Recep Tamam Erdoğan ile Putin’in görüşme sonrası basın açıklamasına herkes kilitlendi mi bilemiyorum ama sanırım Kürtler ve devrimciler kilitlenmişlerdir. Esasında bu konuda bilhassa kimi gazeteci arkadaşlar gibi ben de uzman oldum; Erdoğan kameraların karşısına geçtiğinde yüzünde bütün dünyadan nefret eden bir ifade varsa toplantı aleyhine gelişmiş demektir. Öyle durumlarda konuşmak bile istemiyor, sesi kötüleşiyor ve en önemlisi miting alanlarında ya da basın toplantısında olduğu gibi halka yalan söyleyememenin rahatsızlığını yaşıyor.

Dün ev sahibi olması nedeniyle konuşmaya Putin başladı ve ilk tümceden itibaren Erdoğan daha da gerildi. Putin ilk olarak Suriye yönetiminin Kürtlerle görüşmesini önemsediklerini açıkladı ve “Şam’ın Kürt temsilcilerle diyalog içinde olmasını teşvik ediyoruz” dedi. Putin bunu söylediğinde içimden “Erdoğan için film koptu” diye geçirdim ve arkasının daha da kötü olacağını anladım. Haftalardır söylediğim şey gerçekleşiyordu, bir mucize olmazsa Erdoğan’ın IŞİD’i bahane ederek Suriye’deki Kürtlere savaş açması olanaksızlaşıyordu.

Esasında yol haritası yavaş yavaş belirleniyordu, 34 maddeden 10 tanesi basına sızdı ve önemli konular içeriyordu. Bu 10 madde esasında Türkiye için de tartışılan noktalardan bazılarıydı, o yüzden önemsemek gerek. Maddeleri aşağıda yazıldığı gibi:

1) Suriye’nin toprak bütünlüğü.

2) Suriye’deki sistemin demokratik cumhuriyet olması, Özerk Yönetim’in bu sistemin bir parçası olması.

3) Özerk Yönetim temsilcilerinin Şam merkezi parlamentosunda yer alması.

4) Suriye bayrağının yanında özerk yönetimlerin bayraklarının bulunması.

5) Özerk yönetim bölgelerindeki diplomatik çalışmaların Suriye halklarının çıkarına ters olmayan, anayasal bir çerçevede yürütülmesi.

6) Suriye’nin sınır savunmasında sorumlu olan Demokratik Suriye Güçleri’nin (QSD) Suriye ordusunun bir parçası olması.

7) Özerk yönetim bölgelerinde İç Güvenlik Güçlerinin bölge meclislerine göre, Suriye anayasası çerçevesinde çalışma yürütmesi.

8) Özerk yönetim bölgelerinde anadil eğitim dilidir. Suriye’deki resmi dil ise Arapçadır.

9) Özerk Yönetim bölgelerinde tarih, kültür, dil, edebiyat ve ilgili fakültelerdeki eğitimin, o bölgenin diline göre olması.

10) Suriye’nin doğal zenginliklerinin adil bir şekilde paylaşılması.

Putin daha sonra İdlib’de olanlardan ve yaşananlardan çok rahatsızlık duyduğunu belirtti, bu Erdoğan’ın biraz daha gerilmesine neden oldu. Çünkü İdlib’de Türkiye’nin beraber mücadele ettiği ÖSO ekibinden ve El Nusra’nın yaşattıklarından rahatsız Putin.

Bence en önemlisi belki de sonuncusuydu, sınırda güvenlik bölge isteyen Erdoğan’a çok net bir yanıttı ve Putin bu konuda “Türkiye’nin güvenliğini önemsiyoruz. Değerli Türk dostlarımızın menfaatlerine saygı duyuyoruz. Suriye-Arap hükümeti ve Türkiye Cumhuriyeti 1998 sözleşmesi var. Eminim ki bu birçok hususu kapatıyor. Bu konuları ayrıntılı bir şekilde konuştuk” dedi. Adana mutabakatı diye anılan bu antlaşmada çok önemli bir madde var, o da Türkiye’nin terörizme karşı Suriye sınırından 15 kilometre içeri girebilmesi ama aynı gün anında çıkması, yani orada konuşlanamıyor. Oysa Erdoğan’ın istediği bu değil, Putin’in açıklamasına ve Erdoğan’ın bu konuda bişey söylememesinden anladığım Erdoğan’ın artık Suriye konusunda kaderine razı bir havada olması.

Üzülme Erdoğan, daha yerel seçimler var.