
Uzun zamandır dünya basınına konuşmayan Beşar Esad, sessizliğini ‘Russia Today’ televizyonuna bozdu. Suriye’ye yönelik batı müdahalesi beklemediğini söyleyen Esad, bununla birlikte gözdağı vermeyi ihmal etmedi. Esad, „Eğer olursa, Suriye’ye yönelik bir dış müdahalenin maliyeti, dünyanın taşıyacağından daha büyük olur. Bu, Pasifik’ten Atlantik’e kadar tüm dünyayı etkileyecek domino etkisi yaratır“ şeklinde konuştu.
‘Suriye’de öleceğim’
„Batı’nın askeri müdahale gibi bir yönelimi olacağına inanmıyorum“ diyen Esad, „Eğer böyle bir şey olursa, sonrasında neler olacağını hiç kimse kestiremez“ uyarısında bulundu. İngiltere Başbakanı David Cameron’un iki gün önceki “Esad’ın ülkeden güvenle çıkarılmasını destekleriz” sözlerine yanıt veren Esad ülkeyi hiçbir zaman terk etmeyeceğini söyledi.
“Batı’nın kuklası değilim” diyen Esad, „Batı’nın kuklası değilim. Ben Batı tarafından yaratılmadım ki, Batı‘ya ya da başka bir ülkeye gideyim. Suriyelim. Suriye’de doğdum. Suriye’de yaşayacağım ve burada öleceğim“ şeklinde konuştu.
Doha’da dizayn başarısız oldu
Öte yandan İngiltere Başbakanı David Cameron’ın, ABD’de yeniden başkanlık koltuğuna oturan Barack Obama’yı, Suriyeli muhalifleri silahlandırması konusunda ikna etmeye çalışacağı iddia ediliyor. ABD, Suriye Ulusal Konseyi’nin Suriye’de cephede çarpışan muhalifleri temsil etmediğini gerekçe göstererek feshedilmesini istemişti. Pazar gününden beri Katar’ın başkenti Doha’da güdümlü Suriye muhalefetinin yeniden oluşturulması için uğraşılıyor ancak başarısız olundu. ABD ve diğer Batılı güçlerin istediği gibi şekillenme olmayınca, toplantıya ne ABD, ne Fransa, ne de İngiltere’den yüksek düzeyde katılım oldu. ABD ve Fransa eski Şam büyükelçileri, İngiltere de Suriye özel temsilcisi düzeyinde temsil edildi. Ancak başından beri SUK’un kurulmasında bizzat rol alan Türk Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’da dün Doha’daydı. Toplantıda istendiği gibi kapsamlı bir muhalefet gücü oluşturulamadı. Sadece Suriye Ulusal Konseyi’nde değişiklik yapıldı. SUK, 40 kişilik bir sekretarya ile sekretarya içinden 11 kişilik bir icra kurulu oluşturdu. Batı ülkelerin kadınlara yüzde 15’lik kota ayrılması talebi reddedildi. Kadınlar gibi azınlıklara da yer verilmeyen SUK’un yeni yönetiminin çoğunluğu Müslüman Kardeşler olmak üzere tamamen erkeklerden seçildi.
HABER MERKEZİ