BDP'nin Amed Milletvekili ve yeni Anayasa Hazırlık Komisyonu Üyesi Altan Tan, Başbakan Erdoğan'ın BDP'nin verdiği başörtüsü-kravat önerisiyle ilgili "Zerdüşt dininden olanlar" sözlerine yanıt verdi. Başbakan Erdoğan'ın açıklaması için "Seviyesiz bir dil" yorumu yapan Tan, şunları söyledi: "Başbakan'ın seçim sürecinden bu yana sarf ettiği bu sözleri Müslüman Kürtlerde infial yaratıyor. Başbakan Yozgat'ı, Maraş'ı, Kayseri'yi, Rize'yi, Konya'yı elde edeyim derken Müslüman Kürtleri kaybediyor. Bu Zerdüştlük-Müslümanlık meselesi değil, hak-hukuk meselesi. Zerdüşt, Müslüman'ın hakkını savunamaz mı? Bülent Arınç 2002 seçimlerinde Maraş meydanında yarı ağlamaklı, 'Başörtüsü namus meselemizdir' dedi. Ne oldu da 9 yıldır Maraş meydanındaki namus meselesi ortadan kalkmadı. Bugün zamanı değil, Anayasa Mahkemesi kararı, devletin hassasiyeti. Arınç aday olup bunu söylediğinde hassasiyetleri bilmiyor muydu, yoksa milleti mi kandırdı? Bunların cevabı verilmeli. Alıştılar, kum torbası bir CHP vardı. Tek taraflı bindiriyorlardı. BDP ile bütün ezberleri bozulacak. Ya doğru düzgün demokratik çizgiye gelecekler ya da nakavat olacak, abondene olacak, felekleri şaşacak."

MAZLUMDER: Velevki Zerdüşt olsun!

MAZLUMDER dün yayınladığı bir bildiri ile Başbakan Erdoğan'ın "Zerdüşt" açıklamasına tepki gösterdi.

BDP'nin, milletvekillerinin Türkiye Meclisi’nde başörtüsü ile görev yapabilmelerine imkan veren iç tüzük değişikliği önerisi Başbakan tarafından “başörtüsü istismarı” olarak nitelendirildiğine dikkat çeken açıklamada Başbakan’ın  “Dini Zerdüşt’lük olanın böyle bir derdi olabilir mi?” ifadesi nefret söylemi içerdiği ve bu söylemin suçlayıcı, aşağılayıcı ve itham edici olduğu vurgulandı. Başbakan’ın da mensubu olduğu inanç sisteminde; başkalarının dinlerine yönelik küçümseyici tavır ve söylemler makbul görülmediğine dikkat çekilen bildiride, Başbakan’ın, BDP’nin başörtüsü konusunu istismar ettiğine yönelik söyleminin, herhangi bir somut bilgi/belgeye dayanmadığı ve bunun niyet okuyuculuğu olduğu ifade edildi. Siyasi iktidarın vazifesinin “fiili” yasakların kaldırılması ve özgürlük alanlarının genişletilmesine yönelik önergelerde niyet okuyuculuk yapmak olmadığına vurgu yapılan bildiride, şu sözlere yer verildi: "Siyasi iktidar bir zamanlar 'bu ülkeye komünizm gelecekse onu da biz getiririz' diyen anlayışa yeni bir yorum getirerek 'henüz zamanı değil' argümanının arkasına saklanmaktadır. Bu çıkarcı, ben merkezli tutum kabul edilemezdir. MAZLUMDER olarak; özgürlük alanlarını genişleten herkese, 'niyetlerini sorgulamaksızın' destek veriyoruz. Buna karşılık hak ve özgürlüklerin genişletilmesini engelleyenleri kimliklerine bakmaksızın kınıyor ve tüm alanlarda başörtüsü özgürlüğü için bir an önce gerekli adımların atılmasını bekliyoruz."

ANKARA