• HDP’nin Ağrı mitinginde konuşan DTK Eşbaşkanı Berdan Öztürk, Türk iktidarının Kürtlere karşı başlattığı savaşta kısa bir sürede sonuç alacağını düşündüğünü ama yanıldığını belirterek,  şunun altını çizdi: ”100 kez aynı yöntemle sorunu çözmeye çalışırsanız farklı bir sonuç alamazsınız. 100 yıldır soruna aynı şekilde yaklaşıyorsunuz ama Kürtler diz çökmüyor.”

Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP), Ağrı’da düzenlediği “Demokrasiye Çağrı” mitingi yoğun katılımla başladı. Sabah saatlerinde Ağrı Havaalanı’nda davul-zurnayla karşılanan Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı Berdan Öztürk ve HDP Eşbaşkanı Pervin Buldan, ardından kalabalık bir konvoy eşliğinde Patnos’a oradan da kent merkezine geçti. Newroz Alanı’nda düzenlenen mitingde ilk konuşmayı yapan DTK Eşbaşkanı Berdan Öztürk, Türkiye’de sistemin kötülük üzerine kurulduğunu belirterek, “Bu topraklar üzerinde yaşayan Ermeni, Asuri ve diğerler halkları katlettiler. Bitiremedikleri sadece Kürtler kaldı. Bize ne kadar saldırdılarsa da biz ayakta kaldık. Sürekli sıkıştıklarında bize ‘kardeşiz’ diyorlar ama bize ihtiyaçları kalmadıkları zaman bu kardeşliği unutuyorlar. Bugün en büyük kötülüğü yapan Erdoğan ve Bahçeli’dir. Kürtlere karşı başlattıkları savaşta kısa bir sürede sonuç alacaklarını düşündüler ama alamadılar. 100 kez aynı yöntemle sorunu çözmeye çalışırsanız farklı bir sonuç alamazsınız. 100 yıldır soruna aynı şekilde yaklaşıyorsunuz ama Kürtler diz çökmüyor. Kürtler dillerini ve kültürlerini savunmaktan vazgeçmiyor” dedi. 

Kürt halkı olarak onurlu bir yaşam ve özgürlük istediklerini vurgulayan Öztürk, şöyle devam etti: ”Bu ülkeye onurlu bir barış gelmeyene kadar kimse özgürlükten söz etmesin. Biz biliyoruz ki, Kürt sorunu çözülmedikçe bu ülkede hiçbir sorun çözülmez. Biz bu talepleri dile getirdikçe AKP-MHP iktidarı Kürtlere diz çöktürmeye çalıştılar. Halkımızın sayesinde kimin diz çöktüğü bugün ortaya çıktı. Bu başarı halkımızındır. Bir kez daha hatırlatıyoruz; aklınızı başınıza alın ve kötülük üzerine inşa edile bu sisteminizden vazgeçin. Bunun halklara hiçbir faydası yok. Bu ülkede artık üretim yok, tarım ve hayvancılık bitti. Dolar her gün yeni bir rekor kırıyor. Türk parasının kıymeti artık kalmadı.

Özgür bir Kürdistan ve demokratik bir Türkiye için çok bedel ödedik ve ödemeye de devam ediyoruz. Bilinsin ki kimsenin sana (Erdoğan) inancı kalmadı. Sen bitmişsin artık. İşte Kürt halkı seni bu duruma getirdi. Biz kendimize ve halkımıza güveniyoruz. Bırakın Putin’i, Biden’i İmralı’nın yolu kısadır. Bu bir fırsattır ve bu fırsatı kaçırmayın.” 

HDP gümbür gümbür geliyor

 Öztürk’ün ardından konuşan HDP Eşbaşkanı Pervin Buldan ise  27 Eylül’de açıkladıkları deklarasyonun ardından halk buluşmalarının ilkini yaptıklarını söyleyerek, “HDP’nin yarattığı umudu ve cesareti görmek istemeyenler, engellemeye çalışanlar, gelsinler bu meydanlara baksınlar ve kararlarını versinler. Onlara inat HDP büyümeye devam edecek. HDP, genişlemeye, milyonların partisi olmaya ve demokratik siyasete yön vermeye devam edecek. Onlar bizi durdurmaya, önümüzü kesmeye çalışıyorlar. Gittiğimiz yolda asla tökezlemeyeceğiz, durmayacağız ve kararlılığımızı yitirmeyeceğiz. Bu da onlara dert olsun. Kurulduğu günden beri her gün engelleme, baskı, anti demokratik uygulamalarla karşı karşıya kalan bir partiyiz ama asla çökmedik, boyun eğmedik. Bundan sonra da asla diz çökmeyeceğiz. HDP gümbür gümbür geliyor” dedi.

HDP’nin şuan demokratik bir muhalefet yürüttüğünü, ancak ileriki süreçlerde demokratik iktidarın bir parçası olacağını ifade eden Buldan, şöyle devam etti: “Biz bu yola büyük bedeller ve emekler vererek geldik. Bu ödediğimiz bedellerin mutlaka bir karşılığı olacaktır. HDP, seçimlerde bu ülkeyi yönetecek bir parti olacaktır. İşçiyi, emekçiyi, açlığa, yoksulluğa ve fakirliğe mecbur edenlerin elbette verecekleri hesabı var. Bu hesabı halkımız sandıklarda soracaktır.” 

Ezerek mi çözüyorsunuz

 ‘Kürt sorunu çözdük, ülkede sorun yok’ denildiğini belirten Buldan, şunları ifade etti: ”Bir halkın iradesini gasp ederek ve onların yerine kayyum atamakla mı Kürt sorununu çözdünüz? Figen Yüksekdağ’ı, Selahattin Demirtaş’ı tutuklayarak mı Kürt sorununu çözüyorsunuz? Kürt çocuklarını panzerle ezerek mi, dilini, kültürünü, kimliğini tanımayarak mı bu sorunu çözüyorsunuz?”

 Miting, müzik dinletisi ile devam etti. AĞRI