IŞİD çetelerinin Êzîdî kadınları kaçırmaları, satmaları ve zorla evlendirilmelerine tepki gösteren İsveç’te çalışma yürüten kadın örgütleri, kadınların kurtarılması için Birleşmiş Milletler (BM) nezdinde girişimde bulundu.

‘Ne Fahişe Ne Boyun Eğen’, ‘Uluslararası Kadın Federasyonu’  ve ‘İsveç Birleşmiş Milletler Kadın Federasyonu’nun da aralarında bulunduğu 8 kadın örgütü IŞİD’in kaçırdığı kadınların kurtarılması için BM’ye ortak bir mektup yazdı.
BM Federasyonu Genel Sekreteri Linda Nordin Thorslund da konuyu BM yetkilileriyle görüşmek amacıyla New York’a gitti. Thorslund’un daha önce İsveç Dışişleri Bakanlığı görevini yürüten Birleşmiş Milletler Genel Sekreter Yardımcısı Jan Eliasson ile görüşeceği ve Birleşmiş Milletler’in kadınların kurtarılması için girişimde bulunmasını talep edeceği belirtiliyor.
Kadın örgütleri bir dönem Birleşmiş Milletler’in Silahlı Çatışmalardaki Cinsel Şiddetin Önlenmesi ile İlgili Özel Temsilcisi görevini yürüten İsveçli politikacı Margot Wallström’le de görüşerek kadınların kurtarılması için devreye girmesini istedi. Wallström’ün 14 Eylül günü İsveç’te yapılacak genel ve yerel seçimlerden sonra kadınların kurtarılması için girişimde bulunacağını söylediği dile getiriliyor.
İsveç Parlamentosu'na önerge
İsveç Sol Parti Milletvekili Amineh Kakabaveh de yazılı bir soru önergesiyle Nijerya’da Boko Haram’ın kaçırdığı 200 genç kadın ile IŞİD çetelerinin Kürdistan’da kaçırdığı Êzîdî, Asuri ve Kürt kadınlarının durumlarını parlamento gündemine getirdi.
Her iki örgütün de insanlık suçu işlediklerini belirten Kakabaveh, kadınların kurtarılması için İsveç’in Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği’ni devreye koymasını ve IŞİD çetelerini destekleyen ülkelerden hesap sorulmasını istiyor.

BM baskı yapmalı
Kakabaveh Birleşmiş Milletler ve dış dünyanın kadınların kurtarılması için gerekli girişimlerde bulunmadığı görüşünde. İsveç, Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler’in IŞİD’a askeri destek veren, finanse eden ülkeleri bildiğini, bu ülkelerin BM üyesi olduklarını belirten Kakabaveh, “Birleşmiş Milletler bu ülkelere kadınların derhal ve koşulsuz serbest bırakılmalarını sağlamaları için baskı yapmalıdır. Kadınların serbest bırakılmalarından sonra da bu kadınların toplum dışına itilmeleri engellenmeli ve yaşamları güvence altına alınmalıdır” diyor.

Çifte standart uygulanıyor

Birleşmiş Milletler ve Avrupa ülkeleri için en önemli görevin IŞİD’ın durdurulmasının yanı sıra, kadın ve çocukların serbest bırakılmalarını sağlamak olduğunu söyleyen Kakabaveh, “Nijerya’da Boko Haram’ın 200 genç kadını kaçırmasının üzerinden 1 yıldan fazla süre geçti. Kimse artık bu kadınların durumunu gündeme getirmiyor. Kadınların kurtarılması için pazarlık yapıldığı söyleniyor. Kadın bedenleri üzerinden pazarlık yapılıyor. Eğer bir Avrupa ülkesinin vatandaşı kaçırılmış olsaydı, onları kurtarmak için her türlü girişimlerde bulunacaklardı. Ama azınlık halklara mensup Êzîdî ve Süryani kadınlar kaçırıldığında ilgisiz davranıyorlar” ifadelerini kullanarak, BM ve batılı ülkelerini uyguladıkları çifte standarda tepki gösteriyor.
Kakabaveh, kaçırılan kadınların durumlarını tartışmak amacıyla İsveç Parlamentosu’nda bir panel düzenleme hazırlıklarının tamamlanmak üzere olduğunu da söylüyor.

Kadın bedeni savaş stratejisi

Çevre Partisi Yeşiller Eşbaşkanı Åsa Romson ile Milletvekili Esabella Dingizian da yaptıkları ortak açıklamada, IŞİD’ın kadınları kaçırmayı ve tecavüz etmeyi bir savaş stratejisi olarak kullandığını belirterek, İsveç ve Avrupa Birliği’nin olanlara müdahale etmesini talep ettiler.
Günlük ETC Gazetesinde de yayımlanan makalelerinde IŞİD çetelerinin kaçırdıkları 500 civarında Êzîdî kadının akibetleri hakkında hiç kimsenin sağlıklı bir bilgisi olmadığı, kadınların tecavüze, işkenceye uğradıkları, canlı canlı gömüldükleri ve pazarlarda satıldıkları haberlerinin geldiğini belirten iki politikacı, IŞİD çetelerinin kadınlara karşı uyguladıkları vahşice yöntemlerle Êzîdî ve diğer grupları parçalamayı, sindirmeyi ve bu şekilde savaşta güç kazanmayı hedeflediği değerlendirmesini yapıyor.

İsveç harekete geçmeli
Kadınlara yönelik saldırıların ve cinsel köleliğin tüm toplum üzerinde olumsuz sonuçlara yol açacağı uyarısında bulunan politikacılar, İsveç'in Iraktan gelen mültecilere oturum vermesi, bölgeye insani yardım yapılması için harekete geçilmesi, İsveç Hükümeti'nin Birleşmiş Milletler’in bölgede güvenli bir bölge oluşturmasının sözcülüğünü yapmasını talep ediyor.


MURAT KUSEYRİ/ANF/STOCKHOLM