Dünyanın kutladığı Anneler Günü'nü Türkiyeli anneler, acı ve gözyaşı içinde, kendilerine dayatılan savaş sonucu hayatını kaybeden çocuklarının mezarlarının başında, gözaltına alınan veya kaybedilen çocuklarının yolunu ağıtlarla beklemekle karşılıyor. 'Cennet annelerin ayaklarının altındadır' görüşünü savunan ve 'anneler ağlamasın' argümanıyla başlatılan 'çözüm sürecini' önce siyaseten kullanan ve ardından da tanımayan AKP iktidarı, annelere acılarla dolu günler armağan etti. Taybet İnan’ın (57) sıkıyönetim saldırıları sırasında cenazesinin 7 gün yerde kalmasını görmezden gelen ve asker polislerin destan yazdığını söyleyen, Berkin Elvan’ın annesi Gülsüm Elvan’ı ise meydanlarda yuhalatan Erdoğan, dün de Türkiye’deki her anneyi kendi annesi gibi gördüğünü ileri sürerken, Kürdistan'daki anneler, Anneler Günü'nde evlat diye mezar taşlarını kucakladı. 


'Anneler ağlamasın, dik dursun'

AKP hükümetinin yıkım ve savaş politikaları yüzünden her gün çok sayıda kişinin yaşamını yitirdiği Kürdistan'da Barış Anneleri, Anneler Günü'nde Wan Yenimahalle Şehitliği'nde çocuklarını ziyaret etti. Barış Annesi Muhsine Yılmaz, çocuklarının kendilerinden hep barış için emek vermelerini istediklerini söyleyerek, "Çocuklarımız ölürken bile biz hep barış istedik" dedi. Çocuğunun şehit olmasından dolayı başının dik olduğunu ifade eden Yılmaz, "Pişmanlığımız yok, onların bize açtığı yolda devam edeceğiz, mücadelelerini sürdüreceğiz" dedi. 

Yılmaz, evladını kaybeden annelere, "Azad şehit olmadan önce ben şehit olursam ağlama derdi. Ben ağlamıyorum, anneler de ağlamasın, dik dursun" çağrısında bulundu.


'Her mezarda bir annenin canı'

Anneler Günü'nde yüreği yanan anneler olarak Kürdistan'daki savaşın artık son bulmasını istediklerini belirten Cahide Ölmez ise, "Yüreklerimiz yandı daha kaç ananın yüreği yanacak" diye sordu. Yıllardır barış için bedel ödeyerek mücadele ettiklerini belirten Ölmez, "Barış olsun ki analar evlatlarından ayrı düşmesin. Anneler mezar mezar dolaşıyor, her mezarda bir annenin canı yatıyor" şeklinde konuştu.


'Bugün biz çiçek götürüyoruz'

Anneler Günü'nde annelere hediyeler verildiğini, ancak AKP hükümetinin annelere evlatlarının cenazelerini verdiğini söyleyen Zekiye Kaya, "Bu onurlu günde eskiden çocuklarımız bize çiçek getirirdi, bugün biz çocuklarımıza çiçek götürüyoruz" şeklinde konuştu. 


'Bizim için kara bir gün'

Amed, Êlih, İzmir, Wan, Dersim, Şirnex ve Sêrt'te, Anneler Günü vesilesiyle açıklama ve etkinlikler yapıldı. Ülkedeki tüm annelere seslenen aktivistler, "El ele verip çocuklarımızın ölümlerine engel olalım" çağrısı yaptı. 

Amed'de Dicle Fırat Kültür Merkezi'nde yapılan açıklamada Havva Kıran, anneler adına konuştu. "Anneler günü bizim için kara bir gündür. Silopî, Cizîr, Sûr Nisêbîn, Şirnex ve Gever'de morglar cenazelerle dolu. Anneler günlerdir nöbet tutuyor ama maalesef seslerini kimse duymuyor. Biz anneler gününü kutlamıyoruz" diyen Kıran, Silopî'de sokak ortasında katledilen Taybet İnan'ı hatırlattı. 

