Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi, Adalet Bakanı Sadullah Ergin'e yolladığı mektupta, hükümlülerin "suç örgütü yönettiği" takdirde görüşlerinin kısıtlanması maddesini de içeren yasa teklifinin, Öcalan'ın avukatları ve ailesiyle iletişimini engellemeyi amaçladığını ve bundan endişe duyduklarını açıkladı.
Uluslararası Af Örgütü, Adalet Bakanı Sadullah Ergin'e bir mektup gönderildiğini yazılı açıklamayla duyurdu. Açıklamada, şu an Meclis'te olan, mahkumların avukatlarına erişimini ve aileleriyle temasa geçmelerini ihlal edebilecek yasa teklifi konusundaki endişelerin mektupta dile getirildiğine dikkat çekilerek, tasarıyla Öcalan'ın avukatları ve ailesiyle görüşmelerinin engellenmek istendiği vurgulandı.

Amaç görüşmeleri engellemek

Açıklamada, Hükümet tarafından yapılan beyanların da tasarının cezaevindeki Öcalan'ın avukatları ve ailesiyle görüşmesini engellemeyi amaçladığını gösterdiğine işaret edilerek, bu konudaki kaygılarını şöyle ifade etti: "Bu ziyaretlerin engellenmesi konusunda sunulan rapor edilmiş gerekçeler arasında hava koşullarının cezaevinin bulunduğu İmralı Adası'na erişimi engellediği ya da adaya giden feribotun çalışmaması bulunuyor. Bu bağlamda Uluslararası Af Örgütü, değişikliklerin Abdullah Öcalan'ın avukatlarına ve ailesine erişimini engellemeyi haklı çıkarmak için kullanılacak bir başka yol olmasından endişe duyuyor.'' Açıklamada geçmişte Öcalan'ın kötü muameleye maruz kaldığı iddialarının avukatları tarafından da iletildiğine vurgu yapılarak ''Yasal temsilcilere erişimine yönelik herhangi bir yasak, ciddi bir şekilde ileride böylesi bir konuda şikayette bulunma yetisini kısıtlayacaktır" denildi.

Yasa keyfi uygulamaya açık

Uluslararası Af Örgütü açıklamasında yasanın mahkumların haklarını ihlal tehlikesi taşıdığı ve keyfi uygulamalara açık olduğuna da dikkat çekti.
Af Örgütü yürürlükte olan yasalar uyarınca da mahkumların haklarının ihlal edildiğini, cezaların keyfi olarak uygulandığını ve cezaların uygulanmasında temyizin etkili olmadığı konusunda uzun süredir endişelere sahip olduklarını belirterek;  "Mahkumların haftada 10 saat birbiriyle sosyalleşmesine izin veren düzenlemeler yüksek güvenlikli cezaevlerinde rutin olarak uygulanmıyor, bu da hücre hapsine ve küçük grupların kendini izole etmesine yol açıyor. Mahkumların bu tarz cezaları temyize götürme hakkı olmasına rağmen temyiz mekanizmaları etkili bir şekilde işlemiyor" dedi.
Açıklamada ayrıca cezaevinde yeterli tedavinin uygulanmadığı durumlarda, mahkumların hastane dışında tıbbi tedavi almasına izin veren hükümlerin de yerine getirilmediği ve bununla mahkumların yeterli tedavi haklarının ihlal edildiğine de dikkat çekildi.
Kamuoyunda "tecrit yasası" olarak bilinen, tutuklu ve hükümlülerin ağır hasta olan yakınlarını ziyaret edebilmeleri ve ziyaretçileriyle yapacakları görüşmelere ilişkin düzenlemeleri içeren kanun teklifini Adalet Komisyonu 11 Ocak'ta onaylamıştı.

 İSTANBUL