
Türk Başbakan Recep T. Erdoğan, önceki gün İstanbul Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Kurulu’nda konuştu. Erdoğan’ın hedefinde alanlarda Cuma Namazı kıldıran Kürt meleler vardı. Erdoğan konuşmasında Kürt melelere “sahtekarlar” diye hakaret etti ve şunları söyledi: “Devşirme, sahte ve sahtekar din adamlarıyla toplum ve inanç mühendisliği yapmaya çalışan bir zihniyet var. Özellikle Güneydoğu’da başörtüsü yasağını savunan, katsayı yasağını savunan, baskıcı, yasakçı, inanç düşmanı bir zihniyet var. Sen halkı bölmek için orda ikinci bir cemaat oluşturuyor. O devletin imamıymış. E o? Biz de Kürtlerin imamıyız diyor. Bizim devletimizde Kürt, Türk, acaba var mı? Hepimiz bir arada olacağız.”
Kürtlerin temsilcisi olduğunu savunan Erdoğan, "Benim Kürt kökenli kardeşlerimin temsilcisi BDP değildir" diyerek şunları söyledi: “30 yıldır Türkiye terörle mücadele ediyor. Terörün, Türkiye’ye çok ağır maliyeti oldu. Türkiye ekonomisi de terörden çok büyük zarar gördü, çok ağır maliyet ödedi ve ne yazık ki ödemeye de devam ediyor. Bir hesaplamaya göre, terörün Türkiye’ye sadece maddi maliyeti, üstünü söylemiyorum, üstü açıktır, 350 milyar dolar oldu." "BDP, meselenin çözümü için bugüne kadar hiç iyi bir sınav vermedi" iddiasında bulunan Erdoğan, “Biz, bu meseleyi, PKK’ya ve uzantılarına rağmen çözeceğiz. Her zaman ifade ediyorum, benim Kürt kökenli kardeşlerimin temsilcisi BDP değildir. Partimin bölgede, Kürt kardeşlerimden aldığı oy, BDP’nin aldığı oyun çok çok üzerindedir. Biz bu sürece katkı vermek isterse eğer BDP, çözümde olumlu rol oynamak isterse, biz oturur konuşuruz, müzakereye açık olduğumuzu zaten daha önce de söyledik. Ama biz bölücü terör örgütüyle asla müzakere etmeyiz, onlarla mücadele etmeye devam ederiz” dedi.
Binlerce BDP’linin tutuklanmasını görmezden gelen Erdoğan şöyle konuştu: "İşte uzantısı olarak BDP parlamentoda, önü açık. Ama ne yazık ki bugün yaptıkları gibi tahriklere devam ederse, örgütle arasına mesafe koymazsa, kaybeden kendileri olur.”
Erdoğan, Kürtlerden sonra gazeteci ve yazarları da tehdit etti. Erdoğan özellikle medyanın tüm uyarılarına rağmen PKK’yle mücadele ve Kürt meselesi konusunda gerekli hassasiyeti göstermediğini belirterek, “Buna rağmen biz gerekirse tek başımıza bu süreci götürür, samimi gayretlerimizi ortaya koyarız” dedi.
İSTANBUL