Konuşan şahsın eleştirisini yaptığı, tüm zamanlarda toplumların başına bela olmuş, toplumu dirençsiz, mücadelesiz ve savunmasız bırakan "kurtarıcı baba kompleksi"dir. Geniş ve rahat zamanlarda evde, köyde, kasabada toplum üzerinde otorite olan, toplum tarafından kendilerine ruhani ve dünyevi liderlik sıfatı verilen, tüm yönetim erkini elinde bulunduran "baba"dır. Baba kimi zaman ağadır, beydir, aşiret reisidir, kimi zaman şeyhtir, dededir. Êzîdî Kürtlerde de Mir, Bave Şeyh, Fakir, Şeyh, Pir’dir…
Şengal Katliamı ile bir kez daha anlaşıldı ki dini bir misyonla kamufle edilmiş babalık, toplumu belleksizleştiren, uyuşuk hale getiren, toplumun direniş kapasitesini iğdiş eden bir sistemdir. Bu bakımdan, 72 katliamdan sonra 73.sünün de yaşanmış olması ne tarihin tekerrürü ne de Êzîdî Kürtlerin kaderidir.
Bu rehavet, bu pasiflik, bu kasabın bıçağına boynunu uzatma çaresizliği kendiliğinden oluşmuyor. Bunu ilmek ilmek ören bir "babalık sistemi" var. Êzîdî Kürtlerde "baba" daha çok etkili, daha çok yetkili ve dokunulmazdır. Toplumun içinde abartılmış ve şişirilmiş ruhani bir liderlik, dışarıya karşı pasif, dirençsiz, savunmasız bir işbirlikçilik düzeyindedir. Güney Kürdistan’da, Êzîdî toplumunu pasifize eden bu babalık sistemi KDP zihniyetiyle beslenmekte; unvan, dolar ve özel mülkiyet rüşveti ile desteklenerek, toplumun tepesine oturtulmaktadır. Artık görüldü ki ipek kaftanlı, saçı bıyığı boyalı, dört evlilik yapmış olmak, toplumun en zengini olmak ve biraz da maneviyattan bahsetmek liderlik vasıfları değilmiş.
Kürt halkının ve Êzîdî Kürtlerin görevi ve sorumluluğu, yaşanmış katliamların kronolojisini çıkararak yeni ağıtlar yakmak, çaresizlik içinde sığınılacak bir yer aramak olmamalıdır. Nitekim sıkıntılar yaşansa da katliamdan kurtulanlar bir biçimde yaşamlarını sürdüreceklerdir. Ama bu büyük katliamın travması, yıkımın etkileri tek bir yolla giderilebilir: Direnişle, mücadeleyle ve bu katliamı gerçekleştiren alçaklığın Şengal’den sökülüp atılmasıyla. Eğer göç etmek zorunda kalan Êzîdî toplumu yeniden kendi topraklarına dönemezse, katliamcı çeteler ve onlara destek verenlerin amacı gerçekleşmiş olacaktır. Tüm Kürt halkı ve Şengal Êzîdîleri bu katliamın tahribatlarını Şengal’i özgürleştirerek, onurlu ve görkemli bir dönüş yaparak ve Şengal’i yeniden inşa ederek giderebilirler.
Yeni katliamların yaşanmaması ve Êzîdîliğin güvencesi, kurtarıcı baba psikolojisinden kurtularak kendilik psikolojisinin inşa edilmesidir. Kendilik psikolojisi ise kimliğine sahip çıkan, kendisine güvenen, toplumun kendini yönetme, kendini savunma ve mücadele kapasitesine inanan psikolojidir. Babalık psikolojisi başkaları tarafından himaye edilmeyi, daha güçlü bir erk tarafından korunmayı, dolayısıyla rehaveti ve beklentiyi ifade eder. Kendi olma psikolojisi ise uyanık ve tedbirli olmayı, direnmeyi, mücadele ederek kazanmayı ve umutlu olmayı.
Eduardo Galeano bir yazısında "umudun katli insanların katlinden daha ağırdır" diyordu. Şengal’e yönelik saldırıların başladığı günden bugüne kadar, Şengal’i ve Êzîdîliği savunmak için direnen 100 gerilla umudun katline fırsat vermemek için savaştılar ve bu uğurda hayatlarını feda ettiler. Şengal’i ve Êzîdî Kürtleri özgürleştirecek ve katliamlardan koruyacak olan da bu direniş ruhu olacaktır.
Nitekim büyük katliama rağmen Şengal’de kalarak silahları ile direnişe katılan ve göç edenlere de geri dönüş çağrısı yapan 70 yaşındaki ak sakallı Êzîdî mirler, şeyh ve pirler yeni bir liderlik tarzının ve direniş geleneğinin gelişeceğine işaret ediyor.
Êzîdîliğin baş belası kurtarıcı baba kompleksi
Şengal’den Silopi’ye gelen göçmenlerin içinden, 50 yaşlarındaki bir erkek, Med Nûçe TV kamerasına konuşuyor. Tanıklık ettiği katliamın ayrıntılarını ve ölümden nasıl kurtulduklarını anlattıktan sonra, katliamın önünü açan tutumların şiddetli bir eleştirisini de yapıyor; "Mirlerimiz, Pirlerimiz ve şeyhlerimiz maneviyattan söz ederken toplumun kendisini nasıl koruyacağını, bir saldırı karşısında kendisini nasıl savunacağını ne düşündüler ne de bir tedbir aldılar. Bu büyük katliamı çaresizlik içinde yaşamamızın nedeni büyüklerimiz ve dini liderlerimizdir."