Silopî'de KJA, DBP ve HDP'li kadınlar, Anneler Günü dolayısıyla devlet güçleri tarafından çocukları, anneleri katledilen ailelerin yanı sıra tutuklu yakınlarını ziyaret etti. Ziyarette konuşan Pakize Nayır'ın annesi Behiye Nayır, "Anneler Günü Kürt annelerine kara bir gündür" dedi. Nayır, çocukların katledilmediği ve tutsak olmadığı bir günde Anneler Günü'nün kutlanması temennisinde bulundu. 


'Ölümlere engel olalım'

Êlih Barış Anneleri Meclisi üyeleri ise Amed ve Cizîr'de devlet saldırıları sonucu çocuklarını kaybeden anneleri ziyaret etmek için yola çıktı. Yola çıkmadan önce açıklama yapan Nuray Seçkin, bu anlamlı günde Amed ve Cizîr'de çocukları devlet tarafından katledilen annelerin yanında olacaklarını söyleyerek, "Kürt anneleri olarak biz de herkes gibi çocuklarımızın canlı bedenlerine sarılmak istiyoruz. Bu anlamlı günde çocuklarımızın bize gül vermesini istiyoruz. Bütün anneler el ele verip çocuklarımızın ölümlerine engel olalım" dedi. 


 HABER MERKEZİ






18 yıldır kızının kemiklerini arıyor 


Dünyanın birçok yerinde milyonlarca çocuk, dün anneler gününde, annelerine olan sevgilerini göstermek için hediyeler aldı, küçük kağıtlara yazılı şiirler yazdı veya en azından anneleri ile kucaklaştı. Kürdistan'da ise diğer bayram ve özel günlerde olduğu gibi savaşın süren gerçeği kendisini bir kez daha yakından hissettirdi. Kimisi bir morgun önünde çocuğunun en azından teşhis edilmesini beklerken, bir diğeri ise bir mezarı olsun diye çırpındı.  

Bu annelerden biri de, 12 Ekim 1998 tarihinde Wan'ın Şax ilçesine bağlı Gorendeşt Yaylası'nda 26 PKK gerillası ile birlikte kimyasal silah kullanılarak katledilen kızı İnci Avcı'nın (Melsa) kemiklerinin peşinde olan 86 yaşındaki Melek Avcı. 3 ayrı yerde olabileceği belirtilen kemikleri 18 yıldır arayan Avcı, kızının cenazesini Feraşin Şehitliği'ne gömmek istiyor. 


4 gün işkence gördü

Qers'in Qaxizman ilçesinde yaşayan anne Avcı, Kürdistan'daki özgürlük mücadelesini soluk soluğa izlemiş, 90'lı yılların sonunda çocukları Kesim ve Nesim 'örgüt üyeliği' suçlamasıyla tutuklandığında 4 defa açlık grevine girmiş bir anne. Çocuklarının karşılaştığı gözaltı, tutuklanma ve işkenceler yetmemiş olacak ki, anne Avcı da, 'örgüte yardım ve yataklık' iddiasıyla gözaltına alınarak, 4 gün boyunca işkenceye maruz kalır. 


Feraşîn'e gömmek istiyor

Çocukları için verdiği mücadelede devletin şiddet yüzü ile tanıştığını belirten anne Avcı, 18 yıldır kızının kemiklerini aradığını ve beş yıldır süren bir mahkeme süreci yaşadığını dile getirdi. Doğurduğu 21 çocuktan 10'unu kaybettiğini belirten anne Avcı, "Kızımın kemiklerini bulup Feraşîn Şehitliği'ne defnedeceğim. Yıllardır geceleri uyuyamıyorum. Artık kızımın kemiklerini verin" sözleriyle yüreğinde taşıdığı en büyük isteği dile getirdi. 


 DİHA/WAN