Esenyurt’un Talatpaşa Mahallesi’nde bulunan evlerine sürekli polis baskını gerçekleştiğini belirten Seher Kıyıcı, dün sabah yapılan baskında çocuklarının gözleri önünde polislerce sözlü ve fiziksel şiddete maruz kaldığını ifade etti.
İstanbul’un Esenyurt ilçesi Talatpaşa Mahallesi’nde yaşayan Seher Kıyıcı, eşi Yılmaz Kıyıcı’nın sosyal medya paylaşımı gerekçe gösterilerek dün sabah saat 06.00 sıralarında evine polisler tarafından baskın düzenlendi. Kıyıcı, polis baskını sırasında maruz kaldığı saldırıya ilişkin şunları aktardı: “Evimin kapısı büyük bir gürültüyle çalındı. ‘Kimsiniz?’ diye sordum. ‘Polis’ yanıtını alınca kimlik görmek istediğimi söyledim. Buna karşılık ağıza alınmayacak hakaretlere ve küfürlere maruz kaldım. Kimlik göstermeden içeri girdiler. Sözlü hakaret çocuklarımın gözleri önünde de sürdü. İte kalka evi aramaya başladılar. Evi altını üstüne getirdiler. Evimize sürekli düzenlenen baskınlar yüzünden çocuklarımda ciddi korkular gelişti. Bu nedenle çocuklarımı polis baskınından uzaklaştırmak üzere odaya götürdüm. Yaşananlar kelimenin tam anlamıyla kaostu.”
Baskınlar sistematik şiddettir
Evlerine ve iş yerlerine polis tarafından baskın düzenlenerek saldırıya maruz bırakıldıklarını belirten Kıyıcı, yaşanan saldırılar nedeniyle eşi Yılmaz Kıyıcı’nın Avrupa’ya ilticada bulunmak zorunda kaldığını söyledi. Kıyıcı, “Eşim yıllarca fırıncılık yaptı. Çalıştığı iş yerine ve evimize defalarca polis baskını gerçekleşti. Eşim süreklileşen baskınlar ve saldırılar nedeniyle beni ve çocuklarımı bırakarak yurt dışına gitmek zorunda kaldı. Ancak bu baskınlar yine de son bulmadı. Baskınlar sistematik şiddet haline gelmiş durumda. Çocuklarımla kendi evimde yaşayamaz hale geldik” şeklinde konuştu.
Konuya ilişkin ulaştığımız Yılmaz Kıyıcı ise kendilerine dönük polis baskını ve saldırıların sistematikleştiğine dikkat çekerek, baskının Kürt halkına dönük tahammülsüzlüğün göstergesi olduğunu vurguladı.
İSTANBUL