Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın eşbaşkanlık sistemini bir kültürel devrim olarak tanımlaması ardından şekli ve temsili ele alınışının ötesine geçmek için inşa hamlesi süreci ile beraber geniş, dar tüm örgütlenmelerde, çalışmalarda yaşamsal kılınması gerekmektedir. Mevcut toplumsal yapıyı bütünlüklü olarak kapsamayan, topluma elitleşip adeta üst bir toplumsal yapıya bürünen, yöneten ve yönetilen algısının öğrenilmesi ve bunlar sonrasında pratik uygulamalarda açığa çıkan boşluğun ya da devletçi zihniyet yapısının kırılması gerekiyor. Gelinen zaman dilimi açısından erkek siyaseti inşası devam eden demokratik ulus hamlesi ile ters düşen, kapsamayan durumda. Kapsamanın zayıf ve erkek kaldığı her alan, her köy, her mahalle hem ekolojik hem ekonomik hem de politik olarak bir gerilemeyle karşı karşıya kalıyor. Aynı zamanda örgütlü kadın gücünün yerel yönetimler ve belediyeler alanına yansıması zayıf kalıyor. Ve tabiri caizse atını siyasal alanda rahatça koşturan erkek aklın dizginlerinin bir yanı yolsuzluğa bir yanı iktidara düğümleniyor.
Bu işin bir yanı. Diğer yanında ise toplumsal özünde politik yaşam kurucusu olan kadının bu alandan dıştalanma çabası bin yıllardır sürüyor. Dolayısıyla kadının renginin yaratıcılık ve toplumsal üreticiliği siyasetle buluşmaması devletten bekleyen pratiklerle buluşuyor. Kadının üreticiliğinin toplumsal iyi ve güzeli oluşturmak için akışkan enerjisinin yaşama kanalize edilmesi doğasının bir parçasıdır. Ayrıca Kürt Halk Önderi Öcalan’ın “kadınların adaletine güveniyorum” cümlesinde dile getirdiği üzere hile, yolsuzluk, adaletsiz paylaşım vb. durumlarda kadının reflekslerinin daha güçlü olacağı da su götürmez bir gerçektir. Arendt’in ifade ettiği gibi politikanın varlık nedeni özgürlük ve varlık alanı da eylem ise bu eylemin açığa çıkacağı toplumsal alan kamusal alandır ve gene bu eylem bireyin çıkarlarını ya da iyiliğini esas almaktan ziyade kolektif yaşamın esenliği için olacaktır. Öteki türlüsü demokratik kılıflar ardına gizlense de esasında monarşik, yani erkek eylemler olarak yansımasını bulacaktır.
Eşbaşkanlık sistemi Kürt Halk Önderi Öcalan’ın tanımlamasıyla kültürel bir devrim olarak ele alınabilir. Kaba hukuksal eşitliğin ötesinde ya da erkeğin yanında kadın olmaktan öte bir irade temsili, kadının öz gücüne dayalı siyaset algısı daha yerinde olacaktır. Kadının eşbaşkanlıkla birlikte varlığı erkek siyasetinin iktidar tekelini bölecektir, erkeğin mevcut siyaset şeklinde egemen rolünü silikleştirecektir. Ve az devlet çok toplum sloganının pratiğe uygulanışı ve hızlandırılması açısından da etkin olacaktır. Beraber örülmüş yaşamın tüm alanlarında kadınların da yer aldığı ve alıyor olması şaşırtıcı bulunmamalıdır. Kaldı ki özellikle bir kadın partisi olan PKK’de bunun fiili uygulamalarına tanıklık edilmiştir.
Yerel yönetimler ve belediyelerde de yer alacak ola kadın en alt birim ve örgütlenmeden tutalım en üst birime kadar sorumlu ve birlikte hareket etmenin resmi olacaktır. Mahalle meclislerinde, kent meclislerinde, tüm komün, kooperatif çalışmalarında tüm gücüyle çalışması halinde demokratik ulus inşasının gereklilikleri de hızla yerine getirilmiş olacaktır. Eşbaşkan olarak belirlenen kim olursa olsun temsiliyeti bireysel değil, örgütlü bir kadın gücü olacaktır. Ben değil biz algısıyla örülecek yaşam. Erkeğin rant siyaseti, pragmatist yaklaşımları, kadını öteleyen, etkisiz kılmaya çalışan tavrının önüne set olmanın yolu örgütlü eşbaşkanlık sisteminden geçecektir. Kadınca bir siyasetin etkin olduğu alanlarda ki alan büyük ya da küçük birimlerden hangisi olsa da fark etmeyecek üretken ve aktif olacaktır.
Yerelde ve yerinde çözümle köy, kent, mahallelerde oluşacak birimlerde alınacak kararlar, yapılacak uygumlalar, ihtiyaçlar belirlenip eşbaşkanlık temsiliyetine iletilmesi halinde yığılan ve çözüm bulunmayan sorun yumaklarının halledilebilirliği artacaktır. Alanımızın güvenliğinden de temizliğinden de kadın bakış açısıyla gelişecek sorumluluk düzeyimiz büyük çapta yönetim alanlarına yansıması pozitif olacaktır. Erkek akılın iktidara kayan enerjisi eşbaşkanlık sisteminin iyi oturması halinde kadın enerjisi yaşamla buluşacaktır.
Eşbaşkanlıkla özgür yaşama