ETA, gelecek hafta, Nisan’ın 8’inde son silahlarını da teslim edeceğini açıkladı. İspanyol hükümetinin sürekli talebinin bu olmasına rağmen ısrarla sessizliği de ilginç aslında. Bunun nedenlerinden biri, biraz da İspanya’da pek çoğunluğu olmayan bir hükümetin olması ama yine de yarım asırdan fazla süren bir silahlı mücadelenin bitişinin nihai adımının bu kadar sessiz karşılanması da ilginç. Salı günü GazeteDuvar için SORTU’nun uluslararası sorumlusu Gorka Elejabarrieta ile yaptığımız sürece ilişkin röportajı okuduğunuzu varsayarak devam ediyorum; ETA’nın silahlara vedasının etkileri ne olacak?
Önce şunu söylemeli ki mutlak olarak genel, standart ve her zaman geçerli bir şeyin olmadığını kabul ederek başlamak gerekiyor. Franco’nun diktatörlük döneminde silahlı mücadeleye başlayan ETA, faşist diktatörlüğü oldukça sarsan eylemler gerçekleşti. Hatta Franco’nun kendisinin aslında öldüğü ama koşullar hazırlanana kadar bedeninin sağ tutulduğu son döneminde içişleri bakanının makam arabasını 5 katlı bir binanın üzerinden atlatarak avluya düşüren suikast eylemiyle fiili olarak Franco rejimini sona erdiren de ETA’ydı aslında. Fakat ‘Özgürlük’ ortamında yine aradığına kavuşamadı Basklı devrimci grup. Bu yüzden, eylemleri daha çok bir çığlıktı aslında. Yıllar sonra Sub. Kumandan Marcos’un kendileri için söylediği gibi „Eğer maskeleri yüzlerimize takmasaydık hiç kimse yüzümüz olduğunun farkında değildi“ gibiydi.
Şimdi ise silahlar bir yük olarak gelmeye başladı özellikle toplumun üzerinde. Bazen umutsuz gibi görünse de Basklıları ayakta tutan çığlık, özellikle Avrupa Birliği ve Katalonya’daki gelişmelerden sonra kaldırılamaz oldu. Her zaman söylediğim gibi, gerilla hareketi genel politik kanaatin aksine demokratik bir harekettir. Daha doğrusu demokratik olmak zorundadır yoksa zaten yaşamaz. Bu yüzden Bask halkında ‘artık silahlı mücadele sürdürülememesi gerekir’ kanaati doğduğundan itibaren artık bunu kabul etmek zorundaydı. Bu yüzden de nihai silah bırakılması aşamasına gelen bu sürecin esas öznesi, bunu sağlayan Bask halkıydı.
Bunun en önemli etkilerinden biri de Katalonya idi. Bask’tan daha büyük ve etkin bir ekonomik güce sahip olan Katalonya silah kullanmadan, sürekli ve ısrarlı olarak hangi düşünce çizgisinde olsa da neredeyse bütün politikacılarının bağımsızlık düşüncesine gittikçe yaklaşıyor gibi göründüğünden, bu çizgi Bask içinde de daha sıcak geldi insanlara. Gorka’nın ‘artık başka türlü direneceğiz’ tanımı da tam bunu anlatıyordu zaten.
/**/
8 Nisan’da ETA son silahlarını teslim ediyor belki ama BASK direnişi ise hala yerli yerinde...