27 Aralık’tan bu yana 3’ü çocuk 6 kişinin hayatını yitirdiği Şırnak’ın Cizre İlçesi’nde ölümlerdeki devlet sorumluluğu gizlenmeye çalışılıyor.
Cizre’de 27 Aralık ve 6 Ocak’ta 5 kişinin yaşamını yitirdiği olaylarla ilgili ‘gizlilik’ kararı konulurken, 14 Şubat’ta polis tarafından vurulduğu görgü tanıkları tarafından da doğrulanan 12 yaşındaki Nihat Kazanhan isimli çocuğun ölümü manipüle edilmeye çalışılıyor. Amed’de savcılık tarafından yapılan ön otopsi raporu ilk etapta aileye ve otopsiye katılan avukata verilmeyerek gizlenmişti. Çocuğun başından çıkarılan ‘tanımlanamayan mühimmat’ için Diyarbakır Kriminal Polis Laboratuarı tarafından hazırlanan rapor ve otopsi, yaklaşık 24 saat sonra açıklandı. Rapor, henüz “balistik inceleme” yapılmadan Şırnak Emniyeti tarafından ortaya atılan ve  İçişleri Bakanı ile Başbakan tarafından desteklenen ‘Kazanhan’ı polis vurmadı’ iddiasını destekliyor.

Polisi gizle YGDH’yi karala!

Çocuğun başından çıkarılan ve savcının “daha önce böyle bir şey görmedim” dediği “tanımlanamayan mühimmatın” balistik incelemesi açıklandı. Raporda, Kazanhan’ın kafasından çıkan mühimmatın, roket şeklindeki plastik tapa, 12 numara av fişekleri içerisinde bulunan tapalara ait olup, yivsiz, setsiz av tüfeği ile atılmış olduğu ileri sürüldü.
Raporda, “Bu tür av tüfeklerinin ve malzemelerinin örgüt mensupları ve müzahir kitle tarafından yoğun şekilde kullanıldığı bilindiğinden bahse konu şahsın ölümüne sebep olan nesnenin, bu kesimin faaliyetleri esnasında kullanılan bir silahtan kaynaklandığı kesin olarak anlaşılmaktadır. Ayrıca 6- 8 Ekim olaylarında av bayilerinin yağmalandığı kayıtlarımızda mevcut olduğundan bu iş yerlerinden yağmalanan fişeklerin kullanılmış olduğu kuvvetle muhtemeldir” iddiası ileri sürüldü.
Raporla birlikte polisin saldırıdaki sorumluluğu gizlenirken, olay Kürt hareketine ve YDGH’ye yıkılmaya çalışılıyor.

Gençler av tüfeğini yasaklamıştı

Oysa gençler tarafından kullanıldığı iddia edilen av tüfekleri ilçede hiç kullanılmadı. İlçede olayların başlamasının hemen ardından polislerin de av tüfeği kullanmaya başlaması üzerine mahallelerde nöbet eylemlerini sürdüren gençler -polisin gerçekleştireceği katliamların üstünün örtülmemesi için- bu kararı aldığı bildirildi. Alınan bilgilere göre, yaklaşık bir haftadır ilçede hiçbir şekilde av tüfeği ve benzeri silahlar kullanılmamış.


Yeni bir biber gazı çeşidi mi?

Öte yandan savcının otopsi işlemleri sırasında ne tür bir silaha ait olduğunu belirleyemediği bu kapsülün aynısına Cizre sokaklarında rastlamak mümkün. Kazanhan’ın vurulduğu bölgede de, kafasından çıkartılan plastik merminin yeni bir çeşit biber gazı kapsülü olduğunu gösteren bir kapsül bulundu. Söz konusu fişeğin kapsülünde dört kanat bulunurken, kapsülden kesif bir biber gazı kokusu yayılıyor.
Av fişeklerine ait mermilerin tümünde kimi yazılı ibareler olmasına rağmen söz konusu bu kapsülde herhangi bir yazı olmaması dikkat çeken bir diğer ayrıntı. Cismin yan taraflarında bulunan iki delik ise içindeki gazın dışarıya çıktığı kanal olarak değerlendiriliyor.
Uzun namlulu bir silaha ait olduğu anlaşılan kapsülün polis envanterinde kayıtlı olmayan bir silaha ait olduğu sanılıyor.

Beştaş: Rapora itibar etmiyoruz

HDP Eşbaşkan Yardımcısı Meral Danış Beştaş da dün gerçekleştirdiği basın toplantısıyla, açıklanan otopsi ve balistik raporuna itibar etmediklerini açıkladı. Otopsiden yaklaşık 24 saat sonra kamuoyu ile paylaşılan otopsi raporunda net bir tespite yer verilemediğini belirten Beştaş, Kazanhan’ın vücudundan çıkarılan cismin savcı, emniyet ve uzman kişiler tarafından incelenmesine rağmen ilk gün ne olduğunun tespit edilemediğini vurguladı. Savcının, otopsiye giren avukatlara ‘basına yansımasın’ diyerek, otopsi raporu sonucunu vermediğini aktaran Beştaş, raporun kişinin ailesine ve otopsiye giren avukata verilmesinin zorunlu olduğunu, dosyada gizlilik olsa dahi bu raporun saklanamayacağını söyledi.

