Türkiye’nin 53 yıllık AB üyelik serüveninde önemli bir geri adım için düğmeye basıldı. Avrupa Parlamentosu, başarısız darbe girişimi sonrası ilk iş OHAL’i yürürlüğe koyan, ülkedeki tüm muhalifleri ’terörist’ ilan ederek yönelen, HDP’li eşbaşkanları, vekiller ve belediye başkanları ile gazeteciler dahil onbinlerce kişiyi hapse atan, Kürdistan’da savaşı yükselten, sivilleri katleden, kentleri yerle bir eden, medya kurumları ile sivil toplum örgütlerine kilit vuran Erdoğan liderliğindeki Türkiye ile müzakerelerin dondurulmasını resmen talep etti. Karar oy çokluğuyla alındı. 

Türkiye’ye karşı ilk somut tepki

Erdoğan rejiminin savaş ve saldırı politikalarını tırmandırmasıyla birlikte Avrupa Birliği’nin (AB) eleştiri dozunu yükseltmesi ilk somut sonucunu verdi. Türkiye’nin AB üyelik müzakerelerinin dondurulması için geçtiğimiz hafta çalışmalarına başlanan metin, Avrupa Parlamentosu’nda (AP) dün yapılan oylama ile kabul edildi. 

479 oyla kabul edildi


AP’deki Hıristiyan Demokratlar, Sosyal Demokratlar, Yeşiller ve Liberaller gruplarının Türkiye ile üyelik müzakerelerinin dondurulmasını öngören ortak metni için 751 parlamenterden 623’ü oy kullandı. Metin, 37’ye karşı 479 oyla kabul edildi. 107 parlamenter ise çekimser oy kullandı.

Karar metninde ne deniyor?

Avrupa Parlamentosu’nun “Türkiye’yle AB arasındaki üyelik müzakerelerinin geçici olarak dondurulması” kararı 10 maddeden oluşuyor. Karar metninde AB Komisyonu, Avrupa Konseyi ve Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye’ye ilişkin hazırladığı raporlara ve Avrupa Birliği İnsan Hakları Sözleşmesi’ne (AİHM) dikkat çekilerek Türkiye’deki antidemokratik uygulamalar nedeniyle Avrupa Komisyonu ve üye ülkelere müzakerelerin geçici olarak dondurulmasını başlatma çağrısı yapıldı.

Yeni fasıl açılmamalı

Önergede, Müzakere Çerçeve Belgesi’nin 5. maddesine de dikkat çekildi. Bu maddede, Türkiye’de özgürlükler, demokrasi, insan haklarına ve hukuk kurallarına saygı, temel haklardaki ciddi bozulma olduğunda, müzakerelerin askıya alınması gerektiğinin açıkça belirtildiği ifade edildi. 

Müzakerelerin durdurulmasının, yeni fasıl açılmaması anlamına geldiği de eklendi. Önergede ayrıca, AB Komisyonu’ndan, Türkiye’deki sivil topluma desteğin artırılması ihtimalini değerlendirmesi talep edildi. 

Gümrük Birliği’nin güncellenmesinin Türkiye için önemli olduğu not edilirken bu doğrultudaki çalışmaların askıya alınmasının ülke için ciddi ekonomik sonuçlar doğuracağının altı çizildi. 

OHAL orantısız 

Metinde Türkiye’de darbe girişimi sonrasında olağanüstü hal (OHAL) kapsamında devreye sokulan “orantısız” olduğu belirtilerek güçlü bir dille kınandı. OHAL uygulamalarının endişe yarattığı ve anayasada koruma altındaki temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği vurgulandı. 

Tutuklamalar endişe verici

Metinde, endişe yaratan uygulamalar arasında Halkların Demokratik Partisi’ne (HDP) mensup 10 milletvekilinin tutuklanması, binlerce kamu görevlinin görevden uzaklaştırılması ve Türkiye’nin tutuklu 150 gazeteci ile bu alanda dünyada en fazla gazeteciyi hapiste tutan ülke olması sıralandı. Hapishanelerin ve gözaltı merkezlerinin koşullarından da endişe duyulduğu belirtildi, medyaya yönelik baskılar ve ifade özgürlüğüne getirilen kısıtlamalar hatırlatıldı. Ayrıca, Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile işten atılan kamu görevlilerine de önergede yer verildi.

