
İçişleri Bakanlığı’nın kararıyla kapılarına mühür vurulan sivil toplum kuruluşu 370 dernek içinde yer alan Dicle Fırat Kültür Merkezi (DFKM) sanatçıları, Kürt halkının bulunduğu her yerde sanat ve kültür çalışmalarını sürdüreceklerini ifade etti.
‘Asla geri atmayacağız’
2003 yılından bu yana Amed’de kültür sanat faaliyeti yürüten DFKM sanatçılarından Bülent Turan, hiçbir baskı karşısında geri adım atmayacaklarını, aksine daha da güçlü bir şekilde çalışmalarını sürdüreceklerini dile getirdi. Kürt kültür sanatının gelişmesinde kilometre taşı misyonu taşıyan kapatılan Mezopotamya Kültür Merkezi’nin (MKM) de 27 yıldır bütün baskılara karşı direnerek bugüne kadar geldiğini belirten Turan, “Biz de AKP faşizmine karşı baş eğmeyeceğiz ve sonuna kadar direneceğiz. Kürt halkı ve sanatı baskılara karşı kazanacak. Hitler ve Mussolini zamanında ülkelerinde ne yaptıysa bugün ülkemizde onlar yaşanıyor. Buna karşı sonuna kadar direneceğiz” dedi.
‘Ev ev sanatımızı icra edeceğiz’
Sanatın sadece dört duvar arasında icra edilecek bir faaliyet olmadığını kaydeden Turan, bundan sonra çalışmalarını dışarıda sürdüreceklerini aktardı ve şunları söyledi: “Kültür merkezi kapatıldı diye çalışmalar aksamayacak. Haftalık programlar çıkartarak, folklor, bağlama, gitar, tiyatro ve def gibi kursları bundan sonra dışarıda vereceğiz.” DFKM’de folklor eğitmeni olarak görev yapan Nazlı Duman ise, kapatmaların çalışmalarını durduramayacağını söyledi. Duman, “Arkadaşlarımız canlarını feda ederek kültür ve sanat çalışmalarını buraya kadar getirdiler. Biz de bu mirasa sonuna kadar sahip çıkacağız.” DFKM sanatçısı Mesut Gever de 90’lı yıllarda da kültür çalışanlarına devletin yoğun bir şekilde yöneldiğini anımsatarak, “Bu kapatmalarla bizi susturacaklarını sananlar yanılıyorlar. Çalışmalarımızı daha güçlü bir şekilde sürdüreceğiz” dedi.
‘Îcar mohr kirina avê’
Faşist Erdoğan rejimi tarafından kapatılan kapatılan İstanbul’daki Seyr-î Mesel Tiyatrosu, Seyr-î Mesel Sanat Atölyesi Derneği, yazılı bir açıklama yaparak, çalışmalarını her koşul altında sürdüreceğini belirtti. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “90’lı yıllarda tüm baskılara rağmen Kürt Tiyatrosu’nu bodrum katlarında seyircisine ulaştırmayı başaran tiyatrocular, yaptıkları işin salt tiyatro olmadığının bilincindeydiler. Kültüre, dile, kimliğe vurulan mühürleri söke söke şenlik meydanlarını doldururken bir anlamda ateşle oynuyorlardı… Ateşin üzerinden atlayıp yeni yaşamı müjdelediler. Yaklaşık 15 yıldır bağımsız olarak faaliyet gösteren Seyr-î Mesel Sanat Atölyesinin kapısına mühür vurulması bu anlamda malumun ilanı oldu… O ince Kürt deyiminde söylendiği gibi ‘îcar mohr kirina avê’ yani bu kez mührü suya düşürdüler. Daha şimdiden kaybettiler. Mühür sır oldu, iş bozuldu. Seyr-î Mesel Tiyatrosu suya yansıdı, aynaya bakmaya cesareti olanlar Mesel’in Seyrine devam edebilir.” *Mührü suya düşürdüler.
AMED