90’ların yöntemi izleniyor

Bazı basın organları aracılığı ile önceki gece servis edilen raporda, Nihat Kazanhan’ın başında çıkan mermi çekirdeğine ilişkin “emniyetin edvanterinde böyle bir silah yok” ibaresine yer verilmesine yabancı olmadıkları dile getiren Beştaş, 90’lı yıllarda gerçekleştirilen infazlarda da aynı yönteme başvurulduğunu hatırlattı.

Neden 24 saat sonra açıklandı?

Savcılık tarafından basına servis edilen rapora itibar etmediklerini belirten Beştaş, şunları söyledi. “Bu mesele çok önemlidir. Kazanhan’ı kim vurdu? Rapor niye otopsi ardından verilmeyip, 24 saat sonra açıklandı? Biz bu belgeye itibar etmiyoruz. Nihat’ı katledenler ve otopsi raporunu hazırlayan kişiler, aynı güçlerdir. O silah emniyete aittir. Hükümet bunu bir an önce ortaya çıkarmalıdır.”

Emniyet Müdürü’ne yakalama kararı

Beştaş, olaylarda sorumluluğu bulunan Cizre Emniyet Müdürü Engin Demir’in bir an önce görevden alınması gerektiğini de söyledi. “O kadar emniyet görevlisi görevden alınırken, Hrant Dink cinayetinde adı geçen ve kendisi hakkında yurtdışı yasağı bulunan bir emniyet müdürünün Cizre’de ne işi var?” diye soran Beştaş, devletin bunun cevabını vermek zorunda olduğunu söyledi.

Bu arada, Hrant Dink soruşturması nedeniyle Cizre Emniyet Müdürü Ercan Demir hakkında dün yakalama kararı çıkartıldı.

HABER MERKEZİ





Kazanhan’ı vuran polis: Hepinizi böyle geberteceğim

Nihat Kazanhan’ı öldürme kastıyla vuran özel harekatçı diğer çocukları da “hepinizi böyle geberteceğim” diyerek tehdit etti.
Şırnak Barosu İnsan Hakları Komisyonu, Nihat Kazanhan’ın öldürüldüğü yerdeki inceleme ve görgü tanıklarıyla görüşmenin sonuçlarını raporlaştırdı. Olayın, Yafes mahallesinde polislerin zırhlı araçlarla gezdiği sürede yaşandığına dikkat çekilen raporda, görgü tanıkları çocuğun polis tarafından öldürüldüğünü söyledi. Görgü tanığı 14 yaşındaki D.Y, komisyona şunları anlattı: “Ben Nihat ve birkaç arkadaşımız saat 15.00’de, mahallemizin devlet hastanesine çıkan boş bir arsasında oturup konuşuyorduk. Bir süre sonra siyah renkli bir polis aracı, oyun alanımızın yakınında bulunan çevre yolunda gelip gitmeye başladı. Uzağımızda bulunan küçük çocuklar polis aracına birkaç taş attı. Sonra polis bize biber gazı sıktı, biz de koşarak eve gitmeye başladık. Ancak yoğun gazdan hepimiz etkilendik, Nihat da gözlerini açamıyordu. Daha sonra bir polis aşağı inerek elindeki silahla bize ateş etmeye başladı. Nihat’ın yere düştüğünü gördüm. Sonra bir kişi onu arabayla hastaneye götürdü. Ben orda kaldım. Daha sonra Nihat’ı vuran polis arabası geri döndü. Kıyafetlerinden Nihat’ı vuran polis olduğunu anladığım biri, yüzünde kar maskesiyle arabadan inerek yerdeki kovanları topladı. Sonra aynı kişi bana ve yanımdaki arkadaşıma dönerek ‘hepinizi böyle geberteceğim’ dedi. Sonra arabaya binerek uzaklaştı.”
Raporun sonuç ve değerlendirme bölümünde, Kazanhan’ın özel harekatçı tarafından araçtan inilerek öldürme amaç ve kastıyla doğrudan ateş açılarak vurulduğu ifade edildi. 


Vur emrini kim verdi?

HDP, 12 yaşındaki Nihat Kazanhan’ın öldürülüşünü Meclis gündemine taşıdı.  İçişleri Bakanı Efkan Ala’nın cevaplaması talebiyle önerge veren HDP Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız, şu sorulara yanıt istedi:
* Sayın Öcalan’ın mesajını Cizre’ye iletmek üzere gelen DTK ve HDP heyetinin ilçede yarattığı olumlu havanın hemen akabinde 12 yaşındaki Nihat Kazanhan’ı vurma emrini kim verdi?
* Cizre’deki en ufak toplumsal gösterilerde ateşli silahların kullanılması ‘kamu düzeni’ni sağlama maksadıyla mı yapılmaktadır. Ateş açma emri Bakanlığınızın bilgisi dahilinde midir?
* 12 yaşındaki Nihat Kazanhan’ı öldüren polisler hakkında herhangi bir soruşturma başlatılmış mıdır?
* Bu olaydan sorumlu tutularak gözaltına alınan, idari ve/veya adli soruşturmaya uğrayan kolluk güçleri var mıdır?
* Kazanhan’ın kafasından çıkarılan roket başlığına benzeyen gaz kapsülünün aynısı olay mahallinde de bulunmasına rağmen neden açıklamanızda polisin o gün bir müdahalede bulunmadığını belirttiniz?