
HDP Eşbaşkanı Ertuğrul Kürkçü, Türk Başbakan Erdoğan’a cemaate ilişkin yaptığı değerlendirmelerini yazılı soru önergesi ile sordu. Kürkçü dün verdiği soru önergesinde, Erdoğan’ın dershane tartışmasında “Cemaat’in mensupları, en ileri gelenleri bugüne kadar Tayyip Erdoğan’a ne getirdiler de Tayyip Erdoğan bunu geri gönderdi? Üniversitelerin hazırlanması, üniversitelerin verilmesi ile ilgili adımlardan tutunuz da birçok faaliyete yönelik yapabileceğimiz ne varsa bunları yaptık. Benden geri dönen hiçbir şey yoktur. Buna Rabbim şahittir” şeklindeki konuşma ile AKP Genel Başkan Yardımcısı Numan Kurtulmuş’un “Sayın Başbakanımız dünyanın her yerinde Cemaat mensubu kardeşlerimizin yapmış olduğu bütün çalışmaların önünü açmıştır, bir engel koyulması mümkün değildir” sözlerini hatırlattı.
Soru önergesinde, Taraf gazetesinde dün yer alan Milli Güvenlik Kurulu (MGK) kararıyla ilgili habere de atıf yapıldı. “Basına yansıyan haberlerde, 25 Ağustos 2004 tarihinde yapılan Milli Güvenlik Kurulu’nun aldığı 481 sayılı karara göre Türkiye’deki Nurculuk Faaliyetleri ve Fetullah Gülen konusu ile ilgili olarak ‘yurt içi ve yurt dışı faaliyetlerine karşı bir eylem planı hazırlanması uygun görülmüş ve bu konudaki tavsiye kararının Hükümete bildirilmesine karar verilmiştir’ ifadeleri yer aldı ve söz konusu kararın altında Recep Tayyip Erdoğan’ın Başbakan sıfatıyla imzası bulunduğu iddia edildi” denildi. Kürkçü devamla Erdoğan’ın şu sorulara yanıt vermesini istedi:
- Hükümetten ve Başbakandan doğrudan doğruya istemde bulunabilen “Cemaat” bir tüzel ya da özel kişilik midir? Kimler aracılığıyla temsil edilir? Sayın Erdoğan, Başbakan olduğundan bu yana kamu kaynaklarının ve kamu imkanlarının tahsisi için kendisine giden Cemaat mensupları ve ileri gelenleri kimlerdir?
- “Cemaat” adına Başbakan’dan bugüne kadar hangi taleplerde bulunulmuştur?
-“Cemaat” mensupları ve ileri gelenleri Başbakan’a taleplerini hangi resmi/idari kanal üzerinden ve hangi resmi sıfatla sunmuşlardır?
- AKP Genel Başkan Yardımcısı Numan Kurtulmuş’un açıklamasında yer alan “Cemaat mensubu kardeşlerimizin yapmış olduğu bütün çalışmaların önünü açmıştır” ifadesinde kastedilen “bütün çalışmalar” nelerdir?
l Başbakandan kendi ifadesiyle “dönen hiçbir şey” olmadığına göre, Sayın Erdoğan Başbakan olduğundan bu yana kamu imkan ve kaynaklarıyla “Cemaat”in talep ettiği hangi iş ve işlemler gerçekleştirilmiştir?
- “Cemaat” dışında talepleri bu şekilde karşılanan başka kimler vardır? Anayasanın “Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz” hükmünü kayıt altına alan 10. Maddesi karşısında “Cemaat”e tanınan ayrıcalıklar nasıl açıklanabilir?
- MGK’nın 481 sayılı kararında ifade edilen “Cemaat faaliyetlerine karşı yapılacak eylem planı”nda Başbakan’ın imzası var mı?
SODES kime verildi?
BDP Grup Başkanvekili İdris Baluken tarafından Türk Başbakan Erdoğan’ın cevaplaması talebiyle verilen önergenin gündemini ise Kalkınma Bakanlığı Sosyal Destek Programı’nın (SODES) çalışmaları oluşturdu. Önergede, Erdoğan’ın bir televizyon programında dershane başlığı tartışmalarında dile getirdiği şu ifadelere yer verildi: “Şimdi size çok enteresan bir şey söyleyeceğim. Bizim biliyorsunuz ağırlıklı Doğu ve Güneydoğu’da bir ‘SODES’ faaliyetimiz vardır. Ve bu ‘SODES’ kapsamında da bizim bi defa bu ‘etüt merkezleri’ denilen çalışmamız var. Ücretsiz olarak bu etüt merkezlerinde faaliyetler yapıyoruz. Bakın bu 34 ildeki faaliyetlerimizin çoğu da şu anda bize yönelik bu kampanyayı yürüten arkadaşlarımızın vakıflarına, derneklerine verilmiştir. Proje getirmişlerdir bize. Ve bu projeler neticesinde biz kendilerine bu etüt merkezlerini vermişizdir. Dolayısıyla o öğretmenler maaşını devletten almaktadır. Nerdeyse 4/1’i onlardadır.” Böylesi bir çalışmayı, “… çocuklar gelsin, burada eğitim alsınlar, orada farklı bir şekilde yetişsinler” gayretiyle yaptıklarını belirten Erdoğan’a, Baluken şu soruların yanıtını istedi:
- SODES faaliyetleri kapsamında açılan “etüt merkezleri” hangi vakıf ve derneklere verilmiştir?
