
12 gerilla için yas ilan edilmişti
Geçtiğimiz Mayıs ayında Şırnak Uludere’de bulunan Bilican Tepesi’nde 12 gerilla katledilmişti. Yaşamını yitiren 12 gerillanın cenazesini dağlarda arayan köylülere asker ateş açmış, tepelerden kaya yuvarlamıştı. 12 evladı için Kürtler, yas ilan etmişti, kepenkler kapatılıp, gösteriler düzenlenmişti.
Vahşet sınırötesine geçti
Yıl boyunca askeri operasyonları durdurmayan, Güney Kürdistan topraklarını karadan bombalayan TSK, 17 Ağustos’tan itibaren ise hava bombardımanı başlatmıştı. Hava bombardımanı nedeniyle vurulan sivil alanlar boşaltılmak zorunda kalmış, binlerce köylü kendi ülkesinde mülteci konumuna düşmüştü. 19 Ağustos’ta ise Türk savaş uçaklarının bombardımanında Ranya’da aynı aileden 4’ü çocuk 7 sivil paramparça edilmişti. Araçları bombalanarak katledilenlerden biri 6 aylık Solin bebekti.
Erdoğan: Savaş sürecek
Savaş uçaklarının sivilleri katlettiğini görmezden gelen Türk Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, „operasyonlar sürecek“ diyerek, vahşetin devam edeceği mesajını vermişti. 22 Ağustos’ta partisinin İstanbul’da verdiği iftar yemeğinde konuşan Türk Başbakan Erdoğan, „Yapılması gereken operasyonlar neyse sonuna kadar yapılacaktır. Bu sivil halka yönelik değildir, bu Kandil’den tutunuz da içerideki odaklarına yöneliktir“ demişti. Erdoğan, KCK operasyonları ile devletin savaştaki ısrarını protesto için Meclis’e gitmeyen BDP’yi de „Ya TBMM’ye gelirsiniz, ya da siz bilirsiniz!“ diyerek tehdit etmişti.
Konsept MGK’de netleşti
Sonraki günlerde de Erdoğan, Ramazan ayının bitmesini beklediklerini belirterek, „Bıçak kemiğe dayandı, faturası ağır olacak, milat olacak“ diyerek, Bayram sonrası katliam yapacaklarının duyurusunu yapmıştı. Hükümetinin politikalarını teşhir eden BDP’ye de „bedelini ağır ödeyecekler“ tehdidini savurmuştu. Bu konuşmasından bir kaç gün sonra siyasi ve askeri kurmaylarıyla toplantılar yaparak, askeri ve siyasi operasyonlar için planlama ve takvim belirleyen Erdoğan, 18 Ağustos’ta topladığı Milli Güvenlik Kurulu’nda da Hükümeti’nin „topyekun savaş“ planına son şeklini vermişti.
Atalay stratejiyi açıkladı
„Bu, bir yeni entegre stratejidir’’ ve „başında Hükümet var“ diyen Başbakan Yardımcısı ve ‘Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi’ Koordinatörü Atalay, askeri alan hakimiyetinden BDP’ye müdahaleye, halkla ilişkilerden Güney Kürdistan yönetimini zorlamaya kadar bir dizi ‘adım’ı sıraladı. 28 Ağustos’ta Kanal7 televizyonunun programında konuşan Atalay, Kürtlere topyekün savaş ilanını içeren „entegre strateji’ye dair şunları söylemişti: ‘’Yürüttüğümüz politika, hepsi bir stratejinin bir parçası. Entegre bir strateji. Alan hakimiyeti ve sınırötesi operasyonlar. İran ile ortaklık. Avrupa ile görüşmeler ve destek. Kuzey Irak’ı zorlama. Sınır yönetimi, özel harekatın bazı noktalarda görev alması, daha profesyonel unsurların terör bölgesinde ön planda görev alması, koordinasyonda teklik de bu konsept içerisinde yer alıyor. Şu anda bu süreci biz yürüttüyoruz. Hükümetin çalışması. Kurumlarımız arasında bugüne kadar görülmemiş bir koordinasyon ve eşgüdüm var. Güvenlikle ilgili kararlar da birlikte alınıyor...Vatandaşı kazanmak için yapılması gereken herşeyi yapacağız. Yeni Anayasa da yapacağız.“
Devlet projesi yürürlükte
Bakanlar Kurulu, Milli Güvenlik Kurulu, Terörle Mücadele Yüksek Kurulu ve bazı değişik platformlarda toplantılar yapıldığını, konuya bütün boyutlarıyla çalıştıklarını anlatan Atalay, ‘’Yürüttüğümüz politika, hepsi bir stratejinin bir parçası. Entegre bir strateji. Bütün boyutlarını göz önüne alan, hiçbir boşluk bırakmayan bir bakış. Bu şekilde devam edecek..Güvenlikte hiçbir boşluk olmayacak. Yeni çalışmalar da var. Alan hakimiyeti olarak ve sınır ötesi operasyonlar olarak bir boşluk olmayacak...’’ diye konuşmuştu.
