‘Sevdikleri’ için öldürüyorlar
14 Şubat’ın ‘sevgi’ üzerine kurulduğunu, ancak genellikle bununla beraber akla ilk olarak kadın ölümlerinin geldiğini ifade eden Kadınlarla Dayanışma Vakfı (KADAV) Temsilcisi Gülnur Elçik de, kadınları öldüren erkeklerin çıkarıldıkları mahkemelerde ‘sevgi’ iddialarını dile getirerek ‘haksız tahrik’ indiriminden faydalandığına işaret etti. Elçik, “Erkekler ‘çok sevdiği için’, ‘kadın erkeği aldattığı için’ öldürüyor. Yani erkek öldürürken toplum tarafından hep haklı kılınmaya çalışıyor” dedi. ‘Armağan’ kültürünün kapitalist kültür içinde yeniden bir anlam kazandığına işaret eden Elçik, kapitalizmle her şeyin metalaştırıldığını, bu metaların başında da kadının geldiğini belirtti. Kadınların sanki doğaları gereği ‘hediye istemeye meyilli’ ve ‘zayıf kişilik sahibi’ imajı taşıdığı algısının ortadan kaldırılması gerektiğini söyledi.
Hediye değil eşitlik istiyoruz
Demokrat Kadın (YDK) üyesi Rahime Karvar ise, 14 Şubat’a sayılı günler kala televizyonlarda, panolarda kadınlara yönelik çeşitli hediyelerin reklamının yapılmaya başlandığına dikkat çekerek, 1800’lü yıllardan bu yana gelen bu kültürün, sermayedarların kazanç sağlayacağı bir gün olarak ele alındığını ifade etti. 14 Şubat’ın bir gün olduğunu, ancak kadınların her gün tacize, tecavüze, katliamlara maruz kaldığına dikkat çeken Karvar şöyle konuştu: “Kadın 364 gün boyunca şiddete maruz kalırken, bir günü güllerle, pırlantalarla süsleyen sistemin, kadına bakış açısını gizlemesi yeterli olmayacaktır. Erkeklerin gülünü, pırlantalarını istemiyoruz. Bizler şiddete karşı mücadele verirken, verilen gülleri reddediyoruz. Bize şiddet uygulayan erkin bize hediye vermesini kabul etmiyoruz ve sadece eşitlik istiyoruz” diye konuştu.
DİHA/İSTANBUL