
Savaş korkunç boyutta
Cenevre’ye dönüşünde izlenimlerini ANF’ye anlatan Peter, Türkiye'de yaşanan savaşın korkunç bir boyuta ulaştığını söyledi. 13 yıllık AKP Hükümeti döneminde sivillere yönelik çok sayıda ihlalin ve katliamın yapıldığını hatırlatan Avukat Olivier Peter, uluslar arası hukukta tüm bunların "savaş suçu" olarak tanımlandığına dikkat çekti. Peter, "Kürdistan'daki savaşta devlet sivilleri koruma gereksinimi hissetmiyor. Katliama adeta kendileri yol açıyor. Suruç Katliamı da buna örnektir" dedi.
Ekin Van'a yapılan vahşet
"Sivil halka yönelik katliam yapan polisler cezalandırılmadığı gibi yapılanlar da meşrulaştırılıyor" diyen Peter, Varto’da katledilen YJA Star gerillası Kevser Eltürk’ün (Ekin Van) cenazesine yapılanı da "savaş suçundan öte bir vahşet" olarak tanımladı.
BM harekete geçmeli
Türkiye’nin Kürt halkına yaptıkları ile 1949 tarihli Cenevre Sözleşmesi'ni ihlal ettiğine vurgu yapan Peter, Birleşmiş Milletler (BM) başta olmak üzere uluslar arası güçlerin yaşananları yerinde incelemek için harekete geçmesi gerektiğini söyledi. "Özellikle BM Güvenlik Konseyi bu noktada girişimlerde bulunmalı" diyen Peter, BM’nin geçmişte bazı devletlere yaptığı gibi Türkiye'ye karşı da ceza uygulamasına gitmesi gerektiğini vurguladı.
Türkiye incelenmeli
Peter, yapılması gerekenleri ise şöyle sıraladı: "BM, yaşananları yerinde izlemek için özel bir raportör görevlendirebilir, Kürt halkının yaşadıklarına yönelik bir açıklama yaparak Türkiye’ye yönelik bir pozisyon alabilir. Uluslar arası alanda birkaç devletin bu konuda desteğini alabilir."
Konsey müdahale edebilir
Türkiye’nin Roma statüsüne taraf olmadığı için şu anda sivillere yönelik katliamlardan ve PKK’lilere yaptığı işkencelerden dolayı Uluslar arası Ceza Mahkemesi'nde (UCM) yargılanamayacağını söyleyen Avukat Peter, ancak BM Güvenlik Konseyi’nin duruma müdahale etmesi durumunda UCM’nin harekete geçirilebileceğine dikkat çekti.
Bir gün mutlaka
UCM ile BM'nin uluslar arası güç dengelerinden ve çıkar ilişkilerinden kaynaklı şimdilik yaşananlara müdahil olmadığını ifade eden Peter, ama bu durumun hep böyle gitmeyeceğini ileride Türkiye’de yaşanan savaşın ve sivil katliamların sorumlusu olarak Erdoğan ve AKP’li yetkililerin UCM’de yargılanma ihtimalinin yüksek olduğunu ifade etti. Peter, böylesi bir yargılamanın önünü açmak için ise Türkiye ve Kürdistan’da yaşanan ağır insan hakları ihlalleri ile savaş suçlarını içeren dosyaların şimdiden başlanarak delilli bir şekilde UCM’ye taşınması gerektiğini belirtti.
Nazi subayları da yıllar sonra yargılandı
Bu sürecin zorlu olacağının farkında olduğunu belirten Peter, "Ama unutulmasın ki Nazi subayları Yahudi soykırımının üzerinden yıllar geçtikten sonra ancak yargılanmaya başlandı. Yine Ermeni Soykırımı 100 yıl aradan sonra tanınma aşamasına geldi. Kürdistan’da yaşananlara neden olanların da bir gün burada yargılanabileceği gerçekliği asla unutulmamalı" ifadelerini kullandı.
Öcalan için uluslar arası kampanya yapılmalı
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik tecridin de uluslar arası hukukun açıktan bir ihlali olduğuna vurgu yapan Peter, Öcalan’ın avukatları ve ailesiyle görüştürülmemesinin hukuksal hiçbir izahatının olmadığını söyledi. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nce Öcalan lehine alına kararlarının Türk devleti tarafından hayata geçirilmediğinin altını çizen Peter, 10 milyonun üzerinde insanın özgürlüğünü istediği birine karşı yapılan bu uygulamanın hukuksal anlamda kabul edilemez olduğunu vurguladı. Avrupa Konseyi’ne imza sunan 10 milyonun üzerindeki insanın "Öcalan'a özgürlük" talebine karşılık uluslar arası kurumların da hala gerekeni yerine getirmediğini belirten Peter, "Sadece Kürt halkının mücadelesi ile Öcalan’ın özgürleşmesi zor. Bu noktada uluslar arası kampanyalar başlatılmalı, her kesimden insanlar bu kampanyaya dahil edilmeli ve bu kampanyalar aktif bir şekilde yürütülmeli" dedi.
SERKAN DEMİREL
ANF/CENEVRE