Atalay’la aynı gün açıklama yapan Türk Cumhurbaşkanı Gül de askeri operasyonları savunarak „Devlet gücünü gösteriyor“ demişti.
BDP’li Ayhan katledildi
Başbakan Yardımcısı Atalay, televizyonda bu konuşmayı yaparken devlet güçleri yeni bir katliama imza atıyordu. „Operasyonlara son verilsin, gençler ölmesin“ talebiyle sınıra yürüyen „Canlı Kalkanlara“ 28 Ağustos’ta Hakkari’de ateş eden devlet güçleri, 35 yaşında ve 2 çocuk babası olan BDP’li Van İl Meclis Üyesi Yıldırım Ayhan’ı katletti.
TSK Bayram dinlemedi
MGK’den tam destek alan Türk ordusu, Ramazan Bayramı’nda da (29-30 Ağustos) Medya Savunma Alanları‘na yönelik bombardımana devam etti.
7 sivilin de öldürüldüğü Türk saldırılarına karşı Canlı Kalkan eylemine katılan BDP’li Yıldırım Ayhan’ın devlet güçlerince katledilmesi üzerine Ramazan Bayramı’nı kutlamayan Kürtler, „şehit mezarları“nı ziyaret etmişti. BDP, 3 günlük yas ilan etmiş, kutlama programları da iptal edilmişti.
Son yıllarda bayramları büyük acılarla karşılayan Kürtler için bu yılki Kurban Bayramı’nda da (5-7 Kasım) manzara değişmedi. Bayramı Van depremi ve Çukurca’da 36 gerillanın kimyasal da kullanılarak katledilmesi nedeniyle yas içinde karşılayan Kürtler, bayramı kutlamadı, çocuklarını anmak için mezarlıklara akın etti. Son 3 yıldaki bayramlarda olduğu gibi Kürtler Kurban Bayramı da yas içinde girdi. Kimisi morg, kimisi cezaevi kapılarında; kimisi mezarlıklarda, kimisi de deprem çadırlarında Kurban Bayramı’nı karşıladı. Bayram programlarını iptal eden BDP, yas ilan etti. Eşbaşkan Demirtaş ile çok sayıda milletvekili ve belediye başkanı bayramı Van’da geçirdi.
Geçtiğimiz yıl da Ramazan Arifesi’nde Hakkari’de 9 HPG’li ve 9 sivil katledilmişti. Yaşamını yitiren 9 köylü, Geçitli Köyü’nden Hakkari’ye giderken yaşanan patlamada hayatını yitirmişti. Bunun üzerine bölgenin tamamında protesto eylemleri gerçekleştirilmişti. Özellikle Hakkari ve Van’daki protesto eylemlerinde halka yönelik saldırılarda çok sayıda kişi yaralanmıştı. Bayrama iki gün kala yaşanan ölümler üzerine BDP, „Kara Bayram“ ilan etmişti. Tüm Kürt kurumlarına yine siyah bezler asılmış, bayram günü yurttaşlar da evlerinden çıkmayarak protestoya katılmıştı.
Ağızlarını açtıkça katliam oldu
Atalay, Ağustos’taki açıklamasından yaklaşık 5 ay sonra da stratejinin kapsamını ve detaylarını yansıtan bir konuşmaya imza attı. 18 Aralık’ta yine Kanal7 televizyonuna konuşan Başbakan Yardımcısı, „Sınır ötesi operasyonlardan, KCK operasyonlarına hepsi koordinasyon içinde, tartışılmış, kararlaştırılmış, planlanmış ve yürütülmektedir...Çalışmamız aynen bu şekilde devam edecek. Kış operasyonlarımız da devam edecek, ara vermiyoruz ve vermeyeceğiz. Şu anda denildiği gibi bir ‘görüşmedir, şudur, budur’ öyle bir şey söz konusu değil. Tek yönlü uyguladığımız entegre bir stratejimiz var devlet olarak“ demişti.
Atalay’ın bu sözlerinden 11 gün, MGK toplantısından ise sadece saatler sonra kaçakçı oldukları bilinen sivil insanlar, savaş uçaklarının bombardımanıyla paramparça edildi. Üstelik aralarında çocuklar da vardı.
ÇİÐDEM DEMİREL - HABER MERKEZİ