DBP’li yerel yönetimlerin eşbaşkanlığı uygulamaya koyma kararlığından sonra kaymakamlıklar ve yargı harekete geçerek birçok belediyeye dava açtı.

DTP ile uygulanmaya başlayan Kürt siyasetçilerinin ısrarı sonucu yasallaşan eşbaşkanlık sistemini belediyelerde de uygulamaya koyan BDP, kongreyle Demokratik Bölgeler Partisi’ne dönüşen DBP yargı kıskacına alınıyor. DBP’nin belediye başkanlığını kazandığı il ve ilçelerde valilik ve kaymakamlık Bölge İdare Mahkemeleri’ne başvurarak eşbaşkanlık sisteminin iptalini istedi. Amed’in Lice, Ergani, Çınar, Hazro, Bismil, Kulp ve Silvan ilçelerinde belediye meclislerinin oy çokluğuyla aldığı “Eşbaşkanların Görev ve Çalışma Yönetmeliği”ne ilişkin ilçe kaymakamlıkları tarafından “yönetmeliğin durdurulması ve iptali” istemiyle dava açıldı. Benzer bir dava Siirt’te de açıldı.

Yeni KCK davaları mı!

DBP’li belediyeler Temmuz ayı içerisinde gerçekleştirdikleri olağan meclis toplantısında “Eşbaşkanların Görev ve Çalışma Yönetmenliği”ni gündeme getirmişti. Yönetmelik, meclis toplantılarında oy çokluğuyla kabul edilip resmileşti. Ancak belediye meclislerinin aldığı bu kararın ardından ‘KCK’ operasyonlarıyla DTP’li belediyeleri hedef alan operasyona benzer yeni bir yargı girişimi devreye konularak, belediyeler hakkında dava açıldı. Merkezi bir karar alınmışçasına birçok belediye hakkında dava açıldı. Bazı belediyelere tebligatlar ulaştırıldı. Ancak esasında DBP’li tüm belediyeler hakkında dava açıldığı, gerekli tebligatların önümüzdeki günlerde diğer belediyelere de ulaşacağı belirtiliyor.

Kamu yararına aykırıymış!

Belediye meclislerinin idari ve mali özerkliğe sahip olan belediyeleri ve yerel yönetimleri daha katılımcı, daha demokratik, daha şeffaf ve daha hesap verebilir bir yönetim anlayışının etkin olması amacıyla hazırlayarak, kabul ettiği yönetmelik, davacı olan kaymakamlıklarca “kamu yararına aykırı” olarak değerlendirildi. Yönetmeliğin meclis tarafından kabul edilmesinin hemen ardından Diyarbakır Nöbetçi İdare Mahkemesi’ne başvuru da bulunan Ergani Kaymakamlığı, bir skandala imza atarak eşbaşkanlığın “kamu yararına aykırı” olduğunu savundu.


Hukuki dayanağı yok!

Kaymakamlık, 7 Ağustos günü nöbetçi mahkemeye yaptığı başvuru da yönetmelikle birlikte resmileşen eşbaşkanlık modelinde belediye başkanlığı görevinin “usulsüz” olarak üstlenildiğini ileri sürdü. Başvuruda belediye yönetimini de üstü kapalı bir şekilde tehdit eden kaymakamlık, “belediye başkanlığının yaptığı idari iş ve işlemlerin hukuken geçersiz olacağı ve işlemlerin gecikeceği, kamu yararına olmayacağı ve belediyelerin zararına sebep olabileceğini” savundu. Kabul edilen yönetmeliğin “kanuni hiçbir dayanağı olmadığını” savunan kaymakamlık, bu bakımdan yönetmeliğin “kanuna aykırılık teşkil ettiği”ni savundu. Ayrıca, “idarenin bütünlüğü ilkesine” vurgu yapılarak, ilgili yönetmeliğin iptal edilmemesi halinde telafisi imkansız zarar ve hataların ortaya çıkabileceği ileri sürüldü.

Dava önümüzdeki günlerde
Ergani Kaymakamlığı’nın yaptığı başvuruyu değerlendiren Diyarbakır Nöbetçi İdare Mahkemesi, dosyayı Diyarbakır 1. İdare Mahkemesi’ne gönderdi. Dosyayı inceleyen idare mahkemesi, 13 Ağustos günü kaymakamlığın başvurusunu kabul ederek oy çokluğuyla dava açılmasına karar verdi. Mahkemenin kaymakamlığın başvurusunu kabul etmesinin ardından açılan davanın önümüzdeki günlerde görülmesi bekleniyor. Bölge İdare Mahkemeleri valiliklerin talebi doğrultusunda eş başkanlık sistemini iptal ederse, eşbaşkanlık kararını alan belediye meclis üyeleri ile eşbaşkanlar hakkında ‘kanun ve nizama aykırı’ davranmak iddiasıyla dava açılacak. Meclis üyeleri ve eşbaşkanlar 2 yıla kadar hapis istemiyle yargılanabilecek.

