Avrupa Parlamentosu Başkanı Martin Schulz, Haziran’da başlayacağı ilan edilip daha sonra rafa kaldırılan Türk vatandaşlarının Schengen ülkelerine vizesiz seyahatine olanak tanıyan düzenlemenin Erdoğan’ın izlediği politikalardan dolayı durdurulduğunu söyledi.

Anlaşma eşittir vize muafiyeti demek değil
Britanya’nın Avrupa Birliği’nden (AB) ayrılması ya da kalmasına karar verilecek referandumu tartışmak için toplanan "Europe Calling" konferansında konuşan Martin Schulz, Türkiye ile yapılan mülteci anlaşmasının doğrudan vize muafiyetinin karşılığı olmadığını da vurguladı.

Türkiye Erdoğan değildir
Konuşmasının devamında AP Başkanı mülteci anlaşması özelinde Erdoğan ile Türkiye’nin birbirinden ayrı tutulması gerektiğini söyledi. Türkiye’nin tıpkı Lübnan ve Ürdün gibi çok sayıda mülteciye kapılarını açtığını ve Avrupa’dan gelecek maddi ve sosyal her türlü desteği zaten hak ettiğini belirten Schulz, diğer yandan anlaşmanın doğrudan Erdoğan ve hükümetin talep ettiği vize muafiyetinin karşılığı olmadığını vurguladı.

Önce şartlar sonra muafiyet
AP Başkanı, vize muafiyeti için Türkiye’nin yerine getirmesi gereken şartlar olduğunu ve bunlar arasında kişisel hakların korunması ve TMK'nin reforme edilmesinin başı çektiğini de hatırlattı.

Vize muafiyeti rafa kalktı
Avrupa Parlamentosu’ndaki vize muafiyeti tartışmalarının bu nedenle sona erdirildiğini ilan eden Schulz, AP’nin mülteci krizi karşısında her türlü tavizi vermeye hazır olmadığının altını çizdi. Schulz, Erdoğan’ın politikaları sonucu dokunulmazlıklarının kaldırılması ve tutuklu gazetecilerin durumu gibi gelişmeleri, demokrasiyi, temel hak ve özgürlükleri savunan hiçbir parlamentonun kabul etmeyeceğini ifade etti.

Erdoğan’a uyarı
AP Başkanı ayrıca Erdoğan’ın bu tutumunun altında Türkiye’de başkanlık sisteminin hayata geçirilmesinin yattığını belirterek, Erdoğan’ın vize muafiyeti tartışmalarında dile getirdiği gibi mültecileri Avrupa’ya bırakmayı göze alamayacağını söyledi: "Erdoğan böyle bir riske girmez diye düşünüyorum. Zira o zaman uluslararası kamuoyunda mültecileri insan kaçakçılarına teslim eden, bu tür çetelere hizmet eden bir duruma düşecek."

Türkiye geriliyor

Türkiye ile AB üyelik müzakereleri 2005 yılında başladı. AB ve Türkiye, mart ayında mülteci anlaşması konusunda uzlaştı. Anlaşmanın şartlarından biri de Türkiye’ye vize serbestisi tanınmasıydı. Ancak Türkiye’nin öncelikle gereken 72 kriteri yerine getirmesi gerekiyordu. Türkiye baştan beri bu kriterlerden biri olan Terörle Mücadele Yasası'ndaki (TMK) 'terör' tanımının daraltılması ve netleştirilmesi konusunda adım atmıyor.
Erdoğan Avrupa’yı defalarca tehdit ederek, vaat edilen 3 milyar Euro mali yardım ve vize serbestisinin verilmemesi durumunda mülteci anlaşmasını askıya alacağını söylemişti.

AP gündemine almıyor
Avrupa Parlamentosu da Ankara tüm kriterleri yerine getirmeden önce konunun parlamento gündemine alınmayacağını açıklamıştı.

Eksik kriter iki arttı
AB de vize muafiyeti için gerekli 72 kriterdeki eksik sayısının arttığını ve beşten yediye yükseldiğini duyurmuştu.
Daha önce yerine getirilmeyen 5 madde arasında, yolsuzlukla mücadele, ifade, toplanma ve örgütlenme özgürlüğünün sağlanması, AB ile hukuki işbirliğinin sağlanması ve TMK değişiklik yer alıyordu.

AB, muhalif herkesi 'terörist' ilan eden TMK'nin değiştirilmesinde ısrarcı.

HABER MERKEZİ