CHP İzmir Milletvekili Musa Çam, "Başkan olamayan, 400 milletvekili elde edemeyen diktatör, kendi gladiosuyla katliam yapıyor" diye konuştu. 

Av. Behiç Aşçı, Davutoğlu'nun bu açıklamasının 'Biz IŞID'i koruyoruz destekliyoruz, besliyoruz, büyütüyoruz. IŞİD bizim açımızdan bir terör örgütü değildir, bize yararlı bir örgüttür' anlamına geldiğini söyledi. Aşçı, "Biz bir basın açıklaması yapamıyorken kafamıza joplar kırılırken, kemiklerimiz kırılıyorken, Davutoğlu 'Bir IŞİD militanı üyesi olsa bile eylem yapmayınca bizim için suç değil' diyor. Bunun mevcut yasalara göre bile izah etmek mantıklı değil" şeklinde konuştu. 

Aşçı, Davutoğlu'nun açıklamalarının devrimci demokrat kesimlere yeni bir saldırı dalgası anlamına geldiğini de ekledi. 


Acımızla dalga geçiyorlar

Av. Erdal Doğan da Davutoğlu'nun söylemleri ile insanların acısıyla, aklıyla, zekasıyla dalga geçtiğini ifade etti. Doğan, açıklamaya dönük tepkisini şu sözlerle dile getirdi: 

"Kişi adından belli intihar bombacısıdır kendini ve bir sürü insanı öldürür. Siz bu kişilere soruşturma açmayı engellemeyeceksiniz gidip puşu giyen veya twit atan kişiyi tutuklayacaksınız. Sonrada bombacı eylemi yapıp parçalandıktan sonra 'yakaladık' diyeceksiniz. Herkesin aklıyla, zekasıyla, duygusuyla acısıyla alay etmek demektir." 


DAİŞ'le mücadele istemiyor

Amed Baro Başkanı Tahir Elçi ise "Bir kişinin canlı bomba olduğunu düşünüyorsanız, canlı bomba örgüt üyesidir. Canlı bomba örgüt içerisinde suç işleyen kişidir, örgüt üyeliği zaten ağır bir suçtur" diyerek, bu açıklamanın hükümetin IŞİD'e karşı mücadele stratejisinin olmadığını ortaya koyduğuna dikkat çekti.

Av. Ercan Kanar'a göre de hükümet, IŞİD'le mücadele etmek istemiyor. Kanar hükümetin çifte standartını da "Devrimciler hep makul şüphe ile tutuklanıyor. Halbuki makul şüphe yoktur. Kolluk güçlerinin keyfi tutuklama yapmaları için uydurulmuş bir şey bu" sözleriyle özetledi. 


Suçlarını örtme telaşı

Davutoğlu'nun bu açıklamasına tepki gösteren başka bir isim olan Av. Doğan Erbaş da açıklamayı "Suçluluğun gizlemek telaşı" olarak yorumladı.

Yine devletin, elinde taş olan bir çocuğu bile tutukladığına dikkat çeken Av. Gül Altay da Davutoğlu'nun açıklaması için "Başbakan canlı bomba olarak isimleri belli olan kişileri yakalayamadığını söylüyor. O kadar suçlular ki iş çığırından çıkmış ne dediklerinin farkında değiller" yorumunda bulundu.

Kadına Karşı Şiddete Dur De Platformu Hukuk Sorumlusu Gökçesu Özgül, IŞİD'in "terör örgütleri" listesinde olduğuna işarete ederek, "Eğer bu canlı bombaları tespit ettilerse zaten güvenlik önlemleri adı altında müdahale etmeleri gerekir" dedi. Özgül, hukuk kurallarına göre devlet nasıl ki yetkiliyse bir o kadar da sorumu olduğunu ancak İdare Hukuku'na göre bu kuralların çiğnendiğini ifade etti.


400 vekil isteyen yaptı

CHP İzmir Milletvekili Musa Çam, AKP'nin 13 yıllık iktidarı döneminde Amed'de, Suruç'ta, Reyhanlı'da ve Roboskî'de hayatını kaybedenlerin katillerinin çok yakından tanıdıkları gibi barış istemek için Ankara'ya gidenleri katledenleri de çok iyi bildiklerini söyledi. Çam, "Başkan olamayan, 400 milletvekili elde edemeyen diktatör, kendi gladyosunu kendi IŞİD'ini ve kendi örgütünü kurdu. Kendisine teslim olmayan, kendisine biat etmeyen herkesi ya katlediyor ya da cezaevine atıyor. Dolayısıyla bir bu katilleri biliyoruz ve er geç hesap soracağız" dedi.


Beraber yaşayamayacak noktadayız

Ege Üniversitesi Felsefe Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nilgün Toker de bu tarz bir katliamın, devletin gözü önünde devletten habersiz gerçekleşemeyeceğinin altını çizdi.

"Bu tarz katliamlar Ortadoğu'da ya iktidarlar eliyle gerçekleştirilir yada iktidar boşluğunda gerçekleştirilir. Türkiye'de iktidar boşluğu olmadığına göre iktidar eliyle gerçekleştirilir" diyen Toker, yaşananların getirdiği noktayı "Bir halkı bu kadar çok öldürürseniz bir süre sonra ya artık sizinle beraber yaşayamayacak hale gelir ki, bence biz o sınırdayız. Kiminle barışacağımızı biliyoruz. Herkesle de barışamayacağımızı da biliyoruz" şeklinde ifade etti. 


 DİHA/HABER MERKEZİ