
AKP Genel Başkanı ve Türk Başbakan Recep T. Erdoğan, cuma günü bir savaş uçaklarının Suriye tarafından vurulmasından sonra 'Başbakanımız salı günü çok önemli bir konuşma yapacak' hazırlığıyla şişirilen konuşmasını nihayet yaptı. Türk Başbakan, bol bol Suriye'yi tehdit etti, Türkiye'nin haklılığını savundu. Türk Başbakan, Suriye'nin artık Türkiye için yakın tehdit olduğunu; askeri angajmanların değiştiğini ve Suriye en ufak ihlaline sert karşılık verileceğini; Sünni muhaliflere her türlü desteğin artarak devam edeceğini söyledi.
Erdoğan, partisinin Meclis grubunda yaptığı konuşmaya, öncelikle HPG gerillalarının Zagros harekatının ardından operasyon yapan devlet güçlerine şükranlarını ifade ederek başladı.
Konuşmasına Suriye ile yaşadıkları krizi anlatarak devam eden Türk Başbakan, daha önce Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın izah ettiği uçak düşürme versiyonunu tekrarladı. Türkiye'nin hiçbir ülkenin iç işlerine karışmadığını ve karışmayacağını savunan Erdoğan, uzun bir hamasetin ardından "Türkiye'nin dostluğu ne kadar değerliyse herkes bilsin ki Türkiye'nin gazabı da o kadar şiddetlidir o kadar kahredicidir" dedi.
Ecdadının mirasıyla!
Kendisi de farkına varmış olacak ki "Ben burada hamasetin diliyle konuşmuyorum" diyen Erdoğan, ecdadına başvurdu: "Ben burada tarihimden aldığım güçle, ecdadımdan aldığım ilham ve mirasla konuşuyorum. Bin yıllık bir devlet geleneğine sahip olan Türk milleti tarihin akışını değiştirmiş bir millettir.''
Tarihi yapar gider!
Şahlanıp bayat Türk aforizmalarına sardıran Erdoğan, coşkusunu dizginleyemedi: "Biz tarihi yaparız. Onu kimin yazacağına, kimin okuyacağına, kimin ondan ders alacağına karışmayız.''
Yakıcı azapmış!
Sözü Kürtlere getiren Türk Başbakan, 4 parçaya bölünen Kürdistan'ın en büyük parçasındaki işgalci konumunu unutup böğürmesini şöyle sürdürdü: "Bölgede kadastro mühendisliği yapılmasına, Türkiye asla göz yummayacaktır. Biz büyük Türkiye'den rahatsızlık duyan çevrelerin teşaronluğunu yapan, tetikçiliğini yapan kanlı terör örgütüne karşı tek bir geri adım atmadan mücadele vereceğimiz gibi, Türkiye'ye hasmane tutum sergileyen çevrelere karşı da şunu söylüyorum; yakıcı bir azap olmaya devam edeceğiz.''
Gerekeni yapacak!
Suriye'nin uçaklarını düşürmesinden sonra neler yaptıklarını uzun uzun anlatan Türk Başbakan, İstanbul vapurlarındaki pazarlamacılar gibi 'bitmedi' deyip devam etti: "Türkiye yerini, zamanını ve yöntemini kendisi tayin ederek bu haksızlığa karşı uluslararası hukuktan doğan haklarını kullanacak, gereken adımları kararlılıkla atacaktır."
Askeri angajman değişti!
Beşar Esad yönetiminin Türkiye'nin güvenliğine açık ve yakın tehdit haline geldiğini, bu son olaydan sonra artık yeni bir aşamaya geçildiğini belirten Türk Başbakan Erdoğan, sonrasını şöyle ifade etti: "Türk Silahlı Kuvvetleri'nin angajman kuralları artık bu yeni aşamaya göre değiştirilmiştir. Suriye'den Türkiye sınırına güvenlik riski ve tehlikesi oluşturacak her askeri unsur, bir tehdit olarak değerlendirecek ve askeri hedef olarak muamele görecektir.''
Özellikle Bahçeli'ye teşekkür!
Türk Başbakan Erdoğan, ne kadar sağduyulu ve soğukkanlı olduklarını söyleyip kendisini ve hükümetini takdir ederken, muhalefeti de unutmadı: "Ben gösterdikleri hassasiyet ve nezaket sebebiyle kendilerine teşekkür ediyorum. Şu süreçte, özellikle Sayın Bahçeli'nin bu sabah yaptığı konuşma nedeniyle kendisine teşekkür ediyorum."
Sünni muhalefete tam destek
Erdoğan, 'yapacağız, edeceğiz' yüklemiyle biten tehdit cümlelerini tükettikten sonra Suriye'deki Sünni muhalefete gereken her türlü desteği vereceklerini söyledi.
ANKARA
NATO oralı olmadı
NATO Genel Sekreteri Anders Fogh Rasmussen, Kuzey Atlantik Konseyi toplantısının ardından yaptığı açıklamada, ittifak üyelerinin Türkiye’ye verdiği desteğin altını çizerken, toplantıda “5’inci maddenin gündeme gelmediğini” söyledi.
Rasmussen, Brüksel’de Türkiye’nin talebi üzerine ve Kuzey Atlantik Antlaşması'nın 4'üncü maddesi çerçevesinde yapılan toplantının ardından kameraların karşısına çıktı.
İzlemeye devam
“İttifakın güvenliği bölünmezdir, biz Türkiye’nin yanındayız” mesajı veren Rasmussen, NATO üyelerinin gelişmeleri izlemeye devam edeceğini söyledi. Türk uçağının düşürülmesinin "kabul edilemez" olduğunu belirten Rasmussen, bu eylemi şiddetle kınadıklarını ifade etti.
Gündeme bile gelmedi
NATO Genel Sekreteri, gelen sorular üzerine, “Brifingin detaylarına girmeyeceğim, 5’inci madde gündeme gelmedi. Sadece 4'üncü madde kapsamında istişarelerde bulunduk. NATO üyeleri güçlü desteklerini ve Türkiye ile dayanışma içinde olduklarını dile getirdiler. Gelişmeleri yakından takip edeceğimizi belirttik” dedi.
NATO Şartı’nın 4’üncü maddesine göre bir üye devletin toprak bütünlüğü, siyasi bağımsızlığı ve güvenliğinin tehdit altında olması durumunda tüm üye devletlerin birlikte istişarelerden bulunmasını öngörüyor.
5'inci maddeye göre ise bir üye devlete yönelik bir saldırı tüm üyelere yapılmış kabul ediliyor. 5'inci madde bugüne kadar yalnızca 11 Eylül saldırılarında yürürlüğe sokuldu.
Suriye tekrarlamasın
Rasmussen, “Suriye’nin gerilimi artırmaya devam etmesi halinde NATO’nun vereceği yanıtın sınırları ne olur?” şeklindeki bir soruya, “Benim açık bir beklentim var: Gerilimin tırmanmaması. Bu kabul edilemez bir eylem ve Suriye'nin de benzer bir olaydan kaçınmak için gereken önlemleri almasını bekliyorum. Durumu yakından takip etmeye ve birbirimizi haberdar etmeye devam edeceğiz” yanıtını verdi.