Avrupalı bir grup kadının 2006 yılından başlayarak çok sayıda kadınla çalışarak çektiği fotoğraflardan oluşan sergi, Tütün Deposu’nda devam ediyor. Sergideki kareler, Avrupalı kadınların yaşamı konusunda ezber bozucu nitelikte.
“Konumuz kadınlar, amacımız fotoğraf. Sormamız gereken ilk soru ise; fotoğraf bizi şaşırtmaya devam eden bu meseleyle ilgilenildiğinde sürprizler sunabiliyor mu?” sorusuyla yola çıkan kadın fotoğrafçıların hayatın değişik alanlarından ölümsüzleştirdiği karelerden oluşan sergi, Tütün Deposu’nda 21 Ekim tarihine kadar gezilebilecek.


Kadının yaşadığı zorluklar kadrajlanmış

Şu ana kadar Paris, New York ve Sevilla gibi kentlerde açılan sergide Avrupalı kadınların 21. yüzyılda yaşadığı sorunlar, değişik alanlarda çalışan kadınların yaşama biçimleri ve zorlukları, temsili provalarla çekilerek, bu zorluklara ışık tutuluyor.
Özellikle de ağır iş koşulları, seks işçiliği ve ev işlerinin yoğunlukta işlendiği fotoğraflarda, model kadınların o an içinde bulundukları tüm atmosfer bütün doğallığıyla kadrajlanarak, yaşamları konusunda detaylı bir kılavuz oluşturulmuş oluyor.
Sergiye katkıda bulunan fotoğrafçılardan Türkiye’de yaşayan Silva Bingaz, ‘Beyan’ adını verdiği çalışmasında 7 Aralık 1998’de eşine itaatsizlik ettiği için üvey kardeşi tarafından vurulan Güney Kürdistanlı Beyan’ın hikayesini anlatıyor.

Şiddetten kaçışın öyküsü


Kendi çalıştığı hastaneye ablası tarafından yaralı halde götürülen Beyan’ın ailesi, kızlarının hastaneden sağ olarak kurtulmasını istemiyor. Durumu öğrenen feminist kadın örgütleri, Beyan’ı Süleymaniye’de bir sığınma evine yerleştiriyorlar. Sığınma evi aşiret tarafından çok fazla tehdit alınca Beyan, bir milletvekilinin annesinin evine sığınıyor ve iki sene orada kalıyor. Tüm bu süreçlerde hiçbir şekilde çocuklarını göremiyor. Daha sonra gelen tehditlerle Irak’ta kalma şansının olmadığını anlayınca, Türkiye üzerinden Almanya’ya gitmek üzere yola çıkıyor. Silva Bingaz, Beyan’ın Güney Kürdistan’dan Türkiye’ye, Türkiye’den Almanya’ya mülteciliğe uzanan şiddetten kaçışının 3 yıllık öyküsünü, 2001-2003 tarihleri arasında çekilmiş fotoğrafları, çalışmadaki en dikkat çekici bölümlerden birini oluşturuyor.

ANF/İSTANBUL