
Kampanya kapsamında dünyanın bir çok ülkesinden çok sayıda kişi ve kurum imza verdi. İmza verenler arasında BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş’ın ile Türkiye, Avrupa ve Amerika’dan akademisyenler de bulunuyor. İmzalar, Londra’nın Facebook şubesinin önünde yapılacak bir eylemin ardından Facebook yetkililerine teslim edilecek.
İmza kampanyası metni
Facebook Genel Müdürü Mark Zuckerberg’e yönelik yazılan metinde şu ifadeler yer alıyor: “Facebook’da Kürtlere ait sayfalara sansür uygulamasına son ver! Dünyadaki tüm halklar gibi Kürt halkının da ifade özgürlüğü hakkı vardır. Fakat Kürtler, Facebook’un Türk hükümetinin istekleri doğrultusunda Kürtlere ait sayfalara özellikle baskı uyguladığını düşünüyorlar. Son zamanlarda BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş ve Diyarbakır Belediye Başkanı Osman Baydemir de dahil olmak üzere önde gelen Kürt politikacıları ve aktivistlere ait sayfalara uygulanan sansürde ciddi bir artış var. Ayrıca Rojava hakkında yayın yapan Kürt aktivistler de kendi sayfalarının silindiğini belirtiyorlar. Avrupa’nın her yerine dağıtılan ve merkezi Almanya’da bulunan Türkçe ve Kürtçe yayın yapan Kürt gazetesi Yeni Özgür Politika’nın Facebook sayfaları da iki defadır kapatıldı. Facebook’un, dünyanın insan hakları ihlallerinde başı çeken ülkelerinden birisi olan Türkiye’nin direktifleri doğrultusunda Kürtlere ait sayfalara acımasızca saldırması kabul edilebilir mi? Kabul edilmez diyorsan sen de sesini çıkar. Basın ve ifade özgürlüğü için sen de bir imza at”
Kampanyaya Change.org sitesinden “Mark Zuckerberg, CEO of Facebook: Stop Censoring Kurdish Content on Facebook!“ başlığından ulaşabilirsiniz.
Kampanyaya destek verelim
Gazetemizin iki yıldan fazla bir süredir “Yeni Özgür Politika Gazetesi” adıyla yayın yaptığı resmi Facebook sayfası, temmuz ayının son günlerinde kapatıldı. Ardından açılan “Yeni Özgür Politika” da hiçbir gerekçe gösterilmeden yayından kaldırıldı. Şu ana kadar kapatılan sayfalar tespit edebildiğimiz kadarıyla şunlar: “BDP Selahattin Demirtaş, Sırrı Süreyya Önder, Osman Baydemir, Altan Tan, Ahmet Türk, Hasip Kaplan, Leyla Zana, Ayla Akat, Bijwen-Kurt, Ötekilerin Postası, Kurdi müzik.”
Bu uygulamalar Facebook yetkililerinin çok sistemli bir şekilde, Kürtlere ait sayfaları hedeflediğini gösteriyor.
Konuyu geçtiğimiz hafta Radikal Gazetesi Yazarı Ezgi Başaran, “Facebook dükkanı, Kürt siyasetine kapadı” başlığıyla köşesinde gündeme getirmişti.
Sosyal medya üzerine çalışmalar yapan ve Facebook tarafından defalarca sansür engeline takılan Mark Campbell ile sosyal medyanın önemini ve Facebook’un Kürtlere yönelik yasakçı politikasını konuştuk.
Sosyal medyada bir fenomen
Sosyal medyayı en etkili kullananlardan biri şüphesiz İngiltere’nin
başkenti Londra’da yaşayan yarı İrlandalı yarı İngiliz asıllı Mark Campbell. Geçtiğimiz aylarda Londra’da sosyal medyanın Kürtler için önemine dair seminerler ve toplantılar düzenleyen Campbell, özellikle son aylarda Twitter’daki @hevallo kullanıcı adıyla binlerce kişiye ulaşmayı başararak sosyal medyanın etkinliğini ispatladı.
#TwitterKurds etiketiyle Mark Campbell, Kürtlere ilişkin bir çok meseleyi sayısı 10 bini yakın takipçisine ulaştırmakla birlikte farklı siteler aracılığıyla farklı bölgelerdeki Kürtlere anında ulaşıyor; önemli bilgi ve mesajları paylaşıyor. 20 yılı aşkın bir süredir Kürtlere ilişkin bir çok kampanyada yer alan Campbell, ayrıca Britanya Kürt Dernekleri Federasyonu’nun dış ilişkiler ve halkla ilişkiler sorumlusu.
Twitter sayesinde Roboskî katliamının hemen ertesi gününde katliam haberinin uluslararası haber ajanslarında ve gazetelerinde yer aldığını belirten Campbell, “Türkiye’nin Rojava’da yürüttüğü kirli savaşı uluslararası kamuoyuna ulaştırmak için de Twitter önemli bir araç konumunda. Doğru ve sağlam kaynaklı haberleri sosyal medya aracılığı ile yayarak Türk devletinin El Kaide ile bağlantısını ifşa etmeliyiz” şeklinde konuştu.
İlk başlarda Facebook’un Kürt meselesi konusunda kişileri bilgilendirme ve Kürt kültürünü tanıtma konusunda iyi bir sosyal medya aracı olduğuna inanan Campbell, son dönemlerde hızla artış gösteren Facebook’un yasakçı politikası karşısında sessiz kalınmaması gerektiğini söyledi.
Aktif destek önemli
Gerekli itirazın ve protestoların olmaması durumunda Kürtlerin ifade özgürlüğüne ambargo ve yasakların artacağını kaydeden Campbell, Twitter’da özellikle Rojava ile ilgili yanlış ve yanıltıcı haberlere karşı dikkatli olunması gerektiğinin altını da çiziyor. Campbell, Facebook yönetiminin Kürt sayfalarına uyguladığı yasaklarla Türk devletini memnun etmeyi hedeflediğini ve bunun psikolojik bir savaş olduğunu aktarıyor.
“Bu savaşa karşın bizim silahımız ise itiraz etme hakkımız, yani kelimelerimizdir” diyen Campbell, Facebook’u protesto etmek için gerçekleştirilecek kampanyalara Kürtlerin ve aktivistlerin destek vermesi çağrısında bulundu.
ÖZLEM GALİP/LONDRA