Tüm belediyeler hedef
Aynı şekilde Amed’in Lice, Kocaköy, Kulp, Bismil, Silvan, Çınar ve Hazro ilçelerinde de belediye meclisinin Temmuz ayında onayladığı aynı yönetmeliğe ilişkin kaymakamlıkların başvurusu üzerine dava açıldı. Söz konusu dava milyonlarca kişinin oy vererek seçtiği belediye eşbaşkanlarına karşı skandal bir karar olarak değerlendiriliyor.

Halk onay verdi


2014 yerel seçimlerinde eşbaşkanlık modeliyle seçimlere giren BDP, 3’ü büyükşehir olmak üzere 11 il, 68 ilçe ve 23 beldede halkın iradesiyle birinci parti gelmiş, Kürdistan ve Türkiye genelinde BDP ve HDP olarak yaklaşık 3 milyon oy almıştı.
Öte yandan 2009 yerel seçimlerinin ardından da DTP’li belediyelere dönük gerçekleştirilen operasyonlarda belediye başkanlarının da aralarında bulunduğu çok sayıda siyasetçi tutuklanmıştı. 


HAYRİ DEMİR/DİHA/AMED




Beştaş: Vazgeçmeyeceğiz

HDP Eşbaşkan Yardımcısı Meral Danış Beştaş, belediyelerde uygulanan eşbaşkanlık sisteminin iptali girişimlerine tepki göstererek, hukuk dışı olmadığını Anayasa’ya uygun olduğunu belirterek, “Eşbaşkanlık sisteminden vazgeçmeyeceğiz” dedi.
HDP Eşbaşkan Yardımcısı, Avukat Meral Danış Beştaş, Türkiye’de kadın-erkek eşitliği konusunda en büyük ve etkili adımları Kürt siyasi hareketinin attığına vurgu yaparak, “devam edeceğiz” mesajı verdi: “Bu konuda yönetim kademelerinin kararlılığı ve siyasi iradesi tamdır.  Kadının eşitliğine, özgürlüğüne birinci sırada önem veren, karar mekanizmalarında yer almalarını ve ayrımcılığın son bulması isteyen bir hareketiz. Eşbaşkanlık sistemini kadının iradi olarak temsiliyetinin sağlanması noktasında da, toplumun değişmesi, dönüşmesi, demokratikleşmesi konusunda da hayati buluyoruz. Bu, aynı zamanda ideolojik yaklaşımımız.”
Seçim döneminde eşbaşkanlık modeliyle halka gittiklerini ve tam destek aldıklarını kaydeden Beştaş, “Halka verdiğimiz sözler var. Halkın kullandığı oylar var. Dünyanın her yerinden destek aldık. Türkiye’de de çok sayıda akademisyen, köşe yazarı, kadın kurumları ciddi desteklerini sundular. Kendilerinden bu davalara karşı da desteklerini istiyoruz” diye konuştu.

Hukuk dışı mı?

Beştaş, eşbaşkanlık sisteminin hukuk dışı olduğu iddasını ise şöyle çürüttü: “Hukuk değişkendir. Zamana, koşullara göre değişkenlik gösterir. 10 yıl, 20 yıl, 100 yıl önceki hukuk kurallarının değişmesi zaten toplumsal gelişmenin paralelinde olmalıdır. Siyasi Partiler Kanunu’nda da yoktu ama fiili yaşamla aşıldı ve yasalar toplumun gerisine düştü. Belediyelerde de aynı şey söz konusu. Özerklik Şartı‘nda da 6. Madde’de yerel makamlarla ilgili hükümler var. Genel hükümlere halel getirmemekle birlikte iç örgütlenmelerini kendileri kararlaştırabilir, deniyor. Eşbaşkanlık sisteminin de tümüyle bu maddedeki hükümde yeri var. Hukuk dışı değil. 82 Anayasası’nın 124. Maddesi var. Kamu tüzel kişilerinin kendi görev alanlarını ilgilendiren kanun ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere yönetmelikler çıkarabileceği belirtiliyor. Yani bu yönüyle Anayasaya da dayanıyoruz; yönetmelik çıkarıyoruz.  Eşbaşkanlık sistemi, hukuka, Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelere ve Anayasaya aykırı değildir.”

 ALİ BARIŞ KURT/ANF/ANKARA