Küresel sistemde paranın patronu olarak kabul edilen Uluslararası Para Fonu (IMF), açıkladığı raporda Euro Bölgesi için karamsar bir tablo çizdi. IMF, Euro Bölgesi’nde ekonomik durgunluğun önümüzdeki yıl da devam edeceğini belirterek, 2013 yılı küresel büyüme tahminini yüzde 4.1’den, 3.9’a düşürdü.
IMF, küresel canlanmanın halen risk altında olduğunu açıkladı ve 2013 yılı büyüme tahminini yüzde 4.1’den, 3.9’a düşürdü. IMF’nin tek tek ülkelerin gayri safi milli hasıla tahminlerinden oluşan dünya üretimindeki artış tahmini ise yüzde 3,5’ta kaldı.
IMF’nin yılda iki kez yayımladığı Dünya Ekonomisine Bakış adlı raporunda, 17 üyeli Euro Bölgesi’nde ekonominin bu yıl yüzde 0,3 oranında daralması, gelecek yıl ise 0,7’lik bir toparlanma yaşaması bekleniyor.
Almanya’nın büyüme oranlarını değiştirmeyen Para Fonu’na göre Alman ekonomisi bu yıl yüzde 1, 2013 yılında ise yüzde 1,4 oranında büyüyecek. IMF, ABD ve Çin ile ilgili büyüme tahminlerini de üç ay öncesine göre biraz düşürdü.

Merkel: Bu küçülme normal
Raporda „en büyük öncelik Euro Bölgesi’ndeki krizin çözülmesidir“ denildi.  IMF, riske Avrupalı liderlerin gecikmeli ve yetersiz tedbirlerinin neden olacağını iddia ediyor.
IMF raporunda bankacılık ve mali birliğin sağlanarak tam bir parasal birlik yaratılması konusunda Avrupa’nın kararlı olması gerektiğini savunuyor.  IMF düzelmeyi kriz ülkelerinin aşırı borç yükünden kurtarılması şartına bağlıyor.
Almanya Başbakanı Angela Merkel tahmini oranların IMF tarafından düşürülmesiyle ilgili olarak, kalıcı büyüme rotasına girebilmesi için Euro Bölgesi ekonomilerinin geçici olarak daralmasını normal kabul etmek gerektiğini söyledi.

İspanya isyanda
IMF ve küresel ekonominin yürümesinde söz sahibi olan diğer karar odakları, hükümetlere sürekli „Borç yükünden kurtulun“ önerisi bulunuyor. Ancak, hükümetler, ekonomide istikrar için kamu harcamalarını kesince İspanya’daki gibi toplumsal patlamalar da ortaya çıkıyor. İspanya hükümeti bütçe açığını kontrol altına almak için kamu harcamalarını 65 milyar Euro azaltmayı kararlaştırdı.
Başbakan Mariano Rajoy’un bütçe açığını kapatmak için uygulamaya koyduğu kemer sıkma politikası, muhafazakar hükümete tepki gösterilmesine yol açtı. İki buçuk yılda 65 milyar Euro tasarruf edilmesini öngören son istikrar paketi İspanya’nın bütün kentlerinde halkın sokaklara dökülmesine yol açtı. Protesto eylemleri her yerde şiddetsiz geçmiyor. Sol muhalefet ve sosyologlar, Euro krizinin pençesindeki İspanya’da toplum barışının tehlikeye girebileceği uyarısında bulunuyorlar.
Sendikalar genel greve gidecekleri uyarısı yapıyor. İşsiz olanların sayısı ise 6 milyon sınırına ulaşarak, ülke tarihinin işsizlik rekoruna ulaşmış durumda.

HABER MERKEZİ




HSBC’ye soruşturma


ABD Senatosu için düzenlenen bir soruşturmaya göre, HSBC bankasında denetimlerin gevşek tutulması, neredeyse 10 yıl boyunca banka üzerinden para aklanmasına olanak verdi. Raporda HSBC, ABD’yi uyuşturucu kartelleri ve ‘terör örgütleri’ karşısında kabul edilemeyecek risklerle karşı karşıya bırakmakla suçlanıyor.
Raporda, bankanın ABD kolunun kendisini para aklama operasyonlarından koruyamadığı hükmü veriliyor. Soruşturmayı yürütenler, bankayı havale işlemlerini gereğince takip etmemekle, detaylı inceleme (due diligence) yapmamakla ve personelinin yetersiz kalmasıyla eleştiriyor.
Raporda, ABD’ye bankanın Meksika kolundan giren yüklü miktardaki paranın en azından bir bölümünün uyuşturucu ticaretinden sağlandığı tahminine yer veriliyor. Bankaya Meksika’dan iki yılda yedi milyar doları aşkın nakit girişi oldu. Raporo göre, ayrıca, Suriye, Cayman Adaları, İran ve Suudi Arabistan’dan da şüpheli havaleler yapıldığı belirlendi.