- Bu vakıf ve dernekler, hangi kriterler esas alınarak seçilmişlerdir? Bu seçimlerde sizin etki ve katkınız nedir?
- Size yönelik kampanyayı yürüten vakıf ve dernekler hangileridir? Neden böyle bir kampanya faaliyeti içerisine girmişlerdir?
- “(…) Nerdeyse 4/1’i onlardadır…” derken “onlar” dediğiniz kişiler kimlerdir?
- Özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde faaliyet yürüten ve BDP’li belediyelerin bünyesinde kurulan “Eğitim ve Destek Evleri”nin kapatılmasının sözünü ettiğiniz etüt merkezleri ile bir ilişkisi var mıdır?
- Sözü edilen “Eğitim ve Destek Evleri” nin bölge insanına hizmetini hizmetten saymadığınız için mi kapattırdınız?
- SODES kapsamında yürütülen faaliyetlerin finansmanını hangi kaynaktan sağladınız? Ve sağlamaya devam ediyorsunuz?
ANKARA
Cemaat belgelere başladı
Fethullah Gülen Grubu’nun önemli tetikçilerinden Emre Uslu ve Mehmet Baransu’nun görev yaptığı Taraf gazetesi dünkü manşetinde Fethullah Gülen Grubu’nu bitirme kararının 2004 yılı ağustos ayı MGK’sinde alındığını yazdı. Mehmet Baransu imzalı ve MGK belgesinin de yer aldığı haberdeki bilgiler daha önce de dile getirilmişti. Söz konusu tarihten sonra MGK’nin yapısı da değişmiş imzacı askerlerin çoğu tasfiye edilmişti. Fethullah Gülen Grubu’nun bilinen bir konunun belgesini yayınlayarak bir ön tehdit savurduğu belirtiliyor. AKP’liler, kararı doğruladı ama uygulanmadığını savundu.
Başbakan’ın başdanışmanı Yalçın Akdoğan Twitter’dan yaptığı açıklamada, “2004’teki MGK kararı hükümet tarafından yok hükmünde kabul edilmiş, hiçbir Bakanlar Kurulu kararı alınmamış, hiçbir işlem yapılmamıştır” dedi.
Dönemin Başbakan Yardımcısı ve MGK üyesi olan Meclis Başkanı Cemil Çiçek, Ankara’da bir gazetecinin “kararın altında Adalet Bakanı olarak imzanız var” sözü üzerine, “Tek başıma benim imzam yoktur. Haberi okumadım. Bilmiyorum. Varsa bu türlü konular ilgili yerlerle konuşulmuştur. İmza atması gerekenler varsa birlikte atılmıştır. Yoksa Milli Güvenlik Kurulu ile ilgili bir konuda benim tek başıma imzam olmaz. Haber ne kadar doğru, ne kadar gerçek bilmiyorum” yanıtını verdi.
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ise “MGK’da hükümete tavsiye edilmiş olabilir, ama hükümet kesinlikle bu yönde bir karar almadı” dedi. Bursa’da gazetecilerin sorularını yanıtlayan Arınç, şöyle konuştu: “2004’ü bırakın, 2002 sonunda AK Parti olarak iktidara geldik. 11. yılımıza girdik. 11 yılda MGK’da kabul edildiği varsayılan konuların hiçbirisi gerçekleşmediği gibi tam aksine dindarları, dini toplulukları bireysel olarak insanları rahatsız edecek, takip altına alacak, olumsuz çalışmalar yapacak hiçbir şey yapmadık. Aksine bütün ayrımcılıkları kaldırdık. Kırmızı kitabı tamamen değiştirdik. İrtica, iç tehdit olarak görülürken AK Parti döneminde tamamen kabul edilmedi ve değiştirildi. MGK Siyaset Belgesi’nde irticayı tehdit olmaktan çıkaran bir hükümet nasıl böyle bir şey yapmış olsun? 11 yıldır yaptıklarımız ortadadır. Türkiye’de yaşanan son gelişmeler de dindar olanlarla dindar olmayanlar arasında hiçbir ayrımcılık yapılmadığını gösteriyor. Karar alınmış olsa bile, böyle bir tavsiye verilmiş olabilir, hükümet kesinlikle bu yöndeki tavsiyelere uymamıştır. 11 yönetmeliği geçersiz saydık, genelgeleri ortadan kaldırdık. Bunların şahidi olarak, bunun kesinlikle yapılmadığını söyleyebilirim. Taraf bu haberi niye manşete çıkardı, neden böyle bir başlık kullandı, son gelişmelerle ilgisi var mıdır, bunu da kamuoyu takdir edecektir.”
Kimlerin imzası var
Söz konusu kararın altında Başbakan Recep T. Erdoğan ve dönemin Dışişleri Bakanı Abdullah Gül’ün yanı sıra, eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral Hilmi Özkök, “Balyoz Darbe Planı” davasından hüküm giyen eski Kara Kuvvetleri Komutanı Aytaç Yalman, eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Özden Örnek, eski Hava Kuvvetleri Komutanı İbrahim Fırtına ve Ergenekon davasından hüküm giyen eski Jandarma Genel Komutanı Şener Eruygur’un da imzaları yer alıyor.