ITUC’un hazırlamış olduğu rapor, sadece öldürülen ve hapse atılan emekçileri kapsamıyor, dünyanın içine girmiş olduğu ekonomik krizin faturası nın emekçilere çıkarıldığını ayrıntılı bir şekilde yansıtıyor.
ITUC, 2011 yılı sendikal hak ihllalleri raporunda dünyadaki ekonomik krizin emekçileri olumsuz etkilediğini, hükümetlerin yürürlüğe koydukları kemer sıkma politikaların yaşam standartlarının düşmesine ve işsizliğin artmasına yol açtığını açıkladı.
Rapora göre 2011 yılında işsizlerin sayısı, rekor kırarak 205 milyona ulaştı. Avrupa ülkelerinden Portekiz, Macaristan ve Romanya’da çalışanların pek çok hakları gaspedildi. Ücret ve yaşam standartlarının düştüğü Yunanistan’da da işsizlik yüzde 21’e ulaştı. Şirketlerin karlarını artırmak amacıyla iş güvenliğinin zayıflatıldığı, esnek çalışmanın yaygınlaştırıldığı belirtilen açıklamada, sendikal örgütlenme nin önündeki en önemli engellerin sözleşmeli ve geçici personel alımı olduğu belirtiliyor. Özellikle Güney Afrika, Bangladeş, Kamboçya, Pakistan ve Güney Kore’de işçilerin sendikalarda örgütlenmelerini engellemek için geçici işçi alımına başvurulduğuna dikkat çekiliyor.

Sendikacıları öldürme özgürlüğü!

Bazı ülkelerde işçilerin sendikal çalışmanın bedelini yaşamlarıyla ödedikleri, 2011 yılı içinde sendikal faaliyetlerinden ötürü 76 emekçinin öldürül düğü belirtiliyor. Sendikacılara yönelik ölümle sonuçlanan saldırılarda 56 ölüm olayı ile Latin Amerika ülkeleri başı çekiyor. 2001 yılı içinde Kolombiya’da 29, Guatemala’da 10 işçi önderi öldürüldü. Katillerin hiçbiri hakkında herhangi bir işlem yapılmadı. Bu ülkelerde katillerin öldürme özgürlüğü olduğu belirtiliyor. Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Eritre, Sudan ve Laos’ta çalışan ların örgütlenme hakkı olmadığı, Çin ve Suriye’de örgütlenmelerine izin verilen sendikaların işçilerin haklarını savunmak değil çalışanları denetim altına alma görevlerini üstendikleri vurgulanıyor. Kuveyt, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri’nde çalışan misafir işçilerin hiçbir hakları olmadığına da değiniliyor. Gelişmiş ülkelerde de sendikal hakların saldırı ile karşı karşıya olduğu belirtiliyor. Kanada’da örgütlenme, Yeni Zelanda’da çalışanların haklarının kısıtlanması örnek olarak veriliyor.

Türkiye Avrupa’nın lideri!

Avrupa ülkeleri arasında en fazla eleştirilen ülke ise Türkiye. 2011 yılında 26 sendikacı ve 100 civarında gazetecinin terörizm suçlamasıyla tutuklandıkları, tekel işçilerini destekleyen bir gösteriye katılan 111 kişi hakkında dava açıldığı vurgulandı. Sendikalarda örgütlenmeye çalışan işçilerin işten atıldıkları belirtilen raporda, İzmir’de Öğretmenler Sendikası’ndan 25 yöneticinin 6’şar yıl hapis cezalarına çarptırıldığı, haklarındaki tek delilin de kitapçılarda satılan yasal kitaplar olduğu vurgulanıyor.
Raporun kamuoyuna açıklanması nedeniyle ortak bir basın bildirisi yayınlayan İsveç İşçi Sendikaları Konfederasyonu Başkanı Karl-Petter Thorwaldsson ile Memur Sendikaları Konfederasyonu Başkanı Eva Normark, Türkiye’de Dünya Kadınlar Günü’nü kutlamaya hazırlanan kadın sendikacıların tutuklanmalarını ve 100 civarında gazetecinin cezaevinde tutulmasını eleştirdi.


MURAT KUSEYRİ/STOCKHOLM