BARIŞ BALSEÇER / STRASBOURG
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin sona ermesi amacıyla Leyla Güven öncülüğünde başlayan açlık grevlerine Strasbourg’dan ses veren 14 eylemcinin süresiz-dönüşümsüz açlık grevi eylemi 82.gününde.
Kürt halkı ve dostlarının yoğun ziyaretler gerçekleştirdiği eyleme İsviçre Açlık Grevleriyle Dayanışma Platformu bir ziyaret gerçekleştirdi.
Avrupa’da bulunan Türkiyeli sol, sosyalist grupların, Kuzey Kürdistanlı kurumların, Süryani halkından yapıların da aralarında bulunduğu 20 grubun oluşturduğu platformun ziyaretinde, platform sözcüsü Cengiz Kılıç, haklı ve meşru olan açlık grevi eylemine destek ve dayanışma da bulunmak için ziyarette bulunduklarını belirterek, eylemle örgütlenen direnişe büyük anlamlar yüklediklerini belirtti.
Tecridin kırılması faşizmi yıkıma uğratacaktır
Kendilerinin de bu mücadele ve direnişin parçası olduğunun altını çizen Kılıç, kurdukları platformla bu direnişi büyütmeyi amaçladıklarını söyledi. Şu ana kadar eylemcilerin sesi olma noktasında eksik kaldıklarını belirten Kılıç, bugünden itibaren daha fazla duyarlılık yaratmak için sürekli eylemsellik içinde olacaklarını belirtti.
Kürt Halk Önderi üzerindeki ağırlaştırılmış tecridin demokrasi ve özgürlükten yana olan her kesime uygulanan bir tecrit olduğunu belirten Kılıç, tecridin kırılarak faşizmin yıkılmasının, demokrasi mücadelesinin de önünü açacağını sözlerin ekledi. Kılıç, bu direnişle kazanılacağına inandıklarını belirterek, herkesin geç kalmadan ayağa kalkması çağrısını yeniledi.
Faşizme karşı ortak mücadele zorunluluk
Eylemciler adına söz alana KCDK-E Eşbaşkanı Yüksel Koç ise, tecridin birlikte yaşamak isteyen tüm kesimlere uygulandığını belirterek, direnişleriyle bu tecridi kırmayı amaçladıklarını ve dolayısıyla demokrasiyi yeniden inşa etmeyi hedeflediklerini belirtti. Koç, direniş etrafında oluşan bu dayanışmaları önemsediklerini vurgulayarak, birlikte mücadele etmenin ise tarihi bir zorunluluk olduğunu söyledi.
Eylem planlamalarını yaptık
Gerçekleşen ziyaret sonrasında gazetemizin sorularını yanıtlayan İsviçre Açlık Grevleriyle Dayanışma Platformu sözcüsü Cengiz Kılıç, yaptıkları, yapmakta oldukları, yapmayı planladıkları eylem ve etkinliklere ilişkin olarak şu bilgileri bizlerle paylaştı:
“Şu ana kadar 3-4 yerde bir kaç eylem düzenledik. Ağırlılı olarak eylemlerimize Zürih‘te devam ettik. Basel‘de eylem izni alamadığımız için şu ana kadar çokça bir şeyler yapamadık. Basel‘de 23 Mart‘ta kitlesel bir miting yapmak için başvuruda bulunduk. Platformumuzun Basel ve Zürih‘te birer komitesi bulunuyor. Basel Bahnhof‘da Cuma günleri, Pazartesi ise değişik yerlerde olmak üzere haftada iki gün eylemler yapıyoruz. Zürih‘te de haftanın 3 günü eylemler yaptık. Şu anda da yeni planlarımız var. Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla yaptığımız çalışmaların çağrısında ana ekseni açlık grevlerini üzerinden yürüttük.
Geç olmadan harekete geçelim
Platformumuz içerisinde Cenevre‘deki açlık grevlerine destek amacıyla yapılan eylemlere katılan arkadaşlarımız da mevcut. Çarşamba gününden itibaren bir arkadaşımız dayanışma amacıyla süreli–dönüşümlü 3 günlük açlık grevi eylemi başlattı. Diğer kurumlar da peyder pey bu eyleme katılacaklar. Planlamamız içerisinde bu eylemlerimizi İsviçre‘nin tümüne yayma hedefimiz var. İşviçre‘nin birçok kentinde önümüzdeki günlerde dayanışma eylemleri düzenleyerek, bu açlık grevlerinin sesi olacağız. İsviçre basınının geneli aslında Türkiyeli sol, sosyalistlere ve Kürt halkının yaptığı eylemlere karşı daima suskun kalan bir basındır. Onlar için haber demek ancak cinayet, katliam gibi olaylardır.
Hazırladığımız dosyalar var, bu açlık grevlerine dair. Onları kanton parlementolarına vermeye başladık. Demokrat ve sol milletvekilleri üzerinden belli bir kamuoyu oluştu. Çeşitli bildiriler, afişler hazırladık. Ayrıca her kantonun haftalık parlemento toplantılarının olduğu saatlerde, parlemento önünde eylem yapacağız. Bizim tüm herkese çağrımız şudur. Şu ana kadar üzerimize düşeni tam olarak yapamadık. Açlık grevleri kritik seviyelerde. Sol, sosyalist ve demokrasiden yana herkesin sokaklara çıkarak çeşitli eylemlerle açlık grevcilerinin sesi olması gerekir. Geç olmadan herkesin elinden geleni yapması gerekiyor.”