Türk Başbakan Erdoğan’a tepki gösteren Asrın Hukuk Bürosu avukatlarından Ömer Güneş, Başbakan Erdoğan’ın yaptığı açıklamayla müvekkilleri Öcalan üzerinde uygulanan tecridin hükümet tarafından alınmış siyasi bir karar olduğunu tescillendiğine dikkat çekti.
İki günlük Makedonya ziyareti dönüşü uçakta gazetecilerin Türkiye gündemine ilişkin sorularını cevaplayan Türk Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, avukatları ile 70 gündür görüşmeleri engellenen Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın avukatlarının bağlı bulunduğu Asrın Hukuk Bürosu’na ilişkin açıklamalarda bulunmuştu. Erdoğan, Öcalan’ın avukatlarının bağlı bulunduğu Asrın Hukuk Bürosu için „Asrın Hukuk Bürosu diye bir yer var. İmralı’nın avukatları bu büroya bağlı. Sürekli avukat değiştiriyorlar. İmralı‘ya tek avukat gitmiyor. İmralı’ya giden avukatlar bir şekilde Kandil ile İmralı arasında kontak kuruyor. Son zamanlarda bu görüşmeler olmuyor. Bir kaç aydır iletişimin kopuk olma sebebi bu“ demişti. Erdoğan’ın kendileri ile ilgili iddialarını eleştiren Asrın Hukuk Bürosu avukatlarından Ömer Güneş, Başbakan Erdoğan’a yanıt verdi. Güneş, „Sayın Başbakan’ın Sayın Öcalan’a ilişkin değerlendirmesi aslında tecridin hükümet tarafından devlet tarafından Bakanlar Kurulu tarafından alındığının tescilidir. Bu güne kadar biz Sayın Öcalan üzerinde uygulanan tecridin hep siyasi bir kararla yürütüldüğünü belirtiyorduk, dün ki açıklama ile birlikte bu tamamen tescillendi. Başbakan’ın açıklaması, Öcalan üzerinde alınmış tecridin bizzat üst makamlar tarafından alınmış bir karar olduğunun tescili anlamına gelir. Bu durum, her şeyden önce Türkiye’deki Ceza Mevzuatı kurallarına, Anayasa’ya ve Türkiye’nin taraf olduğu sözleşmelere aykırı bir durumdur“ dedi.

‘CPT’nin ziyareti zaruri hale geldi’

İmralı’da 12 yıldır süren izolasyon ve tecrit koşullarının İmralı Cezaevi’nin 1999 yılından bu yana 5 kez ziyaret eden Avrupa İşkenceyi İzleme Komitesi (CPT) tarafından da raporlarla kanıtlandığını ifade eden Güneş, CPT’nin Başkan Erdoğan’ın İmralı’da uygulanan tecrit koşullarının siyasi kararla verildiğini tescilleyen açıklamalarının ardından, İmralı Cezaevi’ni ziyaret etmesinin zaruri bir hale geldiğini dile getirdi. Güneş, „1999’dan bu yana CPT İmralı Cezaevi’ni 5 defa ziyaret etmiştir. 5 rapor düzenlenmiştir. Bu raporlarda en çarpıcı yönlerden bir tanesi İmralı Cezaevi’nin hem dış dünyadan yalıtılmış bir cezaevi olduğu hem de oraya erişim hakkının çok ciddi anlamada engellendiğidir. Bu açıdan her şeyden önce hükümet tarafından tecrit kararının alınmış olması, raporların da ihlal edilmesi ve gereğinin yapılmaması anlamına gelmektedir. Burada da CPT’nin objektif sorumluluğu bulunmaktadır. CPT ile biz yaptığımız görüşmelerde sunduğumuz hukuki raporlarda, CPT’nin İmralı Cezaevi’ni Öcalan ve diğer 5 kişiyi ziyaret etmelerini talep ettik. Gerekirse orada 12 yıldır uygulanan tecridin bir kez daha değerlendirilmesi ve rapor altına alınması için bir ziyaret gerçekleştirilmeli“ diye konuştu.

‘AİHM’ e başvuracağız’
Başbakan Erdoğan’ın „İmralı’da aileler ile görüşmelerin yapıldığına“ dair açıklamalarına, „Aileler, İmralı‘da ortalama 7 aydır görüşme gerçekleştiremiyor“ yanıtını veren Güneş, Öcalan ve diğer 5 tutuklunun ailelerinin en son görüşmeyi 28 Mart tarihinde gerçekleştirdiklerini söyledi. İmralı‘da 70 gündür devam eden tecride ilişkin CPT ile görüşme yaptıklarını, İmralı Yüksek Güvenlikli Cezaevi yönetimi hakkında suç duyurusunda bulunduklarını belirten Güneş, yaşanan tecrit durumuna ilişkin ciddi hukuki hazırlıklarının da olduğunu ifade etti. Müvekkilleri Öcalan ile görüşmelerini gerçekleştiremedikleri sürenin 2 hafta daha uzaması durumunda, durum hakkında AİHM’e de başvuracaklarını belirten Güneş, „Şu an önemli hukuki hazırlıklarımız devam ediyor. Görüşmelerin engellenmesinin bir iki hafta daha sürmesi halinde AİHM’ e başvuru yapacağız“ dedi.


ÇAÐDAŞ KAPLAN - DİHA/İSTANBUL