M.ZAHİT EKİNCİ / HAMBURG
20’inci yılını geride bırakan 9 Ekim Komplosu ve Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik ağırlaştırılmış tecrit, Avrupa’nın bir çok kentinde olduğu gibi Almanya’nın Hamburg kentinde yapılan mitingle protesto edildi.
Rojbîn Kadın Meclisi adına bir bildiri okuyan Leyla Kaya, Öcalan şahsında tüm Kürt halkının iradesinin esaret altına alınmaya çalışıldığını belirterek bunu asla kabul etmiyeceklerini söyledi.
Kürt-Alman Dostluk Komitesi adına Robert Jarowoy da Öcalan’ın sadece Kürt halkının değil ezilen tüm insanların lideri ve umudu olmaya devam ettiğini belirtti. “Rojava’da gerçekleşen devrim Öcalan’ın fikirleriyle ve ideolojisi ile her gün dahada büyüyor” diyen Jarowoy, Öcalan üzerindeki tecridin ise insanlık dışı ve hukukta hiç bir yeri olmadığını belirtti. 20 kurumun tecrit karşıtı bildirisini ise KNK Temsilcisi Serhat Çetinkaya okudu.
Her koşulda ona sahip çıkmamız gerekiyor
Eylemciler ise gazetemize şunları söyledi:
Fırat Doğan:“Önderimiz bundan 20 sene önce Roma’ya geldiğinde ben de oraya gitmiştim. Yaklaşık bir hafta kalarak protesto eyleminde bulunduk. Hava çok soğuk olmasına rağmen orayı asla terk etmedik. Çoğu zaman gece bir iki saat uyuyarak geçirdik ve mücadelemize devam ettik. Türkiye’ye teslim edildiği zamanki duygularımı anlatamam. Dünya sanki başımıza yıkılmıştı. Ama bizi ayakta tutan bağlılığımız ve düşüncelerine olan inancımız oldu. Düşman bizi onsuzluğa alıştırmak istiyor. Önderliksiz bir yaşamı asla düşünemiyorum. Hasta olmama rağmen protesto mitingine katıldım. Her koşulda Ona sahip çıkmamız gerekiyor.”
Rahşan Gün: “Bir Kürt kadını olarak Önderliğimiz üzerinde 20 yıldan fazladır süren tecridi protesto için buradayım. Düşman Onu esaret altında tutarak bizi terbiye etmeye çalışıyor. Ancak bizim de mücadelemiz sürecek. Ben bir anne olarak kimsenin ölmesini istemiyorum. Tek dileğim Önderimizin bir gün özgürleşip tekradan aramıza gelmesidir.”
Ahmet Güneş: “Önderliğimiz üzerindeki şu ana kadar uygulanan tecrit, dünyanın hiç bir yerinde görülmedi. Önderliğimiz teslimiyet politikalarını kabul etmediği için bu zulme maruz kalıyor. En doğal insani ihtiyaçlarından bile mahrum bırakılıyor avukatları ve ailesi ile görüştürülmüyor. Onun üzerindeki tecridin kırılması için daha fazla çaba göstermemiz gerekiyor.
Mithat Kaya: “Sayın Öcalan’ın üzerinde devam eden tecridi kınarken sonuna kadar ona bağlılığımız da sürecek. Türk devleti uyguladığı bu tecritle bir insanlık suçu işliyor. Bizler bunu asla kabul etmiyoruz. Öcalan bizim irademizin ortak bileşkesidir. Yaşayıp yaşamadığını bile bilmiyoruz. Tecrit yetmiyormuş gibi hücre cezasına çarptırılması asla kabul edilemez. Asla tecridi kanıksamayacağız ve sürekli bir mücadele içerisinde olmamız gerekiyor.”