OHAL kalkarsa kararı gözden geçiririz

AP, karar metnine göre müzakerelerin dondurulması kararı, “OHAL uygulaması kapsamında alınan orantısız önlemler” kaldırıldığında gözden geçirilecek. Bu değerlendirmede de hukukun üstünlüğünün ve insan haklarına saygının ülke genelinde tekrar sağlanmış olup olmadığının temel alınacağı belirtildi. 

İdam cezası süreci bitirir 

AP’deki 8 siyasi grubun birlikte hazırladığı metinde idam cezasının geri getirilmesinin Türkiye’nin AB’ye katılım müzakerelerinin resmi olarak askıya alınması anlamına geleceği uyarısı da yapıldı. Metinde, son dönemde Lozan Anlaşması hakkında Türkiye’de yapılan açıklamalardan endişe duyulduğu da yer aldı.

TMK değişmeli

Türkiye’nin vize muafiyeti için gerekli olan, bazıları özel öneme sahip, 72 kriterden 7’sini karşılamadığı da hatırlatıldı. Türkiye AB’nin tüm çağrılarına rağmen muhalifleri hedeflediği için tepki çeken Terörle Mücadele Yasası’nın değiştirilmesi kriterini yerine getirmeyeceğini belirtiyor. 

İşbirliği iki taraflıdır

AP’nin karar metninde AB-Türkiye ilişkilerinin her iki taraf açısından stratejik önemde olduğunun altı çizildi. Türkiye’nin AB’nin önemli bir ortağı olduğu onaylanmakla birlikte işbirliği isteğinin iki taraflı olması gerektiği belirtildi. AKP hükümetinin eylemlerinin ülkeyi Avrupa yolundan başka yöne çektiği kaydedilerek Türkiye’nin siyasi irade göstermediğine inanıldığı vurgulandı. 

Kararla bir ilk yaşandı

AP’nin kararıyla Türkiye ile üyelik müzakelerinin başladığı 2005 yılından beri ilk kez bir AB kurumu sürecin durdurulmasını istedi. AP’de oy çokluğuyla kabul edilen metin bağlayıcı değil. Dolayısıyla Türkiye ile üyelik müzakerelerinin dondurulması kararının somut bir sonucu bulunmuyor. Zira AP’nin tek başına müzakereleri dondurma, askıya alma ya da durma yetkisi yok. 

Çağrı görmezden gelinemez

Ancak vekiller, Avrupa Komisyonu ile üye ülkelerin hükümetlerine yaptıkları “müzakereleri geçici olarak dondurun” çağrısının görmezden gelinemeyeceğini düşünüyor. Dolayısıyla, 15-16 Aralık’ta Brüksel’de yapılacak AB Liderler Zirvesi, Türkiye-AB ilişkileri açısından büyük önem taşıyacak. Zira müzakerelerin dondurulması kararını sadece AB liderleri alabiliyor.

Bundan sonra ne olacak?

Gelecek ay toplanacak AB lider zirvesinde ve peşinden Avrupa Komisyonu’nda Türkiye’nin “Avrupa’nın temel değerlerine yönelik ağır ve süreklilik kazanan ihlaller halinde” olduğunun belirtilmesi halinde Avrupa Komisyonu’na üye ülkeler müzakerelerin durdurulmasını önerebilecek. Avrupa Komisyonu’ndan gelecek önerinin Avrupa Konseyi’nde kabulü ise Türkiye’nin konsey üyeliğinin durdurulmasına kadar gidebilir. 

AB’de karar birliği sağlanacak mı?

Ancak AB ülkeleri arasında halen bir karar birliği sağlanmış değil. Başta Avusturya olmak üzere bazı üyeler, Türkiye ile katılım müzakerelerinin durdurulması gerektiğini belirtirken; bu öneriye sıcak bakmayan Almanya, İngiltere ve Fransa gibi büyük devletler aksine diyalogun sürmesi gerektiğini savunuyor. 



STRASBOURG