Almanya Başbakanı Merkel, Köln'de yaşanan toplu taciz olayları sonrası iltica politikasının sertleştirileceğini ve suç işleyen sığınmacıların ülkeden sınır dışı edilebilmesinin kolaylaştırılacağını açıkladı. Partisi CDU yasa için taslak metni oluşturdu. İçişleri ve adalet bakanları çalışmayı sürdürüyor. Hükümet ayrıca cinsel suçlara yönelik cezaları sertleştirmek için de hazırlık içinde. Aile Bakanlığı bu konuda çalışmalara başladı. 


CDU taslak metin hazırladı

Almanya'da iktidarın büyük ortağı Hıristiyan Demokrat Birlik Partisi (CDU) yönetim kurulunun Mainz kentinde Cuma günü başlayan ve Cumartesi sona eren çalıştayında kabul edilen "Mainz Açıklaması" başlıklı metinde kamu güvenliği ve kamu düzeninin olağanüstü bir tehlike karşısında da sağlanabilmesi amacıyla yasal hükümlerin sertleştirilmesi gerektiği yer aldı. Metinde yasal değişiklikler kapsamında şüphe gerektirecek durumlar dışında da kimlik kontrollerinin yapılmasına olanak sağlanması isteniyor. 


İltica yasası sertleştiriliyor

Metinde iltica yasasının sertleştirilerek, suç işleyen yabancıların sınır dışı edilmesindeki engellerin kaldırılması da talep ediliyor.  

Almanya’ya gelen sığınmacı sayısının düşürülmesi gerektiği savunulan metinde, iltica başvurusu kabul edilmeyen sığınmacıların hızlı bir şekilde ülkelerine geri gönderilmeleri isteniyor. Almanya'da mevcut yasalara göre sığınmacılar ancak 3 yıldan uzun süreli hapis cezası aldıklarında ve kendi ülkelerine geri gönderilmeleri hayati tehlike oluşturmuyorsa sınır dışı edilebiliyor.


Parlamento onayı gerekiyor

CDU'nun bu önerisinin yasalaşması için parlamento onayı gerekiyor. Yasa değişikliği önerisinin tam içeriği ise henüz bilinmiyor. İçişleri ve adalet bakanlarının yasayı nasıl "geliştirebilecekleri" üzerine çalıştığı belirtiliyor. 


Merkel düğmeye bastı

Çalıştaytan sonra açıklama yapan CDU Genel Başkanı ve Başbakan Angela Merkel de Köln’de yılbaşı gecesi meydana gelen olayları "iğrenç" olarak niteleyerek daha sert yasalara ihtiyaç duyulduğunu belirtti. 


Suç işleyenler bedelini ödemeli

Suç işleyenlerin sığınma hakkının elinden alınmasını öneren Merkel, "Bir suç işlendiğinde ve kanun dışına çıkıldığında, bunun bedeli olmalı" dedi. Koalisyon ortağı Sosyal Demokrat Parti (SPD) ile iltica yasasıyla ilgili değişiklikler konusunda ivedilikle bir uzlaşma sağlayacaklarına inandığını vurgulayan Merkel, "Hangi yasal değişiklikleri hayata geçirebileceğimiz kısa sürede belli olur" dedi. Merkel, alınacak önlemlerin SPD ile görüşmeler sırasında netlik kazanacağını belirtirken, tecilli de olsa hapis cezası alan sığınmacılara iltica hakkı tanınmamasının sözkonusu olabileceğini kaydetti.


SPD'den destek

SPD de suç işleyen sığınmacı ve mültecilere sert yaptırımlar uygulanmasına sıcak bakıyor. SPD Genel Başkanı ve Başbakan Yardımcısı Sigmar Gabriel, Bild gazetesine yaptığı açıklamada suç işleyen sığınmacıların ülkelerine iade edilebilmesi için uluslararası hukuk çerçevesinde tüm imkanların sınanması gerektiğini söyledi. SPD Genel Başkan Yardımcısı Hannelore Kraft da yaptığı açıklamada, iltica yasasının sertleştirilmesine "yeşil ışık" yakarak, değişiklikler yapılması gerekli olduğunda bu yönde yapılacak fikir görüşmelerden kaçınmayacaklarını söyledi. Ancak bu konuda aceleci davranmayacaklarını ifade eden Kraft, “Suç işleyenler nereden gelirse gelsinler suçludur. Koşullar yerine geldiği zaman suçlular sınır dışı edilebilmeli” ifadesini kullandı.


