
Yeryüzünün lanetlerinin 5 yıldır Suriye halklarına yaşattığı acıların sarılmaya çalışılmasında YPJ’li kadınlar başat rol oynuyor. DAİŞ zulmünden kurtulan kadınlara umut olan YPJ’liler, sadece savaşan bir güç olarak rol almıyor, elleriyle dünyaya dokunuyor. Savaşçılar, “Dünyaya kadın eli değmeli, Reqa’ya girip ellerimizi bütün kadınlara uzatacağız” diye belirtiyor.
Demokratik Suriye Güçleri’nin (QSD) tarafından başlatılan Reqa hamlesi tüm hızıyla ilerliyor. QSD savaşçıları ve DAİŞ çeteleri arasında şiddetli çatışmalar devam ederken Doğu ve Batı cephesinde 5 mahalle özgürleştirildi. Kurtarılan mahallelerde mayınlara karşı arama tarama faaliyetleri devam ederken, sivil halka yönelik temel gıda malzemeleri ve can güvenliği QSD savaşçıları tarafından sağlanıyor.
‘QSD’yle derin nefes aldık’
Özgürleştirilen mahallelerde binlerce sivil insan QSD tarafından kurtarılarak güvenli bölgelere ulaştırıldı. Reqa’dan kaçan siviller, ellerinde beyaz bayraklarla güvenli bölgelere ulaşıyor. Evleri güvenli bölgelerde olan halk ise günlük yaşamlarına devam ediyor. Tarlalar ekilen hasat sulanıp, hayvanlar otlatılıyor. Tarlasını süren kadınların şu sözleri dikkat çekiyor: “DAİŞ ektiğimiz her şeyin yarısını zekat adı altında bizden alıyordu, ondan kaynaklı tarlalarımızda ürün ekip biçemez olduk. Şimdi QSD’nin gelmesiyle derin bir nefes aldık.”
Yeniden can buluyorlar
YPJ’nin öncü rol oynadığı tarihi hamlede kurtarılan kadınlar ilk önce YPJ savaşçılarını kucaklıyor. Siyah peçelerin atılmasıyla yüzlerde tebessüm ve gözlerde ışıltı beliriveriyor. Yaşadıkları acıları köklerinden atarcasına ve yeniden can bulurcasına YPJ savaşçılarına sarılıyorlar.
‘Çok şükür geldiniz’
Kurtarılan her sivilin bir hikayesi var ama hepsinde ortak olan tek şey DAİŞ’in zulmü, kadınların köle pazarında satılması, meydanlarda recmedilmesi, diri diri yakılması…
Kurtarılan kadınlar YPJ savaşçılarını gördükleri gibi yaşadıkları vahşeti anlatmaya başlıyorlar. Yaşamlarına kara bir bulut gibi çöken DAİŞ, bütün halkın kabusu haline gelmiş. Sivil halkın güvenli bölgelere geldikleri gibi söyledikleri, “Çok şükür geldiniz, zulüm bitti artık” oluyor.
‘Bileğindeki dövmeyi bıçakla kazıdılar’
Görüştüğümüz kadınlar DAİŞ’i şu sözlerle anlatıyor: “Başımızı evimizden çıkaramaz hale gelmiştik, kadın tek başına dışarı çıkamıyordu, çocuklarımız okullarına gidemiyordu, kendi açtıkları medreselerde çocuklara zorla dini eğitim veriyorlar, zorla kızlarımızla evlenmek istiyor, rızası olmayanlara ‘sen kafirsin’ deyip, iftira atıp meydanda, halkın ortasında recmediyorlardı. Peçe takmadan dışarı çıktığımızda ulu orta bizi dövüyorlardı. Bir keresinde bileğinde dövme gördükleri bir kadına, bileğini bıçakla kazıyarak işkence ettiler.”
‘Dünyaya kadın eli değmeli’
Kadınlar yaşadıkları vahşetin boyutunu anlatırken boğazları düğümleniyor. “Bir daha asla o günler geri gelmesin, yaşananları da bir an önce unutmak ve normal yaşamımıza dönmek istiyoruz” diyen kadınlar, YPJ’nin umut olduğunu belirtiyor.
Emeğin yaratıcısı kadınlar, savaş koşullarında bile sadece savaşan bir güç olarak rol almıyor, elleriyle dünyaya dokunuyorlar. YPJ’li savaşçılar, “Dünyaya kadın eli değmeli, Rakka’ya girip ellerimizi bütün kadınlara uzatacağız” ifadelerinde bulunuyor.
RUHENDA AMED / ŞÛJIN/AMED