DÎLAN KARACADAÐ/HABER MERKEZİ 


Almanya’nın Hamburg kentinde 7-8 Temmuz’da yapılacak G20 zirvesi için geri sayım başlarken, zirve karşıtı kesimlerin Stadtpark’ta hazırladığı kampın yasaklanmasına ilişkin tepki ve girişimleri sürüyor.

Hamburg Stadtpark’ta G20 zirvesini protesto etmek için kent dışından gelen protestocuların kalacağı kampa Hamburg Yüksek İdare Mahkemesi’nin izin vermediği geçtiğimiz Cuma günü duyrulmuştu. Yasağa karşı hukuki girişim başlatan organizatörler, bu hafta başvurdukları Karlsruhe’deki Federal Adalet Mahkemesi’nden çıkacak sonucu bekliyor. 


Hamburglular hazır

Almanya Demokratik Kürt Toplum Merkezi (NAVDEM) yöneticilerinden Yavuz Fersoğlu, kamp konusunda ısrarlı olacaklarını vurguladı. Engellemelere rağmen farklı kentlerden gelen eylemciler için NAVDEM başta olmak üzere çok sayıda kurum, kuruluş ve şahsiyetin çaba içinde olduğunu belirten Fersoğlu birçok kişinin gelenleri evinde misafir edeceğini, bahçesini çadır kurmak isteyen eylemcilere açacağını söyledi. 


Yatak borsası

Fersoğlu, aynı zamanda “Bettenbörse” (yatak borsası) isminde internet üzeri kalacak yerlerin de ayarlanabileceğini aktardı. İnternet üzeri kalacak yer ayarlamak için şu linkten bilgi alınabilir: www.g20-protest.de


Nöbet eylemi sürüyor 

Kamp kurulması planlanan Stadtpark’ta Pazartesi günü başlayan nöbet eylemi ise devam ediyor. Stadtpark’ta çadır kuran 15 eylemci, “We are here and we will camp” (Biz burdayız ve kamp kuracağız) yazılı pankart açtı. 


Volkspark’ta da kamp var

Volkspark’taki kamp yeri hakkında da bilgi veren Fersoğlu şu bilgileri paylaştı: “İki kamp alanı hazırlanmıştı. Biri izin alınamayan Stadtpark’ta bulunan ve ‘antikapitalist kamp’ olarak adlandırılan yer. Diğeri ise Altona semtinde bulunan Volkspark’taki kamp alanıdır. 5-7 bin kişilik kapasitesi olan Volkspark alanı için bir yasak olmadığı için planlandığı gibi kalacak.” 


Miting alanı değişebilir

İzin alınamayan Stadtpark’taki kampın sadece gecelemek için değil, kültürel ve siyasi etkinlikler için de planlandığını belirten Fersoğlu miting alanıyla ilgili tartışmalara da şöyle açıklık getirdi: “Biz miting alanın Heiligengeistfeld’de olmasını istedik. Kabul edilmedi. Buna karşı da hukuki girişiminde bulduk. Kabul edilmezse bitiş mitingi polisin önerdiği Millerntor’da olacak. Bizim istediğimiz alanda 150 bin kişi sahneyi görebilecekti. Millerntor’un kapasitesi 30 binden fazla kişiyi kaldırmaz.”


Vekiller: Yasakları kaldırın

Engellemelere karşı mücadele edenlerden biri de Almanya Sol Parti (Die Linke) Federal Milletvekili Jan van Aken. Milletvekili van Aken, “İnsanlık dışı siyaset yürüten G20 zirvesini protesto etmek için Hamburg’a gelenlerin tabii ki kalacak bir yere ihtiyacı var. Pahallı otel odaları ise sadece zenginlerin, küçük seçkinler ve güçlülerin ihtiyaçlarını karşılayabilir. Hamburg’ta G20 zirvesini protesto etmek isteyen insanlar korkutulmak isteniyor” dedi. Sol Parti Milletvekili, protesto ve gösteri hakkına zarar verilmeden yasakların kaldırılmasını istedi. 

Hamburg Eyalet Parlamentosu Sol Parti Milletvekili Martin Dolzer ise “Her ne kadar Kürt, Alevi dernekleri veya şahsiyetler ev ve bahçelerini açsa da bu bir kampın yerini tutmuyor. Ancak kapıların açılması iyi bir sinyal” dedi. 


NAVDEM: Erdoğan’a gerçekliğini haykıralım

Öte yandan yazılı bir açıklama yapan NAV-DEM Eşbaşkanlığı, G20 protestolarına katılım çağrısı yaptı. Açıklamada “Ne Erdoğan’a ne de kapitalizme geçit verelim. Erdoğan’a ‘Sen meşhur değilsin- sen bir katilsin- seni burada istemiyoruz’ çağrısını haykırmak için büyük yürüyüşe güçlü katılalım” ifadeleri yer aldı.