Kürt Kadın Hareketi'nin 35 yıldır bu anlamda mücadele verdiğini dile getiren BDP Ekoloji ve Yerel Yönetimlerden sorumlu PM üyesi Kibriye Evren, HADEP döneminde komisyonlarla başlayan kadın örgütlenmesinin eşbaşkanlığa kadar devam eden bir mücadeleyi kapsadığını ve kadının her alanda eşit temsilinin sağlanması amacıyla yürütüldüğünü ifade etti.


Biçilen roller aşılmaya başlandı
Komisyon döneminin kendileri açısından önemli bir deneyim olduğuna vurgu yapan Evren, "Bu, kadında bir özgüveni geliştirdi. HADEP Kadın Komisyonu daha sonra DEHAP'ta kollaşmaya gitti. Yani komisyonlardan kollaşmaya gelerek, daha geniş bir örgütsel zeminde buluşmayı sağladı. Kollaşma ile beraber meclisleşme dönemi başladı" dedi.
Bu süreç içerisinde hem parti içinde hem de sokakta birçok zorlukla karşılaştıklarını belirten Evren, şöyle devam etti: "Siyasetin içerisine girerken çeşitli zorluklarla karşılaştık. Kendi içimizdeki erkek arkadaşların baskıları ile de karşı karşıya geldik. Toplumda kadının yerinin evinin olması gerektiği, çocuklarına bakması gerektiği, kadının siyaset içerisinde, ekonomik ve sosyal hayatın içerisinde yer almaması gerektiği, kadının görevi ve işinin ev ve mutfak arasında olduğu gibi rol ve pozisyon biçilmişti kadına. Biz aslında komisyon ve kollaşma ile yavaş yavaş bunu aşmaya başladık."

Yüzde 40 kota bir nefesti
İlk dönemde sayılarının oldukça az olduğunu söyleyen Evren, sokak, parti ve evlerde verdikleri mücadele sonucunda ilerleme kaydettiklerini ifade etti. Meclisleşme süreciyle birlikte sorunları aşma yoluna girdiklerini dile getiren Evren, kadınlar olarak parti içerisinde aldıkları yüzde 40 cinsiyet kotasının eşitsizlik içinde bir nefes anlamını taşıdığını ve bir ara formül olduğunu belirtti.

Değişim ve dönüşümün zaferi
"DTP içerisinde başlattığımız eşbaşkanlık sistemi aslında bu değişim ve dönüşümün bir zaferidir" diyen Evren, bu sistemin yasalarda bir karşılığı olmadığını ama verilen meşru mücadele ile bunun yasalara da geçtiğini söyledi. Bu süreç içerisinde kadınların yapmış olduğu belediyecilikten dolayı toplumun içerisinde bir güven oluştuğunun altını çizen Evren, bu nedenlerden dolayı eşbaşkanlık sisteminin toplum tarafından hemen kabul gördüğünü ifade etti.  Şu an 135 merkezde eşbaşkanlık sisteminin hayata geçtiğini ve bu durumun tarihi olduğunu vurgulayan Evren, "Kürdistan'da Kürt kadınları birçok ilke imza attı. Yüzde 40 cinsiyet kotasından tutalım alanlara inme, eylemler yapma, kadının sorunlarını sokağa taşırma, sorunlarını sokakta çözme, sorunları halkla ve kadınlarla beraber çözme yine örgütlenme noktasında toplumun farklı kesimlerine giderek örgütleme sağlama noktasında kadın hareketi olarak büyük bir başarıya imza attık" dedi.

Mücadelenin daha da büyütülmesi görevi var
Verdikleri mücadelenin yeterli olmadığını, daha da büyütülmesi gerektiğini belirten Evren, şunları aktardı: "Bizler demokratik cinsiyet özgürlükçü paradigma temelinde toplumla doğru bütünleştiğimizde, sorunları toplumla beraber çözdüğümüzde, kadınların görüş, düşünce ve önerilerini yönetim mekanizmalarına kattığımızda eşbaşkanlık sistemini doğru hayata geçirebileceğimizi düşünüyoruz."
Eşbaşkanlık sistemiyle birlikte kadınların, toplumun ve siyasetin her alanında kendilerini temsil etme olanağı bulabileceğine vurgu yapan Evren, Kürt kadınlarının kendi içinde devrimsel bir süreç yaratırken, Türkiyeli ve Ortadoğulu kadınlara da örnek olduğunu ve bu haliyle hayatın her yerinde eşit temsiliyetin sağlanması için önemli bir adım olduğunu söyledi.


DİCLE MÜFTÜOÐLU/DİHA/AMED