Almanya’nın Köln kentinde tutuklu bulunan Kürt siyasetçi Ahmet Çelik, avukatları aracılığı ile Almanya Federal Adalet Bakanlığı’na başvurarak Kürtler ve demokratik çevrelerin kriminalize edilmesini sağlayan ve Adalet Bakanlığı’nın onayını gerektiren anti terör yasasının 129/b maddesindeki soruşturma izninin kaldırılmasını talep etti. 

Çelik’in başvurusu, kendisine açılan soruşturma izninin kaldırılmasına ilişkin. 

Çelik’in bu talebi üzerine avukatları dün Berlin’de Adalet Bakanlığı’na dosya verdi. Başvuru esnasında Çelik’in avukatları Lukas Theune, Ulrich von Klinggraft ile KNK Temsilcisi Songül Karabulut, YEK-KOM eski Başkanı Mehmet Demir, MAF-DAD ve AZADİ hukuk bürolarının temsilcileri ve Sol Parti Milletvekili Ulla Jelpke’nin katıldığı bir miting gerçekleştirildi. 

Eylemde ‘Erdoğan öldürüyor, Merkel tutukluyor’, ‘129b kaldırılsın’, ‘Tüm politik tutuklular serbest bırakılsın’ ve 4 dille yazılmış ‘Adalet istiyoruz’ pankartları açıldı. 

Eylemde konuşan Sol Parti Milletvekili Ulla Jelpke, 129/b’den yargılanan siyesetçilerin yürüyüş, panel, toplantılarda yaptığı konuşmalar ve katıldıkları demokratik etkinlikler nedeniyle ‘terörist’ olarak suçlandıklarını söyledi.

Jelpke devamla şunları söyledi: “DAİŞ’e karşı en etkin mücadeleyi PKK ve Kürtler veriyor. Bu durumu Kürdistan ve Rojava’da NATO yetklilerine sordum, ‘Burada hepsiyle eşit bir şekilde görüşüyoruz’ dedi. Binlerce insanı ölümden kurtaran PKK, Almanya’da terör örgütü olarak yasaklanıyor. Terör listesinde olmayan TKP/ML taraftarları 129/b’den yargılanıyor. Bu da Merkel’in Türk devletiyle çalıştığının bir ifadesidir. 129/b ve PKK yasağı derhal kaldırılmalıdır.”

Avukat Ulrich von Kliggraft ise dosyanın içeriği ile ilgili bilgi verdi. Hazırlanan dosya ayrıca, Parlamento’da Adalet Bakanlığı Müsteşarına Ulla Jelpke ve avukatlar tarafından doğrudan verilecek.

Etkinlik; ‘PKK yasağı kaldırılsın’ ve ‘Tüm politik tutsaklara özgürlük’ sloganlarıyla sona erdi.

Avukat Lukas Theune ise gazetemize yaptığı açıklamada basının bu davaları takip etmesinin çok önemli olduğunu söyledi. 

Kamuoyu oluşturmanın önemine değinen Theune, herkese bu davalara karşı mücadelede aktif olma ve mahkemelere katılarak destek olma çağrısında bulundu. Bu davaların takibi ve sokaklara yansımasının işi kapalı kapılar ardından çıkardığını vurgulayan avukat Theune, bu hareketliliğin önemli olduğunu belirtti. Yakında görülecek Hasan Dutar ve Ali Haydar Doğan’ın da davalarına dikkat çeken Theune, davaların takip edilmesi ve duruşmaların izlenmesini istedi. 


Theune: Erdoğan’a hizmet ediliyor

Çelik’in avukatlarından Lukas Theune, “Kürt Özgürlük Mücadelesi ile Türkiye ve DAİŞ arasında bir kıyaslama yapılırsa, Kürt Özgürlük Mücadelesi insanlık onurunu, insan haklarını ve cinsiyetçiliğe karşı mücadele eden bir örgüttür. Türk devletinin Kürdistan’da yaptığı sivil katliamlara karşı mücadele eden ve bunun karşısında duran bir güçtür. Kürt Özgürlük Mücadelesi, demokrasi için mücadele vermektedir.  Almanya bunu kabul etmeli, Adalet Bakanlığı da vermiş olduğu izni geri çekmeli. Bakanlık, Erdoğan’ın peşinden gitmeyip kendi tutumunu sergilemeli. Bizler bu davaları siyasi bir motif olarak görmekteyiz. AB ve Türkiye arasında imzalanan anlaşamaya karşın bir tavizdir. Burada Erdoğan’a hizmet ediliyor” dedi.


‘129a/b hep sol örgütlere kullanıldı’

Theune açıklamasının devamında şunları ifade etti: “Bizler sadece iznin geri çekilmesi değil, maddenin komple kaldırılmasını istiyoruz. Adalet Bakanlığı önünde yapmış olduğumuz açıklamada da bunu söyledik. Hem 129 a, hem de b maddesinin kaldırılmasından yanayız. Almanya yasalarında DAİŞ’in yapmış olduğu saldırılara karşı mücadele ve yasakları içeren o kadar çok yasa var ki, “anti-terör” yasasına ihtiyaç yok. DAİŞ’in eylemlerine karşı bir çok yasa var aslında. 129 a ve b tarihte zaten hep genel olarak sol gruplara karşı kullanılmış. DAİŞ gibi saldırı ve patlama gerçekleştiren örgütlere karşı kullanıldığı az görülmüştür. En absürd olan da DAİŞ‘e karşı mücadele eden de yine Kürtler. YPG ve HPG savaşçılarıdır. Tam da onlar burada tutuklanılıyor. Bu çok manasız.”


KCK sözleşmesi iyi okunmalıdır

Theune’ın son sözleri ise şöyle:”Dilekçe için görüştüğümüz sorumlu, kadın sorunlarıyla ilgilenen ve mücadele eden bir derneğin üyesi. Bence o kişi bu dilekçeyi bir daha okumalıdır. KCK sözleşmesinde neler var, araştırmalı. KCK’nin kadına yönelik tutumu, kadınların siyasette aldığı rol, katılımı ve cinsiyet eşitliği konusundaki tutumuna bakıp, anlamalı. Böyle bir örgüt, Ortadoğu’da gelişmiş bir örgüttür. İtiraf etmeliyim ki bu bence bu davalar, Erdoğan ve Merkel arasında geçen kirli bir siyasettir. Bu yüzden Adalet Bakanlığı’nın izni çıkmıştır. Bu davalar Erdoğan’a hizmettir.” 


 HABER MERKEZİ