
DBP Eşbaşkan Sebahat Tuncel, kayyum yoluyla belediyelerin gasp edilmesini Anayasa Mahkemesi, Danıştay ve AİHM’e de taşıyacaklarını açıkladı.
DBP, Merkez Yürütme Kurulu üyeleri ve belediye eşbaşkanlarının katılımıyla belediyelere kayyum atanmasını görüşmek üzere partinin Amed İl Örgütü’nde bir araya geldi. Toplantı öncesi açıklama yapan DBP Eşbaşkanı Sebahat Tuncel 11 Eylül’de belediyelere kayyum atanarak darbenin sürdürüldüğünü söyledi. Tuncel’in açıklamalarından bazı bölümler şöyle: “Batman Belediyesinde polisin ‘Yönetime el koyuyoruz’ söylemi darbedir. Darbeyi tanımamak darbeye karşı direnmek de en demokratik hakkımızdır. Devlet sömürge politikasını yayarak kendini ortaya koymuştur. İdil Belediyesi’ne de kayyum atandı. Sonra da gözaltına alındı. 25 belediyemize kayyum atandı. Kayyum en önemli hedeflerinden biri de eşbaşkanlık sistemi olduğunu söyleyebiliriz. Iğdır ve Lice’de eşbaşkanlara kayyum atandı.
Kanunsuzluk kanun oldu
Görevden alınanların yerine başkalarının atanması gerekirken, onların yerine kayyum atadılar. Kendi anayasasını hiçe sayan bir durumla karşılaşıyoruz. İtiraz hakkını kaldırarak, kanunsuzluğu kanun haline getirdiler. KHK’larla yönetilen bir ülke gerçeğiyle karşı karşıyayız. Ortada bir faşizm var. Bunun karşısında tek direnen Kürt siyaset hareketidir.
Hukuk mücadelesi verilecek
CHP, Anayasa Mahkemesi’ne gidecek. Biz de bireysel başvuruda bulunacağız Anayasa Mahkemesi’ne. AİHM ve Danıştay’a başvuruda bulunacağız. Hukuk mücadelesini de vereceğiz. Halkımızın da başvuru hakkı var. Onlar da başvurabilir. Seçtikleri belediye eşbaşkanları ve meclis üyelerine kayyum atanmış, buna karşı başvuru hakları var.
800 kişilik dosya bekletiliyor
Terörle Mücadele Kanunu adı altında gazeteciler tutuklanıyor, eğitimciler tutuklanıyor. Kürtlere karşı bir yaklaşım var. Kürt belediye eşbaşkanları görevden alınıyor. Kürt öğretmenler açığa alınıyor. Amed’de 800 kişilik bir dosya olduğunu biliyoruz. Bekletiliyor. Etnik bir temizliktir bunun adı. Neden sadece Kürtlere karşı böyle bir uygulama yapılıyor. Böylesi bir uygulama kabul edilebilir mi. Etmeyeceğiz.
Irkçılık yapılıyor
İlk iş işgal ettikleri belediyelere bayrak astılar. Sonra Kürtçe tabelaları indirdiler. Şimdi de belediyeleri karakola çevirdiler. Van’da kayyum meclis toplantısına uzun namlulu silahlarla katılıyor. İl Genel Meclis toplantısı yapılamamıştır bu görüntü karşısında. OHAL adı altında terör estiriliyor. Türkiye’nin bunu kabul etmemesi gerekir.
DBP binaları belediye olacak
AKP’nin darbesine karşı boyun eğecek değiliz. Direnmek boynumuzun borcudur. Onun için belediye eşbaşkanlarımız görevlerinin başındadır. DBP binalarımızın tamamı belediye binası olarak kullanacağız. Halkımızın sorunlarına çözüm bulma konusunda yapacağımız daha çok şey var.
Her şey merkeze bağlanmış
Kayyum atanmayan yerlere de hizmet engellenmektedir. İçişleri Bakanı özel olarak belediyelerimizi çalıştırmamaklardır. Şu an belediyelerimizin hizmetleri devlet tarafından engellenmektedir. Halkımızın bunları bilmesi gerekir. Şu an belediyelerimizin çoğu bir müdürlük görevindedir. Her şey merkeze bağlanmış durumda. Belediye eşbaşkanlarımız gözaltına alınıp görevden alınabilir tehdidi altında. Tüm bu koşullara rağmen halkı sahipsiz bırakmamak için mücadele veriliyor. AKP iktidarı yerel demokrasiyi ortadan kaldırmıştır. Devleti polis devletine dönüştürmüştür.
Mücadelemizden vazgeçmeyiz
Açıklama yaptığımız yerin her yerine tutmuşlar. Bizim güvenliğimizi sağlamak için değil bizi tehdit etmek için gövde gösterisi yapılıyor. Bizi mücadelemizden vazgeçirmeye çalışılıyor. Ama vazgeçecek değiliz.
Sistematik şiddet uygulanıyor
MYK üyemiz Halil Aksoy dün (önceki gün) tutuklandı. Saray Belediye eşbaşkanımız gözaltına alındı. Erzurum’da 29, Êlih’te 80 kişiden fazla gözaltında. Devlet sistematik olarak partimize şiddet uyguluyor. Gözaltına alınarak, tutuklatarak, dayatmalarla çalışmalarımız engellenmek isteniyor. AKP hükümeti iktidarını korumak için tüm bunlar yapılıyor.”
Tuncel’in de pasaportuna el konuldu
Amed’de devam eden KCK ana davasına işaret ederek “Bu davayı yürütenler şimdi cemaatten tutuklu” hatırlatmasında bulunan Tuncel, şöyle devam etti: “Şimdi AKP bu davaları devir alarak sürdürüyor. Tüm davaların düşmesi gerekiyor. Basın çalışanlarına yurtdışı yasağı konulmuş. Benim de pasaportuma el koymuşlar. Zayi deniliyor ve pasaportlarımıza el konuluyor. Dün Hakkari’de serbest bırakılan arkadaşlarımıza ‘Haftada 3 gün imza at’ deniliyor. Erdoğan Saray’da otursun diye demokrasi mücadelesi verenlere karşı her türlü uygulamalar uygulanıyor.
Direneceğiz ve kazanacağız
AKP’nin uygulamalarına karşı direneceğiz ve kazanacağız. Bu iktidarın gitme zamanı gelmiştir. Bu halka verecek bir şeyi kalmamıştır. Ana muhalefetin de bu yaşananlardan kendileri de sorumludur.”
CHP ve AKP liderleri arasında dün gerçekleşen görüşmeye de işaret eden Tuncel, “CHP başbakanla görüşecek neyi görüşecek. Kayyum atadığınız sürece sizinle görüşmem demelidir. CHP’ye çağrımızdır, AKP kayyumları geri çekmeden görüşmemelidir. Kayyumlara karşı direnişlerimiz devam edecek. KHK derhal geri çekilmesi gerekir” dedi.
DİHA /AMED