
Yüksek Seçim Kurulu’na geçtiğimiz günlerde Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ilgili yaptığı başvuru reddedilen HDP, dün Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) başvurdu.
YSK kararı ulaşır ulaşmaz HDP’li yetkililer bireysel başvuru kapsamında AYM’ye başvurdu. HDP Eşbaşkan Yardımcısı Ali Ürküt, HDP Merkezi Hukuk Komisyonu üyesi Hülya Çapar Duran, YSK kararının kendisine tebliğ edilmesinden sonra jet hızıyla AYM’ye gitti. YSK başvuruyu ret gerekçesi olarak, “YSK ancak seçim iş ve işleyişlerine göre karar verebilir. Cumhurbaşkanının faaliyetleri bizim takip edeceğimiz iş ve işleyişlerimiz dışındadır” nedenlerini paylaştı. HDP, AYM’ye yaptığı başvuruda, seçme ve seçilme hakkını düzenleyen Anayasa’nın 67/2. maddesi, yasama organlarının seçilmesinde halkın karar ve kanaatlerinin özgürce açıklanmasını düzenleyen AİHS’nin 3. maddesine ve Cumhurbaşkanlığının tarafsızlığını düzenleyen Anayasa 101/4 maddelerinin ihlal edildiğini bildirdi. Başvuru gerekçesinde, Cumhurbaşkanı’nın Siyasi Parti ile ilişiğinin kesilmesi ve Meclis üyeliğinin sona ermesine ilişkin hükmünün ihlal edildiği belirtilerek, bu durumun yaratacağı sonuçların telafisinin mümkün olmayacağı, başvurunun öncelikli olarak incelenmesi ve tedbir kararı alınması istendi.
Suç listesi de sunuldu
HDP hem YSK’ye hem de Anayasa Mahkemesi’ne yaptığı başvurularda, Cumhurbaşkanı’nın hangi eylemlerinin ihlalle neden olduğunu da ayrıntılı bir şekilde örnekleriyle birlikte bildirdi. Özellikle Cumhurbaşkanı Erdoğan, Batman, Mardin, Siirt ve diğer bölgelerde yaptığı mitinglerde, “benim gönlümde bir parti var, bunlara dersini verin” şeklindeki sözleri ve HDP ile diğer muhalefet partilerine yönelik yönelttiği eleştirileri bilgi olarak dosyada yer aldı.
AK de Erdoğan’dan rahatsız
Türk Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın AKP için yasadışı seçim kampanyası yaptığı yönündeki eleştiriler uluslararası alana sıçradı. Erdoğan’ın tarafsızlık ilkesini, Anayasa ve Şeçim Kanunu’nu ihlal ederek AKP’li gibi davranması Avrupa Konseyi’ni de rahatsız etti. Türkiye’nin kurucu üyesi olduğu Strasbourg merkezli Avrupa Konseyi, 7 Haziran seçimleri öncesi uyarılarda bulundu. Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM) üyesi 6 milletvekili Türkiye ziyaretlerinin ardından yazılı bir açıklama yaparak endişelerini sıraladı. AKPM heyeti anayasanın açık maddelerine rağmen Türk Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın seçim kampanyalarına katılmasının ‘ciddi endişelere’ yol açtığını vurgulayarak, devlet kaynaklarının seçimler için muhtemel istismarının hala kaygılara sebep olduğunu kaydetti.
TRT’yi uyardı
Hem Türkiye mevzuatına hem de Avrupa Konseyi standartlarına göre seçimlere katılan parti ve bağımsız adaylara eşit şartların sağlanması gerektiğinin altını çizen AKPM, TRT’yi de eşit ve adil davranması için uyardı. AKPM, 7 Haziran seçimlerini 30 kişilik gözlemci heyeti ile takip edecek.
Açıklamada, Yüksek Seçim Kurulu (YSK) ile Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nun (RTÜK) tarafsızlığı ve etkinliği ile ilgili tartışmalara dikkat çeken AKPM, aynı konuların geçtiğimiz yıllarda da gündeme getirilmiş olmasına rağmen çözüm üretilmemesini eleştirdi.
Seçim hilelerine dikkat
Heyetin açıklamasında, siyasi parti temsilcilerinin seçim sürecine ilişkin güvensizliklerini ifade ettikleri, sandık güvenliği, oyların elektronik dağılım tablolarına kayıt işlemine ilişkin şüphelerin yaygın olduğu ve bu süreçlerin gözlemcilere açık olmadığı kaydedildi. AKPM heyeti seçim hilelerine karşı bütün tedbirlerin alınması çağrısı yaptı.
Sandık güvenliği
Yüzde 10 barajının hala indirilmemiş olmasına tepki gösteren AKPM, yurtdışında oy kullanmayı olumlu bir gelişme olarak kabul ederken, yurtdışı oyların muhafazası ve sayılması konusunda oluşan endişelerin altını da çizdi.
Avrupa’nın merceğinde
Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) da Türkiye’deki seçim sürecini yakından takip ediyor. AGİT, seçimin “şeffaflık ve eşitlik” ilkelerine uygun olup olmadığını rapor etmek için Ankara’da özel bir heyetle çalışmaya başladı. Ankara’da bulunan AGİT heyetinin başkanı Geert-Hinrich Ahrens, DW Türkçe’ye yaptığı açıklamada, “Seçim sürecinde demokratik ilkelerin işletildiğinden emin olmak için Ankara’dayız” dedi.
Ankara’da resmi olarak göreve başladıkları için bir grup gazeteciyle bir araya gelen AGİT heyeti, 7 Haziran seçimiyle ilgili olarak çok ayrıntılı bir rapor hazırlayacaklarını duyurdu. “Şeffaflık ve objektiflik temel ilkemiz” diyen heyet başkanı Geert-Hinrich Ahrens şöyle konuştu: “Bu seçimlerin daha çok dikkat çekici bir havası var. Türkiye’de tüm demokratik ilke ve kuralların uygulandığı bir seçime tanık olmak istiyoruz ve yetkililerle görüşmelerimizde ayrıntılı değerlendirmeler yapıyoruz” dedi.
2014’e atıfta bulundu
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın seçim kampanyası yürütmesi, YSK’nın taraflı davranmasıyla ilgili tartışmalara doğrudan girmekten kaçınan Ahrens, bu konuda geçen yıl yayınladıkları ‘tavsiye niteliğindeki rapora’ gönderme yaptı. AGİT; 2014 cumhurbaşkanlığı seçimi sonrasındaki raporunda, “Başbakanın propaganda faaliyetleri, çoğunlukla resmi devlet organizasyonları ile birleştirilmiş büyük çaplı organizasyonlardır. Diğer adayların aktif biçimde kampanya yürütmesine karşılık, bu kampanyaların halk önündeki görünürlüğü sınırlıdır. YSK kararlarına itirazın mümkün olmaması ve uluslararası kurumların ve vatandaşların seçim gözlemi yapması ile ilgili yasal hükümlerin bulunmaması da dahil olmak üzere AGİT’in temel tavsiyeleri dikkate alınmamıştır” tespitinde bulunmuştu.
AGİT heyeti, Ankara’da görev yapacak 11 uzmandan oluşan ana ekibin yanı sıra Türkiye genelinde görev alacak 18 uzun dönemli gözlemciden oluşacak. Ekipler, ikişer kişilik gruplar halinde Türkiye’nin dört bir yanına dağılacak. Gözlemciler; aday kaydı, kampanya faaliyetleri, seçim kurullarının ve diğer ilgili kurumların işleyişi, iç mevzuatın uygulanması ile seçim uyuşmazlıklarının çözümünü izleyecek.
HABER MERKEZİ
Yüksekdağ Af Örgütü’yle görüştü
HDP Eşbaşkanı Figen Yüksekdağ, Uluslararası Af Örgütü heyetiyle makamında görüştü.
HDP Genel Merkezi’nde yapılan görüşme öncesi kısa bir açıklama yapan Yüksekdağ, 7 Haziran seçimlerine ilişkin görüşeceklerini belirterek, yararlı bir görüşme olmasını umut ettiğini söyledi. Seçimler ve insan hakları eksenli yapılan görüşmede LGBTİ hareketi, mültecilerin sorunları konuşulurken, Af Örgütü’nün siyasi partilerden beklentilerinin yer aldığı bir dosya sunuldu. Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi, 7 Haziran seçimleri öncesi başlattıkları, “Bizimle misin?” isimli kampanya başlattıklarını duyurmuştu.
ANKARA