Cinsel suçlara yönelik kanunlar da sertleştiriliyor

Alman hükümeti, cinsel suçlara yönelik cezaları da sertleştirmek istiyor. Köln'de yılbaşı gecesi yaşanan cinsel taciz vakalarından sonra yasaya daha sert maddeler getirilmesi kararlaştırıldı. Alman hükümeti, gelecekte tecavüzle ilgili suç unsurlarını daha dar kapsamda ele almayı planlıyor. Buna göre, suçlunun bir kadını şiddet tehdidi ya da başka tehditlerle sekse zorlaması ceza alması için yeterli olacak. Kadın kendisini korumasız hissettiğinde ya da beklenmedik bir anda böyle bir duruma maruz kaldığında da bu suç unsuru olarak sayılacak. Şu ana dek cinsel saldırı sadece mağdur darp edildiğinde ya da ölümle tehdit edildiğinde veya korumasız bir durumda bulunulduğunda tecavüz olarak kabul ediliyordu. 


Yasal açıklar kapatılacak

Almanya Adalet Bakanı Heiko Maas, cinsel suçlarla ilgili ceza yasasındaki mevcut koruma açıklarının kapatılması gerektiğini söyledi. Maas, "Bu nedenle tecavüz ile ilgili maddenin sertleştirilmesi yoluna girdik" dedi. Maas, yasa tasarısının kısa bir süre önce eyaletlerin onayı için gönderildiğini ve bu yıl içinde Federal Meclis'te de kabul edilebileceğini kaydetti. 


Tecavüzün cezası artacak

Aile Bakanı Manuela Schwesig de "Köln'deki olaylardan yola çıkarak şu geçerlidir: Tecavüz gerektiği şekilde cezalandırılmalı. Hayır, hayır demektir. Bu yasa açısından da geçerli olmalı" dedi. Schwesig, "Şu anda cinsel bir ilişki sadece üç durumda tecavüz sayılıyor. Kadın şiddet görüp ölümle tehdit edildiğinde ya da korumasız bir durumda kötüye kullanıldığında. Bir kadının hayır demesi yeterli olmuyor" dedi. 


Kadınlara şiddet Almanya'da da yaygın

Bakan, kadına karşı şiddetin Almanya'da yaygın olduğunu ve cinsel saldırıların her gün yaşandığını söyledi. Bakan, Almanya'da her üç kadından birinin yaşamlarında en az bir kez fiziksel ya da cinsel şiddete maruz kaldığını belirtti. Schwesig, 15 dilde hizmet veren kadına karşı şiddet durumlarında yardım amaçlı 08 000 116 016 numaralı telefona son iki yılda 100 bin kez çağrı geldiğini kaydetti. 


 HABER MERKEZİ




Yüzlerce erkek kadınlara saldırdı


Yasalarda planlanan sertleştirme, yılbaşı gecesi Köln'de yaşanan cinsel taciz olaylarına bir tepki niteliği taşıyor. Yılbaşı gecesi gecesi çok sayıda kadın Köln Tren İstasyonu ve Katedral çevresinde cinsel tacize uğramıştı. Köln'de polis de olaylara müdahalede yetersiz kalmakla eleştirilmiş ve Köln Emniyet Müdürü Wolfgang Albers açığa alınmıştı. 


117 cinsel saldırı iki de tecavüz vakası

Köln polisi kendilerine 170 şikayet başvurusunun geldiğini, bunların 117’sinin cinsel saldırı, ikisinin ise tecavüz suçlaması olduğunu açıklamıştı. Kadınların ancak olayın ertesi günü ya da daha ileri tarihlerde polise başvururak saldırganlar hakkında şikayette bulunması ise saldırıların şiddetini göstermesi açısından önemli bir veriydi. Bu arada kadınların verdiği ifadelere bakıldığında tacizcilerin sayısının 1000-1200 arasında olduğu tahmin ediliyor. Saldırıya uğrayan kadınlar, güç bela olay yerinden uzaklaştıklarında ise telefon ve cüzdanlarının çalındığını da anlamışlar. 


