Bingöl’de üniversite öğrencileri polis ve özel güvenlik baskısının sona ermesi, keyfi disiplin cezalarının kaldırılması talebiyle 9 gündür açlık grevi yapıyor. 

Bingöl Üniversitesi öğrencilerinin açlık grevi 9. gününde. 23 Şubat’ta 7 öğrencinin başlattığı açlık grevini 6’ıncı günde 15 kişiden oluşan ikinci grup devraldı. Öğrenciler açlık grevlerine dikkat çekmek ve taleplerinin kabul edilmesi için şimdiye dek çok sayıda yürüyüş ve basın açıklaması yaptı. Dayanışma ziyaretleri de gerçekleştirilen açlık grevi, Eğitim-Sen Bingöl Şubesi’nde devam ediyor. Öğrencilerin açlık grevine destek vermek için dün Bingöl Üniversitesi öğrencileri dersleri boykot etti. Üniversite öğrencilerinin yüzde 80’inin boykota destek verdiği bildirildi. Öğrencileri bugün de DBP Eşbaşkanı Emine Ayna ziyaret edecek. 


Talepler

Açlık grevi yapan öğrencilerin 4 talebi var. Bu talepler şöyle:

* Polis üniversiteye istediği zaman girmesin ve öğrencilere saldırmasın, 

*  Haksız yere verilen uzaklaştırma, kınama ve uyarı cezaları kaldırılsın,

* Demokratik ve yasal hakkımız olan basın açıklaması için izin alma zorunluluğumuz olmasın,

* Üniversitedeki özel güvenlik güçlerinin öğrenciler üzerindeki baskılarına son verilsin. 


Keyfi cezalar

2014-2015 eğitim ve öğretim yılının başlamasıyla yüzlerce öğrenciye soruşturma başlatıldı ve cezalar verildi. Başlatılan soruşturmaların gerekçeleri arasında kampüs içerisinde yapılan basın açıklamalarıda gösterildi. 200’e yakın öğrenciye açılan soruşturmada 150 civarında öğrenciye çeşitli cezalar verildi. 20’ye yakın Bingöl Üniversitesi öğrencisine 1 ay ile 1,5 yıl arasında değişen sürelerde uzaklaştırma cezaları verildi. Kalan öğrencilere ise kınama ve uyarı cezaları verildi. 


Öğrenciler anlattı

BİA’ya konuşan öğrenciler açlık grevine giden süreci anlattı. Bingöl Üniversitesi Öğrenci Derneği’nden bir kadın öğrenci açlık grevine giden süreci anlatırken 25 Kasım’da izin alınarak üniversitede yapılan kadına şiddete karşı eylemi sonrasında yaşadıklarını örnek gösterdi: “Üniversitede yapılan basın açıklamasının ardından üniversite tarafında eyleme katılanların ailelerine ‘haberiniz olsun siyasi eylemlere katılıyor’ diye belge gönderildi.”


Açıklama yapmak suç

2009’da Demokratik Toplum Partisi’nin kapatılmasının protesto edildiği eylemlerde öldürülen Dicle Üniversetesi Fen Fakültesi öğrencisi Aydın Erdem için yapılan anmaya katılanlara ise soruşturma açıldığını ve bir süre sonra kınama ve uzaklaştırma cezalarının gelmeye başladığını söyledi. Kadın öğrenci, “Bana da ‘bu yolu değil diğerini kullandın’ denilerek eğitim öğretimi engelleme gerekçesiyle, kınama cezası verildi. Halbuki öğle arasıydı, hiç ders yoktu” diyerek şöyle devam etti: “Bundan sonra her şiddet eylemi bu anmaya katılanlara yüklendi. Bingöl’de olmayanlara bile soruşturma açıldı. Bir nevi öğrenciler fişlendi. 20’ye yakın öğrenci uzaklaştırma cezası aldı, sayının 50’yi bulduğu söyleniyor.”


4 öğrenci tutuklu

Bingöl Üniversitesi öğrencisi 11 kişinin evlerine yapılan sabah baskınıyla gözaltına alınması ve dördünün tutuklanması da öğrencilerin gündemindeki başka bir olay. Grevdeki öğrencilerden Halil Kaya, “terör örgütü propagandası” suçlamasıyla 25 Aralık’ta TEM ekiplerince gözaltına alındıklarını ancak daha sonra “okul içinde birini darp etme” gerekçesiyle tutuklandıklarını söyledi. Kaya, “Darp esnasında bir alışveriş merkezinde olduğumu gösteren kamera kayıtlarının sunulmasıyla bir hafta sonra serbest kaldım. Ancak savcının kararını rektör bozdu, görüntüleri göstermeme rağmen iki yıl uzaklaştırma cezası verdi. Okula giremiyorum. Mahkemeye başvurdum, sonucu bekliyorum” dedi. 


Silahları masada

Kadın öğrenci sivil polislerin sürekli okulda olduğunu, üniformalı polislerin de iki hafta okula girdiğini anlattı: “Kantinlerde dolaştı. Kahve içtiğimiz yerde silahını masaya koyup kahve içip gülümsüyordu. Eğitim Sen ve İnsan Hakları Derneği yönetimle görüştü. Yönetim polisi bir gün okula almadı, ikinci gün aldı.”

Öğrenci, gözaltılar ve disiplin cezalarının ardından üniversite önünde yapılan ve İHD, Eğitim Sen üyelerinin de katıldığı basın açıklamasına polisin uyarmadan biber gazı ile saldırdığını söyledi.


Ülkücüler de sahnede

Üniversitenin öğrencisi olmayan ülkücülerin de saldırıların bir parçası olduğunu aktaran öğrenci şunları belirtti: “O sürede Bingöl ülkü ocakları başkanı, öğrenci olmamasına rağmen okula girdi. Ülküde birlik gecesi için hocalarla toplantı yapmış. Sınıflarda bu geceyi duyurmuş. Öğrenci yapsa soruşturma açılır. Yeşil kod adlı Mahmut’u tanıyor musunuz diye öğrencileri tehdit etmiş, öğrenci olmadığını söyleyenlere bıçak çekmiş.”


‘Teröristleri barındırmayız’

Özel güvenlik birimi (ÖGB) görevlileriyle ilgili ise “Yurtsever öğrenciler geçince ‘kafalarını keseceğiz, bu teröristleri barındırmayacağız” dediklerini söyledi ve ekledi: “Kadın öğrencilere yönelik küfürvari konuşma, kadın ve erkek öğrencileri coplama gibi uygulamaları var.”

Rektör Yardımcısı Mehmet Çiftçi ise “Bu kararı almalarına mana veremiyoruz. Öğrencilerimize baskı yapmıyoruz” iddiasında bulundu ve öğrencilere verilen cezaların geri alınmayacağını söyledi. 


 BİNGÖL