela kırmızı boncuklardan sola çekecektiniz. Bunu çok hızlı ve seri yapanlar olurdu. Hindistan merkez bankası sayın üyeleri, daire başkanları ve bizzat merkez bankası başkanını filan, büyüme hızını kendi abaküs hızlarıyla hesaplarken düşünsenize ne şenlikli.)
Bir parantezi bitirip bitirmez hemen yeni bir parantez açmak yazı geleneklerine uygun olmasa da hemen bu parantezi de açmak zorundaydım. Bu sefer açıklayan değil soran bir parantez bu. (Nedir abi bu ‘büyüme’? Yani ne işime yarıyor benim ve neden bu ülke ve diğer ülkelerin nakıs talihli mensupları, neden durmadan bu ‘büyüme’ için çalışıyoruz? Bana bir kişi, lütfen açıklayabilir mi? Dünyanın her hangi bir ülkesinde olan büyümenin o ülkede ki insanlara her hangi bir yararı olmuş mu? Eh insanlar dediğimde büyük tekellerden bahsetmiyorum tabiî ki. Mesela bizim ülkemizde, durmadan ne kadar geliştiğimiz söyleniyor ya; Şöyle bir şey hiç oldu mu? ‘Bu yıl biz çok büyüdük. Bu yıl çalışmayacağız. Hep beraber halkım, bu yıl yan gelip yatacağız.’ Böyle bir lider gördük mü? Durmadan daha çok çalışmamız söyleniyor ve durmadan daha çok çalışınca, bu sefer daha çok çalışmamız söyleniyor…)
Yorucu iki parantezden sonra Hindistan’a dönmek istiyorum. Özellikle Buğday yetiştirilen Punjab ve diğer bir önemli tarım eyaleti Uttar Pradeş ile Ganges nehri boyunca uzanan tarım alanları, yetersiz yağmurun ardından, ortaya çıkan bu elektrik arızasıyla bir de su pompaları da çalışmayınca susuzluktan kavruldu. Bu durumda sadece zavallı Hint halklarına üzülmekle kalmayın. Bu sizin için de şu anlama geliyor. Bu yıl buğdayı, yani ekmeği daha pahalıya yiyeceksiniz. Çünkü Hindistan’ın tahıl üretiminin çok büyük bölümü ülke ‘büyüsün’ diye dışarı satılır. (Bu arada dünyanın en büyük ikinci buğday üreticisi bu ülke, yıllık yaklaşık 80 milyon ton buğday, 120 milyon ton pirinç üretirken, 250 milyondan fazla insan açlık sınırı altında yaşar. ‘Buğday ihracatı açlık getirir’ der Brecht).
Daha fazla elektrik elde etmek için yapılmış, insanları topraklarından süren, öldüren, bütün su kaynaklarını bedeninde toplayarak şu anda ki dünyada ki en önemli sebebi olan büyük barajlar, ölü su kaplarından başka bir anlam ifade etmiyor. Ne kadar çok elektrik elde ederseniz, o kadar çok ona bağımlı olursunuz. Uyuşturucu gibidir. Kesildiği anda bıyıkları kesilmiş kedilere çevirir herkesi.
Kapitalizmin daha doğrusu endüstriyel toplum balonunun soluğu, üç ya da dört elektrik kesilmesi ile kadar. Fişini çeksek yeter.