20. İzmir Kitap Fuarı etkinlikleri kapsamında “Melek Tavusun Talihsiz Halkı” konulu söyleyişi düzenlendi. Yazar Esat Korkmaz’ın konuşmacı olarak yer aldığı söyleşiye çok sayıda yurttaş katıldı. Êzîdîlik, Zerdüştlük, Kızılbaşlık gibi yasaklı kültürler üzerinde çalışmalar yaptığını belirtti. Êzîdîlerin en yoğun olarak yaşadıkları bölgenin Türkiye olduğunu ancak sayılarının 372’ye kadar düştüğünü belirten Korkmaz, 1 buçuk milyon Êzîdî’nin topraklarından koparıldığını söyledi. Korkmaz, “Ermenistan’a, Sovyetler Birliği’ne, İran’a ve Avrupa’ya kadar sürgün edildiler. Bugün bu ülkelere yerleşen Êzîdîlerin ortak bir kültüründen bahsetmek mümkün değildir. Türkiye’de yaşayan Êzîdîler Müslüman Kürtlerle, Irak’ta kalan Êzîdîler Arap Müslümanlarla yaşamak zorunda kaldılar” diye konuştu.



‘Kapalı bir toplum’

Mezopotamya coğrafyasında Êzîdîlerden çok bahsedildiğini fakat haklarında az şey bilindiğini ve bu bilinen bilgilerin çoğunun olumsuz olduğunu dile getiren Korkmaz, “Toplumda Êzîdîler, şeytana tapan, vergi vermeyen, askere gitmeyen kesim olarak lanse edildiler. Dışarıya kapalı bir toplumlardı ama şimdi kapılarını bize açtı ve ‘gelin bizi tanıyın’ dediler. Haklarında üretilen karalamalara karşı toplumsal bir sorgulamanın zamanı gelmiştir” ifadelerinde bulundu. Êzîdîliğin tek tanrılı bir din değil, düalist bir din olduğunu ifade eden Korkmaz, Êzîdîlikte iyi ile kötü, kısa ile uzun, boş ile dolu karşıtların söz konusu olduğunu ve bu karşıtların birliğinin Melekê Tavusu kimlikleştirdiğini söyledi. Êzîdîlikte doğruluk, bilme ve utanma ilkelerinin olduğunu aktaran Korkmaz, “Doğru düşünen iyiliktir ve cennetliktir. Kötü düşünen ise cehennemliktir. Bilmek ilkesine de baktığımız da ise, ‘kendini bil’ durumu söz konusudur. ‘Yapmak istediğin her şeyi ilk önce kendi üzerinde yap’ felsefesi hakimdir. Utanma ilkesi de alnı açık, başı dik yürüme durumudur” dedi.

‘Nisan kutsal bir aydır’

Korkmaz daha sonra Êzîdîlerin kültürel ve sosyal tarihlerine ilişkin anekdotlar sundu. Korkmaz, Êzîdîlikte Newroz bayramının Nisan ayının ilk Çarşamba gününde törenle kutlandığını, evlerin süslendiğini, bu nedenle Nisan ayının Êzîdîler için kutsal olduğunu söyledi. Êzîdîlerin Nisan ayı boyunca mezarlık ziyaretlerinde bulunduklarını kaydeden Korkmaz, Êzîdîlerde törenlerin ve şenliklerin heyecanlı olduğunu ve insanı başka bir dünyaya götürdüğünü söyledi. Korkmaz Êzîdîlerin sosyal yaşamları ile ilgili olarak da şunları söyledi: “Êzîdîlikte 7 kast var. En üstte yer alan kast son yetkilidir ve Mirdir, onun bir altı Şeyh kastı var, sonra Pirler kastı var. Kaval, Köçekler, fakirler ve en sonda ise Mürit kastı var. Her kast ancak kendi içinde evlenir. Yalnızca kendi akrabaları ile evlenme söz konusu burada neslin bitmesi tehlikesi söz konusu” dedi. 


 DİHA/İZMİR