İsviçre Gündemi


İsviçre basını son günlerde Türkiye’ye ilişkin haberlere geniş yer ayırıyor. Basın dışında siyasi partiler de üst üste açıklamalar yaparak, Türkiye’ye ilişkin bakışlarını sergiliyorlar. Açık söylemek gerekirse uzun yıllar sonra Türkiye ilk defa "kirli politikalar" sürdürmekle suçlanıyor. Yani Erdoğan’ın ipliğinin pazara çıkarılmış olduğunu söylemek hiç de abartılı olmayacaktır. Ortak kanı Erdoğan’ın başkanlık hırsı nedeniyle bölgeyi, Türkiye demokrasisini ve Kürt sorununu ateşe atıyor olması üzerine şekilleniyor. 

Blick gazetesi konuya ilişkin haberinde şunları yazıyor: "Uzun zamandır Türk Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan terör örgütü DAİŞ’in kendisine saldıracağını hiç düşünmedi veya olayı görmek istemedi. Erdoğan’ın ağzından şimdiye kadar DAİŞ’e karşı söylemediği sözler duyuyoruz. Erdoğan uzun zamandır Türkiye’nin başında olmasına rağmen radikal aşırı İslamcı yanlılar tarafından yönlendirilen bu tehlikeyi tanımakta başarısız olurken hata yapmış ya da görmek istememiştir." 

Ve gazete, Türkiye’nin DAİŞ terör örgütünün büyümesindeki rolüne dikkat çekiyor. 

Başka bir gazete NZZ’de manşet olarak, "Erdoğan barış sürecini bitirdi"yi attı. Erdoğan’ın "barış sürecini" bitirmesinden sonra Türkiye’nin PKK kamplarını bombalamaya başladığını belirten gazete haberini şöyle sürdürdü: "Türkiye’nin sınır ötesi bombalamalarında asıl hedefinin Suriye Kürtleri olduğu iddia ediliyor. Suruç’ta 32 insanın ölümünün arkasında Türkiye’nin DAİŞ’e verdiği desteğin rol aldığını söyleyenler ve Erdoğan’ı suçlayanlar var, bunlar DAİŞ terörünün uzun süre Türkiye tarafından tolere edildiğini belirtiyorlar."

 İsvçreli siyasi partiler de hükümetlerini Türkiye’nin bölgedeki kirli oyunlarından dolayı uyarıyorlar. Yeşiller Partisi uzun süren Türkiye ve Kürt sorunu konusundaki sessizliğini bozarak dikkatleri çekti. Yeşiller, Türkiye’nin NATO tarafından tolare edildiğini, İsviçre’nin de bu ülkeyle silah satışlarını ve işbirliğini sürdürdüğünü belirterek, Bern hükümetinin çıkarlarını bir kenara bırakarak, Türkiye’nin bölgeyi karıştırmamasını ve Kürt sorununda tekrar barış sürecine girilmesini sağlamak için harekete geçmeye çağırdılar. 

Sosyalist Parti de aynı doğrultuda açıklamalar yaparak, konuyu bir soru önergesiyle parlamentoya taşıdı.

Özetle Erdoğan’ın DAİŞ’e karşı mücadeleyle cilaladığı Kürtlere karşı savaş hamlesini kimse yutmuş gözükmüyor. İsviçre basını ve siyasi partilerinde; DAİŞ’e karşı mücadelenin göstermelik, asıl hedefin PKK ve PYD olduğu ve amacın Erdoğan’ın başkanlık sistemini kurmaya endekslendiği kanısı hakim.

Kısaca Erdoğan burada bir belaya dönüşmüş durumda ve herkes bu beladan nasıl kurtulacağını tartışıyor.