Saldırganların ortak özelliği hepsinin erkek olması!

Basın saldırıları, Arap ya da Kuzey Afrikalı görünümlü erkeklerden oluşan grupların yaptığını yazmıştı. Ancak daha sonra kadınları taciz edenlerin tamamının sığınmacılardan oluşmadığı ortaya çıkmıştı. İçişleri Bakanlığı, adları belirlenen 31 şüpheliden 18’inin sığınmacı olduğunu açıklamıştı. Saldırganlar arasında ABD ve Alman vatandaşları da var. Dokuz Cezayirli, sekiz Faslı, dört Suriyeli, beş İranlı, iki Alman, bir Iraklı, bir Sırp ve bir ABD'liden oluşan saldırganlar hakkında cinsel taciz, hırsızlık ve yaralama suçlamalarıyla soruşturma açılacak. 


Kadınlar ırkçılığa da tacizi de karşı


Irkçılarla aynı gün Köln'de sokağa çıkan kadınlar, hem yılbaşı gecesi yaşanan taciz olaylarını hem de yabancı düşmanlığını protesto etti.  

Göstericiler, kadınlara karşı her ırktan gelen fiziksel ve cinsel saldırıya karşı olduklarına dikkat çeken pankartlar açtı. Kadınlar ellerinde, "Hey faşişt iğrençsin! Dünya sensiz daha güzel", "Cinsiyetçiliğe ve faşizme hayır", "Kadınlara yapılan cinsel tacizi tolere etmiyoruz", "Kadına karşı şiddete hayır", "Kadınlarımızı ve çocuklarımızı koruyalım", "Hayır, hayır demektir", "Köln'de bir etkinlikte de olsa evde de olsa kadına şiddete karşıyız", "Erkek şiddeti her yerde" ve "Kadınlar kendinizi savunun" pankartları taşıdı 


Uzmanlar ne diyor?

Tüm dünyada ve Almanya'da kadına yönelik fiziksel ya da cinsel şiddetin halen yoğun bir şekilde yaşandığına dikkat çeken uzmanlar da "Kadına yönelik şiddeti gerçekleştirenlerin ırkını, dinini ya da nerden geldiklerini tartışmak yerine erkek şiddetinin vardığı noktayı ele almamız ve bu sorunu tümden ortadan kaldırmak için ne yapılması gerektiği üzerine odaklanmamız gerekiyor" diyor. Uzmanlar göre kadınlar bir bütünen egemen erkek zihniyetinin mağduru oluyor. Uzmanlar, kadınların özgür ve eşit bir birey olarak yaşamın her alanında var olmasını sağlamak için daha ileri adımlar atılması gerektiğinin gün gibi ortada durduğu belirterek, kadına yönelik şiddetin her türüyle ve tecavüzle mücaledenin sivil alanda örgütlenmesinin önemine vurgu yapıyor.


Irkçılar fırsata çevirme derdinde


Almanya'da günlerdir gündemin ana konusu oluşturan yılbaşı gecesi yaşanan toplu cinsel taciz ve gasp olayları, Alman aşırı sağcıların ise işine yaradı. Sağcı partiler olayı ırkçı propagandalarına malzeme yapıyorlar. Ayrıca ortaya çıkan tepkiyi fırsata çevirerek yabancı düşmanlığını meşrulaştırmaya çalışıyorlar. 


PEGIDA ve NPD sokağa çıktı

Almanya'daki ırkçılar olayı fırsat bilerek yeniden sokaklara döküldü. Cumartesi günü göçmen karşıtı PEGIDA  (Batının İslamlaşmasına Karşı Vatansever Avrupalılar)  ile kapatılması istenen Nasyonal Demokrat Parti (NPD) taraftarları birlikte Alman hükümetinin mülteci politikasını protesto etti. 

"Rapefugees not welcome" (Tecavüzcü mülteciler istenmiyor) şeklinde afişler taşıyan göstericiler, göçmenlere yönelik "açık kapı politikasının" mimarı Merkel'i de hedef aldı. Polis grubu dağıtmak isteyince de çatışma yaşandı. Polis sonunda gösteriyi dağıttı.