Antalya'nın Gazipaşa ilçesinde yol denetimi sırasında gözaltına alınan 19 yaşındaki Murat Araç’ın Emniyet Müdürlüğünde intihar ettiği ileri sürüldü. 

Gazipaşa İlçe Jandarma Komutanlığı'na bağlı Güney Karakolu ekipleri, Cuma günü yaptıkları yol uygulamasında Kuzey Kürdistan’dan gelen bir yolcu otobüsünü durdurdu. Yapılan GBT sorgusunda Murat Araç isimli genç, sahte kimlik taşıdığı ve "örgüt üyesi olmak" iddiasıyla arandığı ileri sürülerek gözaltına alındı.

Jandarmadaki işlemlerin ardından adliyeye sevk edilen Araç’ın savcılıktaki ifadesi ardından Alanya Emniyet Müdürlüğü TEM Şube'ye teslim edildi. İlçe Emniyet Müdürlüğü'nde işlemleri devam eden Araç’ın saat 18.00 sıralarında 3'üncü kattan atlayarak intihar ettiği iddia edildi. Araç’ın cenazesi otopsi için Antalya Adli Tıp Kurumu'na gönderildi. 

 

Aile duyunca avukat yönlendirdi

Araç’ın ailesi, çocuklarının gözaltına alındığı bilgisine ulaştıktan sonra Avukat Özgür Sarıoğlu'nu devreye soktu. Konu Avukat Sarıoğlu, ailenin kendisini araması üzerine TEM Şube Müdürlüğü'nü Cuma günü saat 16.34 sıralarında arayarak, bilgi istedi. Kendisine "Henüz getirilmeyen bir şahıs var, kimliği hakkında bilgimiz yok. Ama getirecekler" denildi. Avukat Sarıoğlu, önceki günü sabah TEM Şube'yi aradığında ise kendisine “herhangi bir şahsın getirilmediği bilgisi” verildi.

 

Ailesi TEM’e gidince öğrendi

Araç’ın ağabeyi İlhan Araç ise önceki günün (Cumartesi) sabahı önce Gazipaşa İlçe Jandarma Komutanlığı'na gitti. Oradan da TEM Şube'ye yönlendirildi. Ağabey İlhan Araç, burada birinin intihar ettiği iletilerek, kendi çocukları olup olmadığının teşhisi için Antalya Adli Tıp Kurumu'na yönlendirildi. Araç, kardeşini teşhis etti. Kardeşinin otopsi işlemleri bitti, otopsi raporuyla ilgili herhangi bir belge de verilmedi. 


Yüzünde morluklar vardı

Ağabey Araç, kardeşinin intihar girişiminde bulunma ihtimalinin mümkün olmadığını söyledi. Otopsi ardından kardeşini gördüğünü belirten ağabey, yüzünde ve gözünde morluklar olduğunu ve vücudunun diğer kısmına bakamadığını ifade etti. Kafasında 16 ile 17 dikiş bulunduğunu bunun otopsiden kaynaklı mı yoksa başka bir şeyden mi kaynaklandığını bilmediğini aktaran ağabey Araç, davanın takipçisi olacaklarını söyleyerek, "Kardeşimin başına ne geldiyse Emniyet’te geldi" dedi. 

 

Cenaze aracı verilmedi

Adli Tıp Kurumu'ndaki otopsi işlemlerinin ardından Antalya’dan Urfa’ya getirilen cenaze için yapılan tüm girişimlere rağmen aileye nakil aracı verilmedi. Dün sabaha karşı polis ablukası altında Ceylanpınar'a varan cenaze, Mehmet Akif Ersoy Mahallesi'ndeki aile evine getirildi. Mezarlığa götürmek için belediye araç vermeyince cenaze, Ceylanpınar İlçe Mezarlığı'na ailenin imkanlarıyla getirildi. Burada dini vecibeleri yerine getirilen Araç, sabahın ilk ışıklarıyla toprağa verildi. 

 

Ensesinde darp izleri

Araç vermeyen Ceylanpınar İlçe Belediyesi taziye içinde yer vermedi. Bunun üzerine aile Mehmet Akif Ersoy Mahallesi'ndeki bir evin avlusuna kurulan çadırda taziyeleri kabul etmeye başladı. 

Cenazeye ilişkin bilgi veren baba Mehmet Araç, çocuğunun özelikle ensesinde morlukların ve darp izlerinin bulunduğunu belirterek, aynı morlukların yüz kısmında mevcut olduğunu söyledi.

 

Jandarma: Bizde darp yoktu 

Bu arada Jandarma tarafından aileye darp izinin bulunmadığı bir fotoğraf gönderildi. Jandarma, “Biz teslim ettiğimizde üzerinde tek bir çizik izi dahi yoktu” diyerek sorumluluğu üstlenmedi.  

 

Meclis gündemine getirildi

Türk İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Antalya Gazi Paşa İlçe Emniyet Müdürlüğü'nde gözaltındayken pencereden atlayarak intihar ettiği iddia edilen Murat Araç’ın (19) ölümüne ilişkin açıklamada bulundu. 


HDP’li Kerestecioğlu sordu

Genel Kurul tutanaklarında HDP Grup Başkanvekili Kerestecioğlu ile İçişleri Bakanı Soylu arasında şu konuşmalar geçti:

Filiz Kerestecioğlu Demir (İstanbul) -  Bugün haber aldığımız elim bir olay var. İki buçuk yıldır kayıp olan, babasının kayıp başvurusu yapıp Emniyet'e başvurduğu Murat Araç, Antalya Emniyeti'nde intihar ettiği söylenerek babasına haber veriliyor. Fakat ilk önce Gazipaşa İlçe Jandarma perşembe akşamı babayı arıyor ve diyor ki kayıp başvurusu üzerine: "Sanıyoruz sizin oğlunuz bulundu." O da teyit etmek için "Fotoğrafını da bana yollar mısınız? Kendisiyle görüşmek istiyorum." diyor. Telefonla kendisiyle görüşüyor, ondan sonra Jandarmadan fotoğrafını da yolluyorlar ve ertesi sabahsa Jandarmaya baba kalkıyor geliyor Ceylânpınar'dan, ondan sonra Jandarmaya geçmek istiyor, onlar diyorlar ki: "Bizden Emniyete teslim edildi, şu anda bizde yok." Antalya'ya geçiyor, Emniyeti aradığında da orada kendisine böyle birinin olmadığı söyleniyor ve akabinde de sabah, bu sabah "Morgda birisi var, o olabilir. Bir cenaze var morgda, gidin teşhis edin." deniyor. Baba gidiyor "Fotoğrafta yani yüzünde hiçbir şey yoktu Jandarma bana fotoğrafını gönderdiğinde." diyor ama kafası paramparça, her yerinde darp izleri var ve bu şekilde teşhis ediyor bu ölümü. Şimdi, Sayın İçişleri Bakanı da buradayken hani bunu bir araştırıp açıklık getirmesini kendisinden istiyoruz. Bu şekilde gerçekleştiyse çok vahim bir hadise. Gencecik bir çocuk, 1998 doğumlu Murat Araç. 


Soysuz kılıfları hazırmış

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu (Trabzon) - Özellikle sayın milletvekilinin söylemiş olduğu konuda bir açıklama yapma zarureti var. Dediğiniz doğrudur. Yani jandarma tarafından bir yol kontrolünde aranan bir şüpheli şahıs jandarma tarafından alınmış, daha sonra Antalya Emniyet Müdürlüğü Teröre gönderilmiştir. Ve o esnada 2'nci katta Terörde herhangi bir şey yokken… Ailesine haber verilmiş -çağrılması konusunda ailesinin- emniyet müdürlüğü de bu konudaki gerekli girişimleri ortaya koymuştur. 2'nci kattan camdan atlamak suretiyle intihar etme yolunu seçmiştir. Ve dün bütün uğraşılara rağmen -hastaneye kaldırıldı, kurtarılmak istendi- kurtarılamadı… Dün Emniyet Genel Müdürümüze de söyledim, hemen oraya müfettiş gitti yani bu, nasıl oldu, nasıl gerçekleşti ve nasıl bir dalgınlık esnasında buradan aşağıya atladı? Bu konuyla ilgili arkadaşlarımız bütün soruşturmaları yapıyor…

Son zamanlarda şöyle bir istihbarat var, buna ait bizim de birtakım tedbirlerimiz söz konusu; Özellikle PKK terör örgütü ‘Yakalanacağınız zaman bu konuda böyle davranın’ diye gerek telsiz görüşmelerinden gerekse de bizim özellikle Bingöl Şenyayla’da yakalamış olduğumuz, bizim ‘kütüphane’ diye nitelendirdiğimiz 552 bin dijital belgede net bir şekilde okuduğumuz bir değerlendirmesi var ve bunlar yeni. Mesela İzmir’de polisin kuşattığı bir PKK terör örgütü mensubu biliyorsunuz boğazını kesti kendisi ve polis arkadaşlarımız onu hastaneye yetiştirdiler ve hayatını kurtardılar; teslim olmamak için boğazını kesti. Tabii, bu talimat hangi örgüt mensubuna ne kadar ulaşmıştır, bunu bilemeyiz ama böyle bir talimatın da varlığını arkadaşlarımıza biz ilettik, bu konuda gayet tedbirli olması lazım geldiğini de kendilerine, kendi talimatlarımızla beraber ortaya koyduğumuzu ifade etmek isterim." 



ANTALYA/URFA/ANKARA