Dêrsim'de, Barış Anneleri'nin kurduğu 'çözüm çadırı' eylemine katılan ESP Genel Başkan Yardımcısı Fethiye Ok ve çocuklarını Kürt özgürlük mücadelesinde yitiren anneler, süreci değerlendirerek taleplerini dile getirdi. Fethiye Ok yaptığı değerlendirmede, Kürt sorunun Türkiye devriminin temel bir sorunu olduğuna dikkat çekerek, "Özünde demokrasi sorunu olan Kürt sorunu Türkiye siyasetinin ve Türkiye devrimci hareketinin temel sorunudur. Türk devleti Kürt sorunun adil, demokratik çözümü için çözümden yana taraf olmalıdır. Kürt halkının başta statü hakkı olmak üzere anadilde eğitim hakkı koşulsuz tanınmalıdır" şeklinde konuştu.

Atılması gereken adımlar


Ok, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın tarihi Amed Newroz’undaki çağrısı ile başlayan sürecin barış sürecine evrilebilmesi için, Türk devletinin atması gereken somut adımları şöyle sıraladı: "TMK kaldırılmalıdır. Başta Öcalan olmak üzere tüm siyasi tutsaklar serbest özgürlüğüne kavuşmalıdır. Koruculuk kaldırılmalı. Köye dönüşler koşulsuz sağlanmalı. Savaş sürecinde göçe zorlananlar için savaş tazminatı ödenmelidir. Önümüzdeki süreçte söz, eylem, örgütlenme önündeki tüm engeller kaldırılmalıdır. Bunlar adil, onurlu, demokratik bir barış için önemle yer tutmaktadır."

AKP'nin savaş dili devam ediyor


Kürt sorunun Ortadoğu ve uluslararası bir sorun olduğunun altını çizen Ok, içinde bulunulan süreçte Kürtlerin ulusal birliğinin daha fazla zemin bulacağını ifade ederek, Kuzey Kürdistan’da yapılan karakollara ve barajlara da dikkat çekti. Ok, "AKP’nin savaş dili devam ediyor. Gerek yapılan karakollar gerekse yapılan barajlar Türk devletinin Ortadoğu’da Türkiye’ye biçilen misyon doğrultusunda bir savaş hazırlığıdır" dedi.
Savaşın kadınlar üzerinde büyük tahribatlar yarattığını da belirten Ok, özellikle savaş süreçlerinde büyük bedeller ödeyen kadınların, barış sürecinde öncü rol oynayacağını kaydetti.

CHP ve MHP'nin rahatsızlığı


Amed Barış Anneleri İnisiyatifi’nden Nezahat Debe ise, sürecin başarıya ulaşması için ezilen tüm halkların güçbirliği yapması gerektiğini vurguladı. Türk cezaevlerinde bulunan siyasi tutsakların durumuna da değinen Debe, Türk devletinin şimdiye kadar somut bir adım atmadığını ifade ederek,"Biz gücümüzün yettiği kadar sürecin takipçisiyiz. Çünkü en büyük acıyı biz anneler çektik. Bu davanın sahibi analardır" diye belirtti.

Türk devletinin çözüm, barış söylemlerini samimi bulmadığına işaret eden Debe, "Devlet çözüm diyor, barıştan söz ediliyor. Gerilla çekiliyor ancak, devlet karakollar yapıyor, koruculuk sistemini geliştiriyor. Bu durumda nasıl güveneceğiz?" diye sordu.
Debe, 3 aydır çatışma yaşanmamasının ve şehit haberlerinin gelmemesinden MHP ve CHP’nin rahatsızlık duyduğunu da sözlerine ekleyerek, "Ölen bizim evlatlarımız. Kürt anneleri çocuklarının parçalamış bedenlerini gömerken bile intikam demedi. Bundan sonra da kimse Kürt analarına intikam dedirtemez" diye konuştu.

'Belki bir gün barış olur...'


İstanbul Barış Anneleri İnisiyatifi’nden Cemile Aygün da, 1994’de sürgün edilenlerden sadece biri. 30 yıldır devam eden kirli savaşta bir kardeşini ve kızını kaybettiğini anlatan Akgün,"Önceki ateşkes süreçlerinde çocuklarımız katledildi. Sayın Öcalan barış için bir yol açtı. Gerilla adım attı şimdi sıra Türk devletindedir" diye konuştu.
Kızının 12 yaşında gerillaya gittiğini ve 1997 yılında Güney Kürdistan'ın Zap alanında yaşamını yitirdiğini ve cenazesini bulamadığını belirten Akgün, "Belki bir gün adil bir barış olur. Belki birgün ben de kızımın kemiklerini bulur getiririm" diyerek tamamladı.

Umut kadar kaygı var


İstanbul'daki annelerden Güler Buğday ise, bir süredir esen 'barış havası'ndanumutlu oldukları kadar kaygı da duyduklarını belirtti. Kürt halkının kendi varoluş mücadelesi verdiğini ve savaş istemediğinin altını çizen Buğday, gerilla anneleri ile asker annelerinin gözyaşlarının artık dinmesini istedi. "Kürt halkı büyük bedeller ödedi. Bende çocuğumu bu kirli savaşta kaybettim" diyen Buğday, Türk devletinin oyalama yoluna gitmeden Kürt halkının taleplerini görerek üzerine düşen sorumluluğu yerine getirerek somut adımlar atması gerektiğini vurguladı.


HEZİL ROJDA-ANF/DÊRSİM