
BDP Grup Başkanı Selahattin Demirtaş, Erdoğan’ın savaş naraları atarak BDP ve DTK’ye tehditler savurduğu açıklaması, KCK Yürütme Konseyi Başkanı Murat Karayılan ile ilgili basında çıkan iddialar, yeni anayasa ve KCK Önderi Abdullah Öcalan ile görüşmenin engellenmesi gibi gündemdeki konuları değerlendirdi. Ölümlerden BDP’yi sorumlu tutmanın çaresizlik ve acizlik olduğunu ifade eden Demirtaş, PKK’nin her ateşkes ilan ettiğinde BDP’nin katkısının olduğunu ve operasyonların durması için çağrı yaptığını hatırlattı.
‘Elindeki Yol Haritası’na bak’
BDP’nin yaptığı çağrılar karşısında Başbakan Erdoğan’ın „Operasyonlar durmaz, asker silah bırakmaz“ diyerek hakaret ve tehditlerde bulunduğunu belirten Demirtaş, ‘’BDP’nin yaptığı çağrı son derece insancıl bir barış çağrısıydı. Israrla askeri operasyonlar daha fazla olsun diye kışkırttılar. Barış için en çok çabalayan BDP mi yoksa diğer partiler mi? Herkes elini vicdanına koysun. BDP barışa giden doğru yolu gösterdi“ dedi. Öcalan’ın çözüm için hazırladığı Yol Haritası’na da dikkat çeken Demirtaş, „Başbakan’ın elinde barışın Yol Haritası var. Ona baksın“ diye konuştu. „Diğer partiler gibi savaşı mı kışkırttık? Çarpıtmadır ve acizliktir. BDP demokratik bir sistemde şiddetle arasına net bir mesafe koymuştur. Mücadele yöntemi PKK’den ayrı bir örgüttür. Meclis’te grubu olan siyasi bir partidir. Bir ülkenin Başbakanı olarak çıkıp ‘terörist’ ilan ederseniz, demokrasiyle zerre kadar ilginiz yoktur“ dedi.
‘Siz faşizmle aranıza mesafe koyun’
Erdoğan’ın sık sık dile getirdiği ‘’terörle aranıza mesafe koyun“ sözüne atıfta bulunan Demirtaş, ‘’Asıl siz faşizmle aranıza mesafe koyun. Yoksa siz zarar görürsünüz. Bugüne kadar yürüttüğümüz çağrılar anlam bulmamış olsaydı, bu ateşkes dönemlerinde binlerce insan yaşamını yitirirdi. Ölümler durmuşsa bu BDP’nin de bir katkısıdır. Yaşanan siyasi gerilimi BDP değil, AKP’nin çözümsüzlük siyaseti bu noktaya getirmiştir. Şiddet ne kadar tırmanırsa tırmansın siyasetin dili bu kadar tehditkar olmamalıdır. 50 yıl daha savaş sürse 100 bin kişi de ölse dönüp dolaşacak yer siyasi çözümdür. Başbakan daha vicdanlı ve gerçekçi davranmalıdır. Etrafındaki muhalefet partilerin kışkırtıcılığına gelmemelidir. Tüm bunlara rağmen tehditlerle sonuç alacağım diyorsa yanılıyor“ dedi.
‘Kabadayılıkla bu sorun çözülmez’
Erdoğan’ın Ramazan ayının bitmesiyle birlikte „artık sabretmeyecekleri ve çok farklı şeylerin olacağı„ yönündeki tehditlerine ilişkin ise Demirtaş ‘’kabadayılıkla sorun çözülmez“ diyerek şunları belirtti: ‘’1925’ten bu yana Dağkapı Meydanı’nda dar ağaçlarına mı yatmadık, 12 Eylül darbesinde işkence tezgâhlarına mı çekilmedik, 1990’lı yıllarda ensemize kurşunlar mı sıkılmadı, mahkemelerde mi yargılanmadık? Hangi yöntem kullanılmadı ve çözüm oldu? Hangisi siyasi irademizi teslim aldı ki şimdi tehdit yöntemiyle alacaksınız. Kabadayılıkla bu sorun çözülmez. Bir siyasi partiye yönelik böyle bir dil, İsrail’in Filistin’e karşı kullandığı dile benziyor. Esat rejimine reform çağrısı yapıyor ama kendi ülkesine bunu dile getirenleri susturmaya çalışıyor. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu.“
‘BDP’yi başkasıyla karıştırmasın’
Açıklamasına ‘’Başbakan’ın bize yönelik söylemini değiştirmesini tavsiye ediyoruz“ diyerek devam eden Demirtaş, ‘’Bir yandan ölümler olurken siyaset birbirini suçlarsa işin içinden çıkamaz. Biz eksikliğimizi görüyor, aktör olacağımızı belirtiyoruz. Aynı zihniyeti muhataplarımızda da görmek istiyoruz. Ergenekon ile çetelerle karıştırmasın bizi. Biz haklıyız, biz meşruyuz. Tehditle hukuk dışı yöntemlerle bizi yola getiremez, dize getiremezler. Başkalarıyla karıştırmasınlar. Kendini dev aynasında görüp ‘ezerim bitiririm’ anlayışıyla bu ülke yönetilemez“ şeklinde konuştu. Adım adım BDP’nin siyaset dışına itilmeye çalışıldığını ifade eden Demirtaş, ‘’BDP’nin bir şans ve fırsat olarak görülmesi lazım. Hala elinin tersiyle itiyorsa kafasındaki çözüm değildir“ dedi.
‘En akılsızca iş baskıyı arttırmak
‘’Başbakan’ın yapacağı en akılsızca iş baskıyı arttırmak olur“ diyerek sözlerini sürdüren Demirtaş, „Umarım öyle olmaz, bundan herkes zarar görür. Çözüm arayışı olmalıdır. Siyaset sınırları içinde demokrasiyi geliştirmek olmalıdır“ diye konuştu. AKP’nin PKK karşısındaki başarısızlığın intikamını BDP’den almaya çalıştığını dile getiren Demirtaş, ‘’PKK’ye güç getiremedikleri her yerde intikamını BDP’den alıyorlar. İl, ilçe başkanlarımızdan, yöneticilerimizden alıyorlar“ dedi. Demirtaş, „Bu çatışmanın bitmesi için herkes bu ateşe bir damla su dökmelidir. Ama inancı, ideolojisi gereği Allah rızası için herkes bir damla su dökmelidir. Fazlasıyla benzin döken var. Yangını büyütmeleri değil, o damla suyu halkından esirgememelidir. Kabadayılık çözüm olsaydı Külhan Rıza Osmanlı da padişah olurdu. Aynı yöntemle cevap vermeyeceğiz. Çözüm ve diyalog arayışımız sürecek“ ifadesini kullandı.
‘Kendimizi dev aynasında görmüyoruz’
Basın mensuplarının „Eksikliklerimiz var dediniz, nelerdir“ sorusunu Demirtaş, ‘’BDP siyasette daha etkili bir yol yöntem ve dil kullanabilir. Geçmişte örgütsel modelimizi hep tartıştık. Siyaset peşinden sürüklenen değil kendi gündemini yaratarak sürükleyen, daha faal olma konusunda tartışma yürüttük. Önümüzdeki kongrede bu konuda bir adım atılacak. Çözüm politikalarını anlatmak konusunda eksikliklerimiz oldu. Kendimizi dev aynasında görmüyoruz. Halkın partisiyiz. Eksikliklerimiz mutlaka olmuştur“ şeklinde cevap verdi.
‘Başbakan Özerkliği bilmiyor’
Basın mensuplarının Erdoğan’ın Özerklik ve DTK’yi hedef alan konuşmasını hatırlatması üzerine Demirtaş, ‘’Başbakanın Özerkliği bilmediğini düşünüyorum. Bir belediye başkanlığı yapmış bir Başbakanın ‘belediyeler zaten özerktir’ demesi özerkliği bilmediği anlamına gelir. Bu konuda arkadaşlarımla Bakanlar Kurulu’na brifing vermeye hazırım. Oturup tartışabiliriz. AKP bu tarzını birkaç yıl daha sürdürsün Türkiye bölünmüş olacaktır. Bilmiyorsanız konuşmayın, öğrenin ya da tartışalım. Önyargılı müdahale etmek doğru değildir“ yanıtını verdi.
‘Psikolojik savaş haberleri’
KCK Yürütme Konseyi Başkanı Murat Karayılan ile ilgili basında çıkan iddialara ilişkin de Demirtaş, ‘’Hepsi asparagas. Psikolojik savaş haberleri bunlar“ dedi.
‘Duracaksa kökten durmalı’
PKK’nin Ramazan ayında eylemlerinin arttığı yönündeki değerlendirmeye ilişkin ise Demirtaş şunları belirtti: „İslam alemi için Ramazan ayı diğer aylara oranla daha kutsal bir aydır. Hepimizin arzusu Ramazan boyunca ölümlerin yaşanmamasıdır. Herkes daha dikkatli olmalıdır. Askeri operasyonların durmaması PKK’nin misillemeler ile eylemlerine devam etmesine neden oluyor. Ölenler açısından hiçbir fark etmiyor. Duracaksa kökten durmalıdır. PKK eylemlerini durdurmalıdır, devlet askeri operasyonları durdurmalıdır. İki taraf da bu çağrılara dikkat etmelidir. Ölümlerin engellemenin başka yolunu biliyorsa Başbakan çıkıp açıklasın.“
‘DTK’ye operasyon faciadır’
Demirtaş, DTK’ye ilişkin açılan soruşturmaya ilişkin ise, ‘’Alternatif bir parlamento grubu kurmamışız. Bu tartışmaların hepsi yanlıştır. DTK sivil bir halk meclisidir. Bir platformdur. Tüzel kişiliği olması da gerekmiyor. Sadece Kürtlerden de oluşmuyor. Bizi eleştirenler de var. ‘Kendi sorunlarımızı nasıl çözebiliriz’ diye insanlar tartışıyor. Yasadışı ilan etmek halkın iradesine saygı duymamaktır. Sivil bir bileşen olarak partiyi aşan bir platformdur. Bunun ne yasadışı ne de hukuk dışılığı vardır“ dedi. Demirtaş, DTK’ye yönelik bir operasyonun facia olacağını söyledi.
‘İmralı sistemi değişmelidir’
Demirtaş, KCK Önderi Abdulah Öcalan ile görüşmelerin engellenmesine ilişkin ise „İntikamcı bir tarzdır. Heyetlerinizi gönderip görüşme yaptığınız bir aktörle şu anda görüşmeyi engelliyorsunuz. Heyet istediği zaman gidecek, ailesi, avukatı, aydınlar, yazarlar gidemeyecek. Bu şekilde nasıl bir diyalog sürdürebilinir merak ediyorum. Önünü açın, sadece heyet değil aydınlar, yazarlar da gitsin. Röportaj yapmak isteyenler de gitsin. Dış dünya ile bağlantısı özgür koşullarda sağlansın. Çözümden bahsedilecekse İmralı sistemi değişmelidir“ çağrısında bulundu.
DİHA/AMED
BDP: Hükümetin bilgisinde
KCK Yürütme Konseyi Başkanı Murat Karayılan'ın İran tarafından yakalandığı yönündeki spekülasyonlara ilişkin BDP'li yöneticiler, "Bu psikolojik bir savaş. Bu haberler, hükümetin bilgisi dahilinde yapılıyor" dedi.
Devlet resmi kuruluşları TRT ve Anadolu Ajansı tarafından ortaya atılan ve hafta sonu Türk medyasının ana gündemi haline getirilen iddiaya ilişkin BDP Grup Başkanı Selahattin Demirtaş, "İran ve TRT işbirliği içinde hareket edip, neden böyle bir yalan habere ihtiyaç duyuyor ve bu yalan haberi neden iki gündür Türkiye'ye pazarlıyorlar doğrusu bunu tartışmak gerekir" dedi. "Bu, psikolojik savaşın bir yöntemi ise doğru bir iş yapılmıyor’’ diyen Demirtaş, Karayılan'ın İran yada Türkiye tarafından yakalanmasının Kürt sorununun çözümüne hiçbir şekilde katkı sunmayacağının altını çizdi. Demirtaş, "Büyük bir sevinç haberi gibi sürekli verilip, yalan yanlış haberlerin kamuoyuna pompalanmasını ben doğru bulmuyorum’’ diyerek, olmamış bir olay, yalan bir haber üzerine de sonrası için yorum yapmanın doğru olmadığını da ifade etti.
Psikolojik savaş malzemesi
BDP Siirt Milletvekili Gültan Kışanak ise Karayılan haberlerinin hükümetin bilgisi dahilinde servis edildiğini belirtti. "Gerçekliği doğrulanmamış bir haber üzerine yorum yapmak yanlış olur, sağlıklı olmaz" diyen Kışanak, Türkiye'de psikolojik savaş yaratmak için bu tarz haberlerin sürekli çıkartıldığını kaydetti. Bunun bir taktik olduğunu vurgulayan Kışanak, "Bu psikolojik savaş muhtemelen hükümet tarafından yürütülüyor. Çünkü devletin resmi kuruluşları TRT ve Anadolu Ajansı üzerinden bu haber yayıldı. Hükümetin bilgisi dahilindedir" diye konuştu.
HABER MERKEZİ