Failler ortak akılla hareket ediyor

Kadın Haberleri —

21 Temmuz 2020 Salı - 16:24

  • Avukat Perihan Çağırışım Kayadelen, AKP/MHP iktidarının yasa ve sözleşmelerden geri adım çabalarını eleştirerek, “failler bir birinden öğrenerek, ortak akılla hareket ediyor” dedi. 

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun Haziran kayıtlarına göre, erkekler 27 kadını katletti, 23 kadın ise şüpheli şekilde ölü bulundu. Bu tabloya rağmen AKP ve ortağı MHP, İstanbul Sözleşmesi’nden geri çekilme çabası içerisinde. İzmir Barosu Genel Sekreteri Avukat Perihan Çağırışım Kayadelen, iktidarın 6284 Sayılı Yasa ve İstanbul Sözleşmesi’nde geri adım çalışmalarını eleştirerek, “Failler bir birinden öğrenerek, ortak akılla hareket ediyor” dedi. 
 
Hep aynı ifadeyi veriyorlar

Mezopotamya Ajansı’na (MA) konuşan Kayadelen, Ocak ayından Mart ayına kadar 157 kadının psikolojik, cinsel ve fiziksel şiddet nedeniyle kendilerine başvurduğunu belirtti. Koronavirüs salgını sürecinde yaklaşık 60 kadına telefon üzeri hizmet verdiklerini kaydeden Kayadelen, baronun Ocak ayından Temmuz ayına kadar psikolojik, cinsel ve fiziksel şiddete maruz kalan yaklaşık 250 kadına destek sunduğunu vurguladı. Kayadelen, Türkiye genelinde kadın cinayetlerinde artışların olduğunu hatırlatarak, temel sebeplerinden birinin de devletin üst kademelerindekilerin kadına karşı kullandıkları dil olduğunu belirtti. Birçok kadın katilinin savunmasında hep aynı ifadeyi kullandığını söyleyen Kayadelen, “‘Erkekliğime laf etti, beni aldatıyordu, kadınlık görevini yerine getirmedi’ gibi benzer şeyler. Neden? Çünkü bunun bir karşılığı olduğunu biliyorlar. Cezasızlık kültürü arttıkça maalesef kadın cinayetlerinin önüne geçmemiz bu aşamada mümkün olmuyor” diye belirtti. 
 
Birbirinden öğrenerek

Kayadelen, İstanbul Sözleşmesi’nin imzalanmasıyla tahrik ve iyi hal indirimlerinde azalmalar yaşandığını dile getirerek, birçok dosyada ise uygulanmadığını söyledi. “Aldatma bir boşanma sebebidir, tahrik uygulanamaz” diyen mahkeme kararları olduğunu anımsatan Kayadelen, “Katiller üst düzeyden ceza aldığında cinayet sayılarında bir düşüş yaşanıyordu. Fakat kadın düşmanı söylemleri arttığında ve katillere gerekli cezalar verilmediğinde kadın katliamları artıyor. Çünkü failler birbirinden öğrenerek ortak akılla hareket ediyor” diyerek Münevver Karabulut cinayetinden sonra testereyle kadın cinayetlerinin artmasını örnek verdi.

Kadının hata yapmasını bekleyen bir yargı var

“Devletin İstanbul Sözleşmesi’ni bu kadar dillerden düşürmemesinin temel sebeplerinden birinin de devlete yükümlülük yüklüyor olmasıdır” diyen Kayadelen, imzacısı olunmasına rağmen yükümlüklerin birçoğunu gerçekleştirilmediğine vurgu yaptı. Var olan 183 no’lu şiddet hattının sadece şiddete karşı olmadığını, sadece şiddete uğrayan kadınlar için rehabilitasyon hizmeti sağlayacak klinikler açılmadığını ve sığınma evi sayısının tamamlanmadığını, Türkiye genelinde elektronik kelepçe sayısının 35’i geçmediğini dile getiren Kayadelen, şöyle devam etti: “Yani ‘mış’ gibi yaparsak problemi çözemeyiz. 6284 sayılı yasa ve İstanbul Sözleşmesine saldırılmasının sebeplerinden biri de bu. Devlet bu sorumlulukları yerine getirmektense sözleşmeden çekilmeyi dillendiriyor. Bu söylemi dillendirirken kendini eril tabana sevimli göstermeyi sağlıyor. Bir kadın, bir hata yapsın da onun karşılığını vereyim diye bekleyen bir yargımız var.”

HABER MERKEZİ

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2020 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.