Dêrsim, 1938 soykırımı öncesi Özerk bir bölgedir. Kimliği, dili, inancı ve kültürel yapısı ile Kürdistan coğrafyasında özgünlük içeren özerk bir idari yapıya sahiptir. Türk devletinin 1937-38’de Dêrsim’e karşı gerçekleştirdiği tüm saldırı ve katliamların esas amacı bu özerk idari yapılanmayı ve yönetimi ortadan kaldırmaktır. Dêrsimin özgün ve özerk yapılanmasını ortadan kaldırarak, asimilasyon ve soykırım politikalarını uygulamaya geçirmek bu katliamın esas amacıydı. 1938 soykırımı ile devlet, Dêrsimin bu özerk yapısını ortadan kaldırdı. Soykırımdan geçirilen Dêrsim halkına kışla kültürünü dayattı. Dêrsim tarihine, kültürüne, diline ve inancına yabancılaştırılmak istendi.

Seyit Rıza önderliğinde gelişen direniş, var olma ve özerkliğini koruma direnişiydi. Bu yönüyle meşru savunma mücadelesiydi. Fiziki ve kültürel soykırımı önleme direnişiydi.

30 Mart direnişi
1938’den sonra Dêrsim’e hakim kılınmak istenen Reyber çizgisine karşı ciddi bir mücadele verildi. Reyber çizgisine karşı Seyit Rıza direniş çizgisi hep güçlü bir mücadele içerisinde oldu. Seyit Rıza’nın, direniş önderi olarak başta Dêrsimli gençler olmak üzere Kürt gençlerine bıraktığı vasiyetine, Kürt gençliği sahip çıktı. Mazlum Doğan, Sakine Cansız, Aydın Gül, Kazım Kulu, Azime Demirtaş, Hüseyin Eroğlu, Çiçek Selcan, Şükrü Sever, Suna Çiçek, Ali Haydar Yıldız ve binlerce Dêrsimli kadın ve erkek, Dêrsim direniş önderi Seyit Rıza’nın vasiyetine sahip çıkarak, mücadele etti ve şehit düştü. 30 Mart seçimlerini bu direniş çizgisinden ayrı ele almamak gerekir.

Özerk yönetim

Dêrsim, devlet tarafından Tunceli olarak çizilen idari sınırları hiçbir zaman kabul etmedi. Alevi inancı, dili ve kendisine has kültürel ve sosyal yapıya sahip bir özgünlüğü içerdiğinden, bu özgünlüğe göre yönetilmesi en doğru olandır. Bu yönetim tarzı, bütünlüğe karşıt ya da bütünlüğü yadsıyan bir yönetim anlamına gelmez. Demokratik ve özgürlükçü bir ülkede yönetim bütünlüğü, tüm özgünlüklerin demokratik-özerk yönetimlere kavuşması ile mümkün hale gelir ve kalıcılaşır. Geniş bir kültür ve inanç temsili olan Dêrsim bu gün bir kez daha bu seçimle Demokratik-özerk yönetim imkanını yakalayacaktır. Biz 30 Mart seçimlerini böyle ele alıyoruz. Dêrsim halkı da seçimlere bu şekilde yaklaşmalıdır.

Katliamın sorumlusu CHP

Dêrsim halkı, soykırımda söz, karar ve uygulama sahibi olan devlet partileri ile bağlarını tamamen koparmalıdır. Sistem partilerinin, en başta da CHP’nin bu katliamın esas sorumlusu olduğunu unutmamak gerekir. Bu partilerin Dêrsim’i sistem içileştirme ve devletin bir uzantısı haline getirmeden öte bir rolleri yoktur. Dêrsim’in kültürüne, diline ve alevi inancına yönelik hiçbir projeleri olmadığı gibi kültürel soykırım olan barajlara karşı da hiçbir mücadeleleri yoktur.

Sakine Cansız’ın yoldaşları...

Günlük propagandayı aşan, katliamların sorumluluğunu üstlenerek özür dileyen ve Dêrsim’in özerk yönetimine dair hiçbir sözleri yoktur. Dêrsim katliamının plancıları olan partilerin Dêrsim’i koruyacak ve Dêrsim’in geleceğini planlayacak programları yoktur. Bu seçimlerde Alevi ve Dêrsimli olan kaç tane adaya öncelik tanıdılar. Tam tersi Ankara’da MHP’li birini aday gösterirken Bitlis’te Sakine Cansız yoldaşı katleden Büyük birlik partisi ile güç birliğine gittiler. 

Demokratik Güç Birliği
Dêrsim halkı bu seçimleri tarihi, kültürü, dili ile buluşma ve öz yönetim seçimi gibi görerek Demokratik güç birliğinin etrafında kenetlenmelidir.
Yine Bingöl’e bağlı olan Xolxol’un da benzer bir tutum ile sistem partilerine gerekli tavrı koyacaklarını umut ediyorum. Tüm aşiretlerin, Dêrsim’in geçmişte kaybetmesine sebep olan ayrı hareket etmenin önüne geçeceklerine ve tam bir birlik içinde hareket edeceklerine inanıyorum. Birlikte hareket etmek ve eş başkanlık ile hem tarihine, hem Seyit Rıza, Alişer, Bese, Zarife hem de onların en güçlü temsilcisi olan Sakine Cansız yoldaşın temsil ettiği bu direniş çizgisine sahip çıkacaklardır.  Dêrsim halkının, kadın, genç, yaşlı ve hiçbir aşiret farkı koymadan geleceğine sahip çıkacağına inanıyorum. Bu beklenti ve umut ile tüm Dêrsim halkına selam ve saygılarımı sunuyorum. Seçimlerde Dêrsim halkına başarılar diliyorum.


FATMA ADIR /  KCK Yürütme Konsey Üyesi