‘Evde kal’ çağrısına uyan kadınlar için Newaya Jin okuma fırsatı. Kadın direnişine, savunma ve örgütlenme mekanizmalarına odaklanılan 181. sayının içeriklerine, site üzeri de ulaşmak mümkün.
Koronavirüs salgınıyla beraber insanlar çeşitli tedbirler alarak hem kendilerini hem de sevdiklerini korumaya çalışıyor. Tüm dünya ‘evde kal’ çağrısına uyuyor. Böyle zamanlar, okuma alışkanlığının kazanılması için de bir fırsat. Aylık kadın gazetesi Newaya Jin, Nisan sayısını okurları için hazırladı.
‘Kadın Enternasyonaline Doğru’ manşetiyle çıkan Newaya Jin, Mart ayı içerisinde karşılanan Dünya Kadınlar Günü’nün sonuçlarına dair makaleler ve değişik konularda röportajlara yer veriyor.
Topyekun savunmanın aciliyeti
Kadın cinayetleri, ‘tecavüzcülere af’ yasası, nafakanın engellenmesi tartışmaları, eşbaşkanlık sistemine saldırılar sürerken, kadınların mücadelesi de sürüyor. HDP’nin bir önceki dönem eşbaşkanı olan ve tutsak edilen Figen Yüksekdağ, bu eksende kadınların başlıca gündemlerine dair gazeteci Heval Aslan’ın sorularını yanıtlıyor. Türkiye’de kadınlar açısından karanlık bir dönemin yaşandığını hatırlatan Yüksekdağ, adil, barışçıl bir toplum ve siyasetin kurucu gücünün kadınlar olduğunu ifade ediyor ve eşbaşkanlık sistemini bir direniş kalesi olarak tanımlıyor. Yüksekdağ, birleşik kadın hareketi ve kadınların topyekün savunma mekanizmasının aciliyetine de dikkat çekiyor.
Enternasyonalist bir devrim
8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle genel atmosferi ve verilen mesajları yorumlayan Nazan Üstündağ, Gülistan Çiya Îke ve Ronî Eylem, kadın mücadelesinin ataerkil mikrobun panzehiri olduğunu vurgulayarak, enternasyonalist kadın devriminin zeminine odaklanıyor.
21. yüzyıl feminizminin kendini tanımlama arayışına odaklanan Zerya Gül ise, ‘Teklikten ikiliğe ikilikten çoğulluğa’ başlıklı makalesinde, feminizmi giderek “her bireyin feminizmi”ne doğru yönelten bir zihniyet karmaşasının, politikasızlaştırma sonucuna götüreceği’ uyarısında bulunuyor.
‘Asla Yalnız Yürümeyeceksin’
Bu sayıda, Şubat ayında gerçekleştirilen Türkiye Kadın Buluşması’nın sonuçları ile sonu gelmeyen kadın katliamları ve buna karşı verilen mücadeleye dair Kadın Meclisleri Üyesi Melek Önder ile yapılan röportaja da yer verilmiş. “Kadın cinayetlerinde artışın temelinde eşitlik yolunda uygulanmayan politikalar var” diyen Önder, dünyada ve Türkiye’de her geçen gün kadın mücadelesinin örgütlü bir feminizmi var ettiğini belirtti.
Aile ideolojisine karşı özgür eş yaşam
Yazarlardan Sara Aktaş, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın kadın özgürlüğüne yaklaşımını analiz ederken, ideolojik, felsefi ve paradigmasal düzeyde ele alışının Kürt halkı kadar Kürt kadınları açısından da devrimsel gelişmelere yol açtığını belirtiyor. Öcalan’ın, “kadının köleleştirilmesi ve baskı altına alınması ilk karşı devrimdir” belirlemesini hatırlatan Aktaş, siyasi ve ahlaki toplumun temel taşı olarak özgür eş yaşam önermesine dikkat çekiyor.
Amara köyünün sosyo-kültürel gerçekliği ile 4 Nisan doğuşunu yorumlayan Asmin Engin ise, Apo klanından Demokratik Kürt Uluslaşması’na uzanan süreci anlatıyor.
Siyaset gençleşmeli
Bir diğer röportaj da 23 Şubat’ta Almanya’nın Hamburg Eyaleti’nde gerçekleştirilen seçimlerde Die Linke’den üçüncü dönem milletvekili seçilen Cansu Özdemir ile olanı. Geçtiğimiz dönemlerde Türk istihbaratı tarafından takibe alınan ve ölümle tehdit edilen, Alman istihbaratının karalama kampanyalarının hedefi haline getirilen, hakkında davalar açılan genç siyasetçi, siyasette kadın ve gençlerin rolünü, Almanya’nın iç ve dış politikasını değerlendiriyor
Edebiyat tadında bir anlatı
Reyhan İke, soykırım ve asimilasyonun etimolojik tanımını yaparken, rüya ile gerçek arası bir kurguyu buluşturan Dilzar Dîlok, edebiyat tadında bir anlatı bırakıyor hafızalarda: “Rüya mı? Gördüm o rüyayı. Rüyamda karanlık bir yerdeyim. Etrafım hepten boşluk. Benim için hazırlanmış bir an ve bir evrendeyim gibi. Aslında hiçbir şey görünmüyor, sonsuz bir boşluk bilincine rağmen bir varlık hissi var.”
Jineoloji ve toplumsal sağlık
Newaya Jin, 181. sayıda, sağlık sayfasını dünyanın başlıca gündemine yerleşen Koronavirüs Corona pandemisine dair haberlere ayırmış.
Yazılar bununla da sınırlı değil. Viyan Poch’un Jineoloji’nin uluslararası yankılarına dair makalesi, 2018’de Rojava’da Jineoloji Akademisi tarafından kurulan Andrea Wolf Enstitüsü’nün tanıtımı, Necibe Qeredaxî’nin Başûrê Kürdistan’a dönük işgal saldırılarına ilişkin makalesi, 1800’lerin sonlarında İran Şah’ı ve Rus işgaline karşı Şîrwan bölgesinde başlayan isyana katılan Horasanlı savaşçı Tûfegul ile 19. yüzyıl Avrupası’nın ırkçı-sömürgeci bakış açısının kurbanlarından olan Güney Afrika yerlilerinden Sara Baartman’ın portresi ile çeşitli tarihlerde yaşamını yitiren kadın gerillalar Newal ve Viyan Têkoşîn anısına kaleme alınan anı yazıları…
Sayının içeriklerine http://www.newayajin.net sitesinden de erişmek mümkün.
HABER MERKEZİ