Almanya’nın Leipzig kantinde bulunan Federal İdare Mahkemesi, Alman vatandaşlığını alan çifte vatandaş bir Afgan kökenlinin, Afganistanlı eşinin okuma yazma bilmediği için ülkesinde Almanca öğrenemediğini Almanya’nın Afganistan Büyükelçiliği’ne bildirmiş, ancak yine de aile birleşimi vizesini alamamıştı. Bu sonucunda durum yargıya yansıdı ve Federal İdare Mahkemesi’ne kadar da götürüldü. Mahkeme Afgan vatandaşı eşini Almanya’ya getirememesi üzerine açmış olduğu davayı görüşerek karara bağladı.
Federal Hükümetin 2007 yılında aile birleşimini zorlaştıran düzenlemesinin ardından özellikle 3. Dünya ülkelerinden (Türkiye, İran, Afganistan, Rusya vs.) evlilik yoluyla gelen eşlerden temel düzeyde Almanca dilbilgisi bilme ve bunu kanıtlamayı şartı koşulmuştu. Almanya’da bulunan eşinin yanına gelmek istiyenler dilkurslarına gitmek zorunda kalmaktalar.
Bu kurslara rağmen dil öğrenme zorluğu yaşayanların mağduriyetini biraz da olsa giderecek olan Federal İdare Mahkemesi’nin kararı olumlu bir gelişme olarak değerlendirilebilr. Mahkeme; 2007 yılından buyana yürürlükte olan ve aile birleşimini zorlaştıran yasayı Anayasa’ya aykırı buldu. Bu kararla aynı zamanda bu yasanın yartamış olduğu çifte standarta da müdahele edilmişoldu. Çünkü mevcut yasa Almanya’da oturan bir Japan veya Kanada’lının aile birleşimi çerçevesinde eşlerini Almanya’ya getirmek istediklerinde eşlerinden Almanca dilini bilme şartı aranmamaktadır. Bu anlamda verilen bu mahkeme kararı çok anlamlıdır. Leipzig’deki Federal İdare Mahkemesi’nin 4 Eylül 2012’de verdiği emsal dosya nr: BVerwG 10 C 12.
Mahkemenin bu kararında Alman eşin evliliğini Almanya dışında sürdürmesinin, Federal Almanya Anayasa’nın 11. maddesindeki ‘Dolaşım Serbestliği’ kapsamında, ‘Almanların Almanya’da ikamet hakkına’ aykırı olduğunun altını çizdi. Ayrıca bu kararda kişinin Almanya vatandaşlığının yanı sıra başka bir vatandaşlığa daha sahip olmasının da durumu etkilemeyeceğine hükmedildi.
Mahkemenin verdiği bu kararın en önemli noktalardan birisi ise, Alman vatandaşı olanların eşlerinin geldikleri ülkelerde en az bir yıl boyunca gittikleri dil kurslarına ve verdikleri tüm çabalarına rağmen Almanca dilini öğrenememeleri, yani dil öğrenmek için başka imkanlarının olmadığı durumlarda, aile birleşimi başvurusunun kabul edilmesi gerektiğini bildirmesidir. Bu gerekçeyi geçerli bulan Federal İdare Mahkemesi, gelecek olan eşin bir yıl içerisinde Almanca öğrenebilmesi mümkün değilse ona vize verilmesini şart koştu.
Burada; aile birleşimi için Türkiye’den gelecek eşler için de emsal olabilecek bu kararla, eşi Almanya vatandaşı olan ve bir yıl içerisinde Almanca sınavını geçemeyenlere vize verilme mecburiyetinin doğabileceğini belirtebiliriz.
Kısaca özetlersek:
Federal İdare Mahkemesi’nin bu kararı ile Almanya vatandaşı olanların eşleri için asgari derecede Almanca dil bilme şartını hafifleştirilmiş oldu. Ancak Almanya vatandaşı olmayanların eşleri geldikleri ülkelerde yeteri derecede Almanca dilbigisini bilmek ve bunu kanıtlamak zorunda kalmaya devam edeceklerdir. Mahkemenin vermiş olduğu bu kararla ne uygulanan çifte standartı tam anlamıyla ortadan kaldıramamıştır. Sadece bu yolda atılan olumlu bir olarak değerlendirmek gerekir.
Umarız, bu çifte standartlı haksız uygulama da verilecek hukuk mücadeleleriyle bir gün son bulur.
(Emsal Karar: Bundesverwaltungsgericht, AZ: BVerwG 10 C 12, 04.09.2012)
YEK-KOM Beratungsstelle/
Adres: Graf Adolf Str.
70a,40210 Düsseldorf
hukukyardim@gmx.net
Tel: 0211-1711454
Emsal Mahkeme Kararı (I)