Kobanê halkının inanç, irade ve onuruna dayanarak DAİŞ katillerine karşı gösterdiği tarihte örneği az görülen direniş ile insanlığa adeta umut gibi kutsal  bir duyguyu hediye olarak sunmuştur.

Bugün Kobanê'de yaşananlar tarihe damgasını vurmuş tüm kahramanların yeniden hayat bulmasıdır. Tankların korkunç gücüne karşı yüreğindeki inancın gücü ile direnen Ömer Muhtarlardan tutalım, sayıları yüzbinleri bulan işgalci ordulara karşı, aşkın gücü ile savaşan dervişlere kadar, Dımdım kalesinde zalim ordulara teslim olmaktansa, kendilerini saçlarının örgüleri ile asıp, kayalardan atlayan onurlu kadınlardan tutalım, özgür ve komünal bir yaşamın dışında başka bir yaşamı yaşamaktansa ölümlerin her çeşitini göze almaktan çekinmeyen hakikat arayışçılarına kadar. Yani kısacası insan onuruna, inancına ve iradesine dayalı herşeyi bugün Kobanê'de bulabilirsiniz.
Çünkü onlar tankların topların veya tekniklerin gücüne değil insanın onuruna ve gücüne inananlardır.
Onlar birilerine sırtlarını dayayıp da ayakta durup yürüyenlerden değil, kendi öz iradelerine dayanarak yaşayıp savaşanlardır.
Onlar DAİŞ’i, Türk devletini  yada balon gibi şişirilmiş, esasında neredeyse kendi gölgelerinden bile korkan devletlerin oluşturduğu o koalisyonu da çok iyi tanıyorlar.
Belki de Kobanê halkını bu kadar direngen kılan bu hakikati çok iyi bilmelerindendir. Yoksa direnmeyip de kime güvenecekler? Kim gelip onları kurtaracak?
Atalarımız boşuna dememişler; 'Kelin ilacı olsa ilk önce kendi kafasına sürer' diye. Aslında bugün insanlardan istenen şey, DAİŞ ile mücadele koalisyonunun birşeyler yapabileceğine inanmaktır. Çünkü hem onlar DAİŞ'i iyi tanıyor, hem de DAİŞ onları iyi tanıyor. Bu güçler DAİŞ'i yaratırken hesapları çok farklıydı ama bugün gelinen nokta çok farklıdır. Yani sözün özü; 'Evdeki hesap çarşıya uymadı’.
Günümüzde insanların zihinlerinde bir korku imparatorluğunu kurarak, insanlarda gelişen özgürlük tutkusu ve umudunu yok etmek isteyen katiller şebekesi DAİŞ, emperyalist güçler tarafından, iti ite kırdırtma zihniyeti ile yaratılan bir canavar ordusudur. Nedense şimdi bu canavar ordusu onları yemek için peşlerine düşmüştür.
Ne gariptir, en az yüz devletin oluşturduğu koalisyon bile, DAİŞ korkusu ile adeta kabusların deryasında yüzerken, Kobanê halkı gösterdiği onurlu duruşu ile bu şişirilmiş koalisyona bile  umut ışığı oldu. Çünkü DAİŞ'ten en çok korkanlar yine onlardır.
Belki yarattıkları bu  canavarın ne kadar ahlaksız, insani ve toplumsal değerlerden uzak olduğunu çok iyi bilmelerinden kaynaklıdır.
Belki de DAİŞ’e karşı güçlü bir şekilde savaşamayacaklarına kendilerini inandırdıklarındandır.
Bugüne kadar koalisyona girmemek için en fazla direnen devlet ise Türk devletiydi. Nedeni de savaşmak istemediğinden değil, savaşamayacağını çok iyi bildiğinden kaynaklıydı. Ancak dışarıdan, özellikle de Batılı güçlerden gelen baskılar yoğunlaşınca, bu sefer de işi fırsata dönüştürmenin kurnazlığına soyunmuştur. Açık açık, "Ben DAİŞ ile savaşamam,  onun üzerine kurduğum planlar, yaptığım hesaplar tutmadı, ben onun esiri oldum" diyemediği için çıkmış hiçbir zaman olmayacak duaya amin dedirtmeye çalışır.
Neymiş DAİŞ'e karşı oluşan bu koalisyona girmenin şartı olarak, Rojava’yı boşaltıp tampon bölge yapacakmış. Sanki Kürtler eski Kürtlerdir de her önüne gelen onların hakkında konuşabilir, karar alabilir. Sanki dış güçler kabul etse hemen olacakmış. Sanki PKK'ye inanan ve neredeyse sayıları yüz bine varan silahlı güçler dış güçlerin onay ile hareket edip hemen teslim olacakmış gibi kendileri bile rüyalarında görseler kesinlikle inanmayacakları bu tür gerekçe ve şartları öne sürerek kendisini kamufle etmeye çalışıyorlar.
Ancak ne yazık ki 'takke düşmüş kel görünmüş' misali herşey tüm çıplaklığı ile ortadadır. Bugüne kadar canavarı en çok besleyen Türk devletidır. Herşey Rojava’da gelişen devrimi boğmak içindi fakat Rojava halkı her gün verdiği amansız mücadele ile defalarca ispatladı ki onurundan ve özgürlüğünden asla taviz vermeyecektir.
Ayrıca Türk devleti, DAİŞ, ve tüm özgürlük düşmanlarının güçlerini birleştirip Kobanê’ye karşı sefere başlarken herhalde öyle zanettiler ki hemen Kobanê’yi düşürüp diğer kantonları da alacaklar. Ama evdeki hesaplar her zaman çarşıya uymayabilir çünkü Kobanê sonuna kadar direnecek ve bitirilmek istenen özgürlüğünün umudunu hep diri tutacaktır.