
Grup adına açıklama yapan BDP İstanbul Kadın Meclisi üyesi Hatice Seviptekin, Bingöl’de 16 yaşındaki E.A’ya tecavüz edenlerin serbest bırakılması ve Lice’de halkın üzerine ateş açılmasının devletin Kürtlere yaklaşımında bir değişikliğin olmadığının göstergesi olduğunu, hükümetin bu tavrını şiddetle kınadıklarını belirterek, sorumluların derhal cezalandırılmasını istedi.
‘Onur kırma dayatmalarıdır’
“Bütün bunlar devletin Kürdistan’da barış sürecine yaklaşımıdır. Bu Kürtlerin onurunu kırma dayatmasıdır. O yüzden bugüne kadar N.Ç. davasında olduğu gibi tecavüzcüler serbest bırakıldı. Lice’de halka ateş edildi” diyen BDP İstanbul Milletvekili Tuncel ise, devletin tutumunun derhal değişmesi gerektiğini belirtti. Tuncel, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın hem E.A. hem de Lice’deki olayın sorumlusu olduğunu belirterek, “Başbakan ‘ben tecavüzcüyü, polisimi, askerimi korurum’ diyor” dedi. “Hesap sorulmadan bu süreç yürümez” diyen Tuncel, devletin derhal sorumluları ortaya çıkarması gerektiğini kaydetti.
Tecavüz bir devlet politikası
BDP Sancaktepe İlçe Örgütü üyeleri de aynı amaçla Sarıgazi Demokrasi Caddesi’nde yürüyüş düzenledi. Burada bir açıklama yapan BDP Sancaktepe İlçe Eş Başkan Yardımcısı Hülya Avcı, tecavüzlerin bölgede yıllardır bir devlet politikası olarak yürütüldüğünü belirterek, şöyle konuştu: ”Daha önce de devlet yetkililerinin Kürdistan’da genç kızlara toplu tecavüzleri açığa çıktı. Bütün toplu tecavüzlerin içinde devlet yetkilileri var. Kürdistan’daki bu tecavüzler iki nedenle gerçekleşiyor. Birincisi tecavüz bir devlet politikasıdır; Kürtlere her yerde ve alanda bir tecavüz politikası uygulanıyor. Tecavüz irade kırma yöntemi olarak devletin Kürdistan’da ki sömürgeci politikasının devam ettirme niyetini ifade ediyor. Kürtlerin iradesi kırılıp tümden teslim alınmak istendiği için tecavüz Kürdistan’da esas yöntem haline getirilmiştir. İkincisi, devlet yetkililerinden yaptıklarının hesabı sorulmadığı için, Kürdistan başta olmak üzere Türkiye’de rahatlıkla bunları yapabiliyor” dedi.
Yaşananın sadece Kürtlerin ve Kürt kadınlarının sorunu olmadığını dile getiren Avcı, Türkiye kadın hareketlerini de her yerde ses vermeye, ses çıkarmaya, destek olmaya ve bu dayatılan tecavüz politikalarını boşa çıkarmaya çağırdı.
Tecavüzün baş sorumlusu TSK
Kiğı Karakoçan Adaklı Yayladere Yedisu Dayanışma Derneği (Kayy-Der) ile İstanbul’da bulunan Bingöl yöre dernekleri olaya ilişkin İHD İstanbul Şube binasında basın toplantısı düzenledi. Dernekler adına açıklama yapan Kayy-Der üyesi Yeliz Vergili, bu suçların batıda daha çok adli vaka olarak görülmesine karşın, Kürtlerin yaşadığı coğrafyalarda bu yönlü işlenen suçların çoğunluğunun TSK’ye bağlı kişiler tarafından işlendiğine dikkat çekti. Kürt sorununun çözümü noktasında Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın başlatmış olduğu çözüm sürecine değinen Vergili, Kürtlerin sürece büyük önem vermesine rağmen, devletin buna benzer olaylara kulak tıkayarak sürecin ilerletilmesini zorlaştırdığını kaydetti. Vergili, devletin Lice saldırısını da kınayarak yetkilileri sorumlu olmaya davet etti ve saldırının faillerinin yargı önüne çıkartılması çağrısında bulundu.
DİHA